Yılbaşı kutlamalarıyla ilgili kimi televizyon kanalları sokak röportajları yaptı. Şu soru yönetildi vatandaşa: “Yılbaşı kutlamalarına katılacak mısınız?” Ya da, “yılbaşını kutlayacak mısınız?” Çoğunlukla verilen yanıt, “bu, bir Hıristiyan kültürüdür, geleneğidir; yılbaşını kutlamak Müslümanlara yakışmaz, kutlamak için de bir nedene gerek yok.” Kimileri “sözü ağzında” geveleyerek, “baskıdan” çekindiği için, kutlayabileceğini “ima etti.” Ardından da “Müslüman mahallesinde salyangoz satmak olur mu” diye de ekledi. Birkaç kişi “evet kutlayacağım, ben ‘neden kutlamıyorsun’ diye kimseye karışmıyorsam, kimse de bana ‘neden kutluyorsun’ diye karışamaz; bunun dinle imanla alakası yok” dedi.

Ben bu insanların “yılbaşı kutlamalarıyla ilgili” görüş, düşünce ve inançlarına saygı duyuyorum. Ancak, kimi konular var ki, “yılbaşı duyarlığını-hassasiyetini göstermedikleri” için rahatsız oluyorum. Yılbaşı kutlamaları geldiğinde “Müslümanlığımızı, Müslüman toplum oluşumuzu” iliklerimize kadar anımsıyoruz da, Müslüman’a “haber” diye “üçüncü sayfa olaylarını” aktaranlara, “yılbaşı kutlamaları bir Hıristiyan geleneğidir, bize yakışmaz” diyenlere, şu konulara neden “hassasiyet göstermediklerini” sormak istiyorum:

1- Eski kocası ya da sevgilisi tarafından darp edilen kadınların “99 yerinden” bıçaklanmaları, kurşuna dizilmeleri, çocuklarının gözleri önünde öldürülmeleri, genç kızların testere ile doğranmaları “biz Müslümanız ve bize yakışmaz” diye kavgasını verebiliyor musunuz?

2- Sokak ortasında, güpegündüz, kimi suçsuz, günahsız insanların, madde bağımlıları tarafından öldürülmeleri, hastane basarak akraba kızlarının boğulmaları ve “öldü” diye Fırat’a atılmaları neden sizlerde infial yaratmıyor? “Biz Müslümanız, bu olanlar bize ve ülkemize yakışmıyor” diye önlem için iktidarları neden baskı altında tutmuyorsunuz?

3- “Yalan, dolan, dalavere, aldatma, kandırma, ikiyüzlülük, sahtekarlık, hırsızlık” eskiden müteahhitlere sıfat olarak verilirdi, şimdi “dinciler için” kullanılıyor. Bu “ağız değişimi” İslamiyet’e, “İslam’la terörün yan yana kullanılması” kadar zarar veriyor. Oysa İslamiyet “barış ve esenlik” dinidir. Kökü “slm” den geliyor. “Selam, selamet, İslam, Müslüman” aynı kökten türeyen sözcüklerdir. Tümü de barış ve esenlikle ilgilidir. Bunun hesabını neden sormuyorsunuz?

4- “Bu yanlışlar hiçbir Müslümana yakışmaz, bu yanlışlar Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır, ahlakın, vicdanın çürümesidir; iyiliklerin, güzelliklerin, doğruların, inancın, güvencin, sevginin, dostluğun, kardeşliğin, barışın, insani erdemlerin darağacına çekilmesidir” deyip neden tutarlı olarak direnmiyorsunuz?

5- İslam’ın ilk emri “oku” dur. “Cehalet Müslümana yakışmaz” diye yüzyıllardan beridir neden isyan edilmiyor; “havaya, suya, toprağa, ekmeğe muhtaçlığım kadar bilgiye ihtiyacım var” denilmiyor? “Cehalet Müslüman topluma yakışır mı?” Yanıtlamıyor.

6- Kimi vakıf ve dernek okullarında, yurtlarında çocukların ırzına geçildi. Ve Bakan “bir defa ile bir şey olmaz” diyebildi ve bu bakan üstelik bir anneydi. Arkasından siyaset, çocukların şartları olgunlaşınca, mütecavizi ile “hapse girmesin” diye “evlendirilebilir” yasasını çıkardı. Yılbaşı kutlamaları İslami geleneğe uymuyor da, çocuklara tecavüz, çocukların mütecavizi ile evlendirilmesi İslami geleneğe, İslami kültüre uyuyor mu? Tecavüzlerde neden yer yerinden oynamıyor, neden kıyametler kopmuyor, neden ay ikiye bölünmüyor, gökyüzü ortadan ikiye yarılmıyor? Tüm bunlar İslam toplumuna yakışıyor mu? Neden siyasetin ve siyaseti destekleyenlerin sesi çıkmıyor, yazılar yazılmıyor, röportajlar yapılmıyor, neden bu konu her gün gündemde tutulmuyor?

7- Resmi ya da gayri resmi yapılan hırsızlık, vurgun, soygun için, başta faize cevaz veren Diyanet olmak üzere, davasını İslam olarak tanımlayanlar neden ağızlarını açmıyor, üzerlerine gitmiyor, İslam’ın kirlenmesine göz yumuyorlar?

8- Yaşanan bir sürü haksızlıklar, hukuksuzluklar var. Mahkemelerde “cinayet gibi” kararlar alınıyor. Ve bu yanlışlıklar önlenmiyor. Yılbaşı kutlaması Hıristiyan geleneği, kültürü bize yakışmıyor, ama bu hukuksuzluk, adaletsizlik, Amerika’dan, Rusya’dan silah ve para dilenmek bize yakışıyor mu?

 

Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalınız…