31 Mart 2019 Yerel Seçim Sonuçlarını görmeden, 27 Mart’ta, gazetemiz Tonyahaber’in Nisan sayısı için, eldeki veriler, görünen gerçekler ışığında, alel acele hazırladığım bu yazıda, seçim sonrası süreci değerlendirmeye çalıştım. Kesinleşmiş seçim sonuçlarını gördükten sonra, önümüzdeki sürece ilişkin daha nesnel, daha sağlıklı değerlendirmeler yapabiliriz.

31 Mart Yerel Seçimleri sonrası, ilçemiz Tonya özelinde ve Türkiye genelinde hiç kuşkusuz, yeni bir süreç başlıyor. Seçim sürecindeki tartışmalar ve kutuplaştırıcı üslup, halkımızı büsbütün yormuştur… Bu nedenle, yeni süreçtesiyaset dili, mutlaka yumuşamalıdır. İl, ilçe ve mahallelerde, yapılan seçimleri kazanan yönetim kadrolarını tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz. Kazanamayan adaylara da, siyasal ve sosyal yaşamlarında moral, sağlık ve esenlikler diliyoruz.

Şunu unutmamalıyız: İçinde bulunduğumuz, siyasi sistem değişmeyecek. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi yani tek adam rejimi denen ucube yönetim biçimi, yerel seçimler ışığında, yeni taktik ve stratejilerle yoluna devam edecek… Muhalefet güçleri de aynı şekilde, yeni argümanlarla eleştirilerine, siyasal mücadelelerine devam edecekler…

Güvensiz ve eşitsiz koşullarda, otoriter bir baskı ortamında yapılan seçimlerin sonuçları kesinleştikten sonra, siyasal iktidar ve muhalefet çevreleri; kendilerine göre değerlendirmeler yapacaklar… Ortaya çıkan siyasi tabloyu gördükten sonra, ekonomik, siyasal ve toplumsal olaylara, daha gerçekçi biçimde yaklaşmaları, ülke genelinde yaşanan gerilimi, hızla düşürmeleri, aklın ve sağduyunun gereği olacaktır.

Seçimler sonucunda işbaşına gelen kadrolar; yapılan tartışmalar, öneriler ışığında, bulundukları yönetim biriminin sorunlarını çözme konusunda, elbette ki daha azimli, daha deneyimli çalışmalar yürüteceklerdir. Seçilenlerin kullanacakları siyaset dili; kutuplaştırıcı, ötekileştirici değil, yöre halkının istek ve ihtiyaçlarına uygun bir hizmet dili olmak durumundadır.

Yerel yönetimlere seçilen kadrolar; önümüzdeki beş yılda neler yapacaklarını, nasıl yapacaklarını, çağdaş bir topluma yakışacak biçimde, basitten karmaşığa, acilden uzun vadeliye, gerçekçi olarak yeniden planlamalı ve halka birlikte hayata geçirmelidirler… Tüm bu çalışmalar sürecinde, doğal çevreyi korumaya, ağaç ve orman varlıklarını zenginleştirmeye büyük bir özen göstermelidirler… Şehirlerdeki aşırı betonlaşmayı, hava kirliliğini, çağdışı trafiği ve yetersiz ulaşım biçimini değiştirici, ranta yönelik kentleşmeyi önleyici tedbirleri acilen devreye koymalıdırlar…

Yerel yönetimler, tüm bu çalışmalar sürecinde, yörenin tarım ve hayvancılık ihtiyaçlarını, yeniden saptamalı ve çözüm yollarını halkla birlikte planlamalıdırlar. Sonuç olarak yerel yönetimler; bulundukları bölgenin ve halkın yaşam biçimine müdahale etmeden, yörenin çağdaş kültür, sanat, eğitim özelliklerine ve ihtiyaçlarına uygun çalışmaları, ön plana almalı ve kısa sürede gerçekleştirmelidirler… Bu düşünceler ışığında, ülke genelinde yeni seçilen tüm yerel yönetimlere tekrar başarılar diliyoruz.