tonyahaber @ hotmail.com

Şu seçim telaşından bir türlü kurtaramadık yakamızı.

Seçim üstüne seçim…

Olmadı, bir daha… Olmadı, bir daha…

Koalisyonlardan bu ülke çok çekti, dediler. Anayasayı değiştirdiler.

Koalisyonlar, seçimin öncesine taşındı.

İttifaklar kuruldu.

Toplum kutuplaştırıldı.

Soğuk savaş döneminin iki kutuplu dünyasına benzer, iki kutuplu toplum oluşturuldu.

Seçim derdinden kafayı kaldırıp geçim derdine bakamadık.

Bi’hal olduk…

31 Mart 2019 seçimlerini geride bıraktık.

İstanbul hariç…

İstanbul, Türkiye.

Hükümet merkezi Ankara, ama ülkenin kalbi İstanbul.

16 milyon nüfusu…

Anadolu’nun her köşesinden insanı…

Sanayisi…

Ekonomisi…

Kültürü…

Tarihi…

Ve daha nice farklılıkları ile Türkiye’nin kalbi.

Bu kadar özelliği olan bir kentin rant kapıları da geniş.

İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder.

İstanbul önemli. İstanbul alınmalı. Hem de ne pahasına olursa olsun alınmalı.

Ekonomi çıkmazdaymış…

Ekonomik kriz varmış…

Güneydoğu’da terör durmuyormuş…

Suriye bataklığı gittikçe derinleşiyormuş…

Suriyeli göçmenler ülkenin önemli sorunuymuş…

Akdeniz’de bizi dinlemeden doğal gaz arıyorlarmış…

Ege adalarında Yunanistan’la sorunlar varmış…

Geç bunları, geç!...

İstanbul’u AKP’ye tekrar kazandıralım, ülke ekonomisi yanacakmış.

Yanarsa yansın!

Eeee!

Önce seçimi iptal ettirmek için koş koşuştur.

Konuyu YSK’ye taşı.

YSK’den beklenen karar, istendiği gibi!

Karar gerekçeli imiş, gerekçesizmiş ekranlarda tartış babam tartış.

Cambaza bak örneğinde olduğu gibi toplumun gazını al. Öfkesini dindir, heyecanını sindir.

Kazanılmış bir seçimi yenile.

Topulmu yeniden kutuplara ayır.

Hırsızlar, oy çalanlar…

Hani, bir fıkra vardı ya!...

Dürüst, namuslu ev kadınına öteki o… deyince, sana bir tek bunu söyleyecektim. Onu da san bana söylüyorsun, demişti ya!...

İşte durum o durum...

Gün geçmiyor ki, verilen bir demeç, söylenen bir söz sizi güldürmesin.

Yıllardan beri ülkeyi kimler yönetiyormuş da…

Vay halimize!

Ekrem İmamoğlu’nun vaatlerine “Kimin parasını kime veriyorsun?” diye efelenenler, öğrenci AKBİL’inde de su fiyatlarında indirim yapmak zorunda kaldı.

Siz kendinize sorun şimdi: Kimin parasını kime verdiniz?

Ben de sorayım: Bilet parası, su parası yeni rakamlarla idare ediyordu da daha önce neden bu kadar zam yaptınız? Yoksa yönetimde siz değil miydiniz?

Görünen o ki, İmamoğlu önde, Yıldırım onu arkadan takip ediyor.

23 Haziran karşılaşması Ekrem’le Binali’nin kapışması olmayacak.

Seçilmiş İstanbul Belediye Başkanı ile Cumhurbaşkanı arasında geçecek bir yarış.

Devletin devasa gücü ile Ekrem İmamoğlu’nun yarışı bu.

23 Haziran’da ülkenin, demokrasinin, barışın, özgürlüğün, hukukun, adaletin soluk aldığı, her şeyin çok güzel olduğu bir dönemin açılması dileğiyle iyi bayramlar diliyorum.