tonyahaber @ hotmail.com

İlhan Selçuk’un Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde yıllar önce yazdığı yazı.

Rahmetli Selçuk, bu yazı nedeniyle yargılanmış, sonuçta davayı kazanmış.

Yaklaşık on yıl önce yazılan yazı, bugün bile eskimemiş.

Okurlarla paylaşmak istedim:

 

“HANGİ PEZEVENK?

İrticanın Dibi Yoktur.../ İlhan Selçuk

 

Amerika Irak'ı işgal ederken ne düşünüyordu: Diktatör Saddam 'ı devireceğiz, yerine demokrasiyi kuracağız; halk bizi çiçeklerle bekliyor...

Ne oldu?... Irak nerdeee?... Demokrasi nerdeee?..

***

Amerika bir yandan Irak'ı işgal ederken öte yandan Türkiye için ne düşünüyordu? “Ilımlı İslam Devleti Modeli...”

Kafaya bak sen!.. Irak için demokrasi... Atatürk 'ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti için İslam Devleti Modeli...

***

Amerika'nın Irak'a dönük projesi fos çıktı... Peki, Türkiye'ye dönük projesinden ne haber?... Gelen giden haberlere, yorumlara, aklıevvellerin el altından ve üstünden tezgâhlanan söylentilerine bakılırsa, Amerika'nın aklı başına gelmeye başlamış...

Diyorlarmış ki:

- Ilımlı İslam Devleti Modeli macerası hem Türkiye'ye uymadı, hem Amerika'ya zarar verdi...

***

İslam kutsal bir dindir... Ama, ister ılımlısı olsun, ister radikali, “İslam Devleti Modeli” nin gerçek adı nedir?...

Tek sözcük: İrtica!...

Peki, irtica nedir?...

***

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad Tahran sokaklarında kadın avına çıkmıştı... O kadının başörtüsünden taşan saçı, bu kadının türbanından taşan perçemi tesettüre uygun muydu, değil miydi?..

İrtica budur!... Ama, irtica elbette bu noktada da durmaz...

Ahmedinejad ayni günlerde eski ve yaşlı kadın öğretmeninin elini öperken fotoğrafçının objektifine yakalanmasın mı!...

İran'daki Hizbullahçılarda tepki kıyamete dönüştü...

Mürteci ne diyordu:

- Müslüman İran halkı, şeriata aykırı bu tür

davranışları affedemez!..

İrticainin dibi yoktur!... İslam Devleti'nin ılımlısı, yumuşağı, serti olmaz!... Allah adına ahkâm kesmek bir devletin düzeninde ağır basmaya başladı mı, insan silinir gider... İnsanın yerini kim alır?...

”Mürteci!...”

***

İşin en kötü yanı, yüce Allah, Hazreti Peygamber, Kura’n-ı Kerim adına konuşan mürteci sürüsünün devlet düzeninde iktidarı ele geçirdikten sonra, gün geçtikçe azmasıdır...

Biri, yolda yürüyen Bektaşi'nin ensesine okkalı bir tokat vurmuş...

Baba hızla dönüp bakınca açıklamış:

- Ne bakıyorsun Erenler, bu tokat Allah'tandı...

Bektaşi:

- İmanım, demiş, elbette öyledir; ama Allah'ın bu işi hangi pezevengin eliyle yaptırdığına bakıyorum...

***

Ilımlı İslam Devleti mi?...

Amerika bu işi hangi pezevenk marifetiyle Türkiye'de tezgâhlamak istiyor?

“Pezevenk”in tarifini Aşık Erbabi ne güzel açıklamış:

 

PEZEVENK

 

Dünya ahvâlinden haberi yoktur

Sohbeti din ile açar pezevenk

Komşusu aç iken kendisi toktur

Sanki melek olmuş uçar pezevenk

 

Karanlık işlerde zıplama ister

Evine granit kaplama ister

Dünya mektebinden diploma ister

İnsanlık dersinden kaçar pezevenk

 

Herkesin kabına çeşmesi akmaz

Erkek sinekleri hareme sokmaz

Fakir komşusunun yüzüne bakmaz

Selâmsız sabahsız geçer pezevenk

 

Sanırsın Allah'la akte oturmuş

Cennete giderken macun götürmüş

Hûriler'i dizip işi bitirmiş

Şimdi gılmanları seçer pezevenk

 

Aydınlığa düşman yobazın dölü

Hû çekerken şişmiş ağzında dili

Erbâbi, ülkede bunlardan dolu

Durmadan zehrini saçar pezevenk

Âşık ERBABİ”

 

Evet, devletin kurucularına dil uzatan pezevenklerin sayısı gün geçtikçe ne kadar da artmış.

Bakalım, bunları savunan kaç kişi çıkacak?