Hani "Dinlerarası  diyalog" vardı. 

Ne oldu? 

"Allah'ın gavuru" olmuşla...  Bunların dini imanı, insanlığı  yok.

Mübarek "Miraç gecesi"nde  Müslüman dünyasına bomba yağdıranlarla ne yazık ki, birlikte bu dünyayı paylaşıyoruz.

Eskiden, SSCB ve DEMOKRASİ bloğu Vardı.

Yani, Varşova ve NATO paktları...

Dünya bu nedenle  ideolojik olarak ikiye ayrılmıştı.

Şimdi ABD ve onun kuyruğuna yapışanlar; "Köpeksiz köy bulmuş, değneksiz geziyor"lar.

Emperyalist/sömürücü Batı, varlığını sürdürebilmek için mazlumun ekmeğini elinden değil, ağzından zorla almayı kendine hak olarak görüyor.

Bunlar çağın kanla beslenen Draculaları...

Tarih boyunca karşı-karşıya gelip savaşan devletlerin; anlaştıkları kuralları tanımayan, kurdukları sömürü çarkının çalışması için kan akıtmayı mübah sayan  insanlıktan yoksun bir Batılı(!) dünya var bugün.

İnsanlık utanç verici bir eşkiya anlayışı ile karşı karşıya bulunuyor.

Asacaklar...

Kesecekler...

Bombalayacaklar...

Öldürecekler, yaralayacaklar...

Ülkeleri bombalayıp viran edecekler...

Ülkeleri işgal edecekler...

Kimse birşey diyemeyecek.

 "Dinlerarası diyalog" bu mu?

Anlaşıldı...  "Hinoğlu hinler" bunlar...

Batılı sömürücülerin, kan dökücülerin amacı; "Dinlerarası diyalog" değil; Hıristiyan dünyası içinde Müslüman dünyasını yalanlarla uyutup, bitirmek olduğu Ortadoğu'da kurguladıkları terör organizasyonundan anlaşılıyor.

Suriye'de tezgahlanan  oyun, daha önce Irak'a ve Libya'ya karşı da aynen oynandı.

Teknolojik üstünlüğünü; kurduğu, desteklediği terör örgütleriyle Müslüman ülkelerin başına tebelleş olan ABD ve yandaşları western  filmlerinde gördüğümüz  tam da geçmişlerine uyan/yakışan "Vahşi Batı " anlayışıyla mazlum bir dünyaya saldırmayı hüner sayıyorlar kendilerine.

Yuh olsun bu anlayışa...

***

Batılı emperyalistlerin 100 yıl önceki  büyük kalleşliklerini biliyoruz ve unutmadık. Bugün  Ortadoğu'da oynanan kalleş oyununun en son Türkiye'ye karşı sahneleneceğini bilip hazırlıklı ve birlik olmalıyız.