tonyahaber @ hotmail.com

Mevlana diyor ki:

“Her gün bir yerden göçmek ne iyi, 

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,

Dünle beraber gitti cancağazım

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”

Ekrem İmamoğlu, yeni şeyler söyleyerek geldi.

Son yılların Türkiye siyasetinde toplumu geren söylemlerden uzak durdu.

2019 yılı başından beri seçime kilitlendi Türkiye.

31 Mart’a kadar geçen süreç yetmedi; bir üç ay da uzadı seçim süreci.

23 Haziran’da tekrar edilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi, toplumu gerdi.

Bu seçim sadece bir İstanbul seçimi olmaktan çıktı.

Sadece İstanbulluyu değil, ülkenin dört bir yanını sardı seçim heyecanı. Yetmedi, yurtdışında bile yoğun ilgi gördü.

Beylikdüzü Belediye Başkanı ile Milletvekili, Bakan, Başbakan, TBMM Başkanı yarıştı.

O kadar mı, değil!...

İmamoğlu ile Erdoğan’ın yarışına döndü seçim.

Siyasi partilerin belediye başkanları, il ve ilçe başkanları, partililer İstanbul’a akın etti, kendi partisinin adayına destek arayışına soyundu.

23 Haziran akşamı İstanbullular herkesin boyunun ölçüsünü verdi.

13 bin oyla kazanan İmamoğlu’nun mazbatası entrikalar sonucu iptal edildi. İstanbul seçmeni de gereken yanıtı verdi.

13 bin fark az, dedi İstanbul seçmeni.. Alın 800 bin fark!...

Yerel seçimler “beka” söylemiyle başladı. “İllet, zillet, çukur, çöp, tezek…” söylemleri ile 31 Mart’a gelindi. Onlarca büyükşehir belediyesi Cumhur ittifakının elinden gitti 31 Mart’ta!...

Peki, ne oldu “beka”?

Kimi, 39 ilçede seri miting sözü verdi, kimi “mitili” İstanbul’a sereceğini söyledi.

Ne miting gördük, ne mitil!...

Binali Yıldırım yalnız bırakıldı.

Seçimin kaybedileceği anlaşıldı ki meydanlara çıkılmadı.

Yenilgi, Binali’ye ihale edildi.

Ama kazın ayağı öyle değil.

Pontus, Yunan, terörist, Fetö suçlamaları tutmadı.

Düzmece VIP krizi yemedi…

Sisi benzetmesine seçmen kulak asmadı.

İmralı’dan yardım talebi mi?

A’a!...

Apo’dan mektup mu?

İnandırıcı değil, geçiniz!...

Kırımız bültenle aranan Osmana Öcalan’a halkın parası ile yayın yapan TRT’de propaganda yaptırılması mı?

Geçiniz!...

Yoksa “azgın azınlık mı”?

Yemezler!...

Toplumu geren, kutuplaştıran söylemleri, İstanbul seçmeni elinin tersiyle itti.

İşte, bu anlayış seçimi kaybetti.

Kazanan kim, kaybeden kim?

Dürüstlük, barış, sevgi, saygı, kardeşlik, iyi niyet kazandı...

Kibir, zorbalık, kin, nefret ve hukuksuzluk kaybetti...

Yeni bir siyasi anlayış mı egemen oluyor dersiniz?

Niye olmasın!...

***

Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen Ekrem İmamoğlu’nun başarısını, seçim zaferini etkileyenlerden biri de ekonomi…

Asıl olan ekonomi değil mi?…

Yurttaş, elini cebine attığında yaşamın zorluğunu görüyor.

Çocuğuna harçlık vereceği zaman, pazarda, otobüste, dolmuşta yaşamın acımasız gerçeğiyle yüz yüze geliyor.

23 Haziran’dan iki gün sonra çaya, şekere, akaryakıta gelen zamlar birer tokat gibi patladı yüzümüzde.

***

Ekonomide, dış politikada sorunlar yumağı oluşmuş.

Çözüm, dürüstlükten, barıştan, sevgi ve saygıdan geçer.

Bir de demokratik parlamenter sisteme dönüşten…