tonyahaber @ hotmail.com

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bir hukuk garabeti koydu ortaya.

Hepsi de hukukçu; yedi asıl, yedi yedek üyeden oluşan kurul. Kararları kesin, itiraz edecekseniz yine kendilerine…

Anayasaya göre, seçimlerin hukuka ve yasalara uygun, adil bir biçimde yapılmasından sorumlu.

YSK, yasaların üstünde değil, yasaları uygulayıcı…

Seçim Yasası açık, yoruma muhtaç değil.

Madde 77’de şöyle deniyor:

“Sandık kurulu, and içme, sandığı yerleştirme, kapalı oy verme yerini düzenleme işlerini bitirdikten sonra, hazır bulunanlar önünde, birleşik oy pusulalarını sayar, her birinin üzerine, sandık kurulu mührünü basar, böylece üzerinde sandık kurulunun mührü bulunan birleşik oy pusulalarının sayısını tespit eder. Birleşik oy pusulası kullanılmayan seçimlerde, ilçe seçim kurulu başkanından teslim alınan ve ilçe seçim kurulu başkanlığı mührünü taşıyan özel zarfları sayar, her birinin üzerine sandık kurulu mührünü basar, böylece üzerinde biri ilçe seçim kurulunun, diğeri sandık kurulunun mühürleri bulunan çift mühürlü özel zarfların sayısını tespit eder.”

Gelelim 103. maddeye:

“Sandık kurulunca verilen tek biçim ve renkteki çift mühürlü bir zarftan başka zarfa konulmuş bulunan oy pusulaları, arkasında sandık kurulu başkanlığının mührü bulunmayan birleşik oy pusulaları” geçersizdir.

YSK’nın genelgesinde de, sandık kurullarına verilen kitapçıkta da böyle yazıyor.

Sandık başkanlarına kurs verdiniz, orada da bunu anlattınız.

Sonra?

Sandık başkanınız, sandık kurulu üyeleriniz yasaya uymamış...

Yaptıkları suç…

Siz, bunun üzerine gitmeliydiniz, suçlular hakkında soruşturma yapmalıydınız.

Nedense, Türkiye’de “fiili duruma yasaları uydurma” alışkanlık haline geliyor.

Siz de onu yaptınız.

Mühürsüz oy pusulalarını geçerli sayma yönünde karar aldınız.

Yasanın açık hükmüne rağmen!...

Hem de hukukçusunuz!

Yurtdışında kullanılan oylarda, mühürsüz zarf ve oy pusulalarını geçersiz sayacaksınız, aynı seçimde yurtiçindekileri kabul edeceksiniz.

Bu ne perhiz; bu ne lahana turşusu!...

2014 yerel seçimlerini unutmadık.

2014'teki yerel seçimlerde, Bitlis'in Güroymak ilçesindeki bir sandıkta 'sadece bir mühürsüz zarfla' oy verildiği tespit edilince seçimi iptal ettiniz.

Kimin itirazı üzerine?

Sadi Güven, o zaman da YSK başkanıydı, şimdi de.

Aynı elden çıkan iki karar ve birbirine ters…

İki zıt kararın altında aynı imza!

Dünyanın sonu mu geldi ne?

Neymiş!...

Efendim, oy pusulaları filigranlıymış.

Sevsinler sizin fligranınızı.

Hangi matbaada fligranlı baskı yapılmaz?

Ülkenin geleceği hakkında karar verilecek bir halkoylamasında milyonlarca oyun rengini bir imzayla ters yüz etmek…

Hangi hukuk, hangi adalette var?

Halkoylamasının üzerine YSK’nın gölgesi düştü.

Hem de ne gölge…

Kapkara...

Şaibeli…

Bir sözüm de CHP’ye:

“Küstüm, oynamıyorum!” diyerek çekilmek neyin nesi?

İki ay boyunca alanlarda, salonlarda, sokaklarda, evlerde, tarlalarda… niye dolaştık?

Bu emeğin hakkını kim koruyacak?

YSK’nın önünde karargah kurmanız gerekirken, evlerinize çekilip rahat uyudunuz mu?

YSK’nın kararı ile halkoylamasının üzerine yatıldı.

Siz, Ankara Belediye seçimlerini de aynı pasiflikle kaybetmediniz mi?