Hadiye çağır Ayşe’ye

Haydi gidelim bize

Turnagöl'ün düzünden

Selamlar olsun size

 

Naylon Ayşe yürüyor

Bahçelere yukarı

Acaba Nezahat'ın

Ne olacak halları

 

Ne yapacağız bilmem

Ne olacak halları

Nezahat kalmış orda

Obamızın Muhtarı

 

Tüylü Tepe’den duman

Yayılır sağa sola

Çıkar yolla sığırı

Yan taraftaki yola

 

Islanırdım cayırda

Anam eve geleyim

Yaramaz idim her hal

Ey kardeş ne edeyim

 

Hasan Ali karşıda

Ses sedası çıkmayı

Fati nene çağırır

Getir kara danayı

 

Gözlerin hep şişecek

Sen ağlaya ağlaya

Bağır Nezahat orda

Daha gitme yaylaya

 

Bu yaylalar arkadaş

Koymuştur bizi derde

Ey canlarım dostlarım

Anam Zekiye nerde

 

Deremiz akar vurur

Sağda solda taşlara

O da gitmez yaylaya

Nerde acep Manzara

 

Var idi kapısında

Ufacık su kufası

Sessiz sessiz yürürdü

Kalinkoğun Havası

 

Miyase yukarıda

Manzak nene solunda

Sorar Hadiye nerde

Simena ormanında.

 

Malkoç Fatma abula

Dururdu karşısında

Sesi sedası çıkmaz

Sanki kimse yok orda

 

Mine yok Hadiye yok

Yalan dünyanın hali

Yükleri çok çok ağır

Ne yapsın Hasan Ali

 

Yavaş yavaş yürüyüp

Çıkalım kardeş düze

Ne yapalım can dostlar

Rahmet dileriz size

 

Dediklerim hep doğru

Şaka edemem şaka

Atını eğerlerdi

Kukoğun Hasan aga

 

Görüşürüz elbet ki

Acep kardeş ne zaman

Rahmet dilerim sana

Kardeşim Ali Osman

 

Siz yaylalarda yokken

Daha gitmem oraya

Görürsen selam söyle

Kardeşim Mustafa'ya

 

Çıktınız mı acaba

Çatakların başına

Olayım can dostlarım

Songül'le Mustafa'nın

Tahta arabasına,

 

Çeltik, çomak oynayın

İnekleri bekleyin

Bağırdılar mı size

Gelin eve öğleyin.

 

Bu yazdığım maniler

Ey canlar birer anı

Göçler gider yaylaya

Gelmiş yayla zamanı

 

Gelmiş miydin acaba

Göçler ile yaylaya

Çok çok selamlar olsun

Rahmetli Kızina'ya

 

Sevgili yaylacılar

Gelmez dünyanın sonu

Cento gelir oraya

Karşılarsınız onu

 

Yirmi dört Haziranda

O da hakka yürüdü

Kalinkoğun Mustafa

Bizleri çok çok üzdü

 

Katip gelir yaylaya

At üstüne tavayı

Sakın yağsız eyleme

Kardeşim mıhlamayı

 

Daha kimse yok orda

Fatma gelmez oraya

Bir şey der misin acep

Sizin Hasan Ali'ya

 

Gözümüzden yaş gelir

Dağlara baka baka

Göçler ile gelirdi

Nerede Harun Aga

 

Cumaalar geliyor

Çıkın kahve yanına

Mozala bekler sizi

Binin arabasına

 

Naylon yok, Zekiye yok

Manzara, Miyase yok

Hadiye, Raziye yok

Nezahat yok, Fatma yok

At yok, Hasan Aga yok,

Mozala bağırıyor

Bugün Kadırga da yok.