Gazete dergi okuduğunuzu biliyorum. Kimileri bunu, çay ocaklarında/kahvehane  ve kurumların lokallerine aldıkları gazeteleri okuyarak; çoğunluğu gençler ise, bu eylemi, akıllı telefonları ve tabletleri üzerinden yapıyorlar.

        Bana sorarsanız, izlediğim/okuduğum gazeteleri elime almasam/okumasam rahat edemem o gün...

        Tam 60 küsür yıllık bir tiryakilik...

        Gazete/dergi okurluğu yararlı bir tiryakiliktir ama nedense insanımız bu alana bir türlü yönelmiyor, ilgi duymuyor.

        Sigara tiryakiliği olsa?..

        Ohoo.. Sigaraya çocukluk yaşlarında başlayan alışkanlık, ilerleyen yaşlarda vazgeçilmez bir tutkuya/tiryakiliğe  dönüşüyor zamanla.

        Zararı bilindiği, doktor yasakladığı halde;  "ne yapayım, vazgeçemiyorum, 

bırakamıyorum sigarayı..." çaresizliğini yaşayan çok kişi var aramızda...

        Zararlı bir tiryakilik...

        Buna karşın, gazete/dergi, kitap okumak ise yararlı bir  alışkanlık...

        Siyasetçiler, ülke nüfusumuzun 80 milyon olduğunu ödünçle söylüyorlar, ama değindiğimiz gazete/dergi okurluğu konusunun azlığını/yetersizliğini görmezden geliyorlar nedense...

        Eskiden "İstanbul basını" ulaşım olanakları nedeniyle Anadolu'ya en erken 2-3 gün sonra ulaşıyor, okurlarla buluşuyordu. Yerel basın gelişmemişti o zamanlar.

                                                                  Xxx

        "Anadolu basın"ı ofset basım tekniğini kullanmaya başladığı 1980 'li yıllardan sonra büyük bir değişim sürecine girmiş bulunuyor. Bu değişimle İzmir, Trabzon, Bursa, Mersin, Adana, Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Antalya, Eskişehir, Samsun, Kastamonu, Yozgat, Konya, Erzurum, Balıkesir, Van, Kayseri illeri basınının çağdaşlaştılar diyebiliriz.

        Bu yeterli mi?

        Değil tabii ki... 

        Devlet, ülkemizde gazeteleri "resmî ilan" yoluyla destekliyor. 

        Gelişmesini istiyor. Bunun yeterli olduğu kanısında değiliz. 

        Gazetelerin şekillenmesi/mizanpajı, içeriği/haber, fotoğraf/fıkra-makale konularında bizzat bu konuda çalışan genç gazeteciler uygulamalı eğitime alınmalı...

        Çünkü, şimdiye değin bu konudaki uygulamalar hep " üzüm üzüme baka baka kararır" anlayışı kırılamayan yapılmış görünüyor.

        Bir gerçek daha var, ona da değinmek gerek...

        Devleti yönetenler;  ülke basınına sadece "İstanbul basını" açısında bakıp değerlendirme yapmaları... "Anadolu basını"nın başarılı gazete temsilcilerini de dikkate almamaları...

        Anadolu'da kimi gazetelerin, "İstanbul gazeteleri"yle  satış yarışı yaptıklarını bilinmiyor.

        Basın toplantılarına, gezilere, açılış törenlerine "Anadolu basını" temsilcileri de çağrılmalı...

        Bu uygulama, gazeteci arkadaşlarımıza moral kazandıracağı da ayrı bir gerçek...

        "Anadolu basını" da; kamuoyu oluşumunda önemli rol üstlenmiş bulunuyor bugün...

                                                               Xxx

        Yerel gazeteler güçlendiği ölçüde ülkemizde demokrasi de gelişecek/kökleşecek kuşkusuz.

        Yurttaşlarımızı yerel gazeteleri okumaya çağırıyorum.

        Demokrasi sevdamızın/tutkumuzun gereğidir bu..