tonyahaber @ hotmail.com

Aşı ile yatıp aşı ile aşı ile kalkıyoruz.

Aşı aşağı, aşı yukarı!...

Kovid-19 salgının ardından dünya, aşı üretmek için seferber oldu.

Türkiye’de de Dr. Ercüment Ovalı aşı için kendini laboratuvara hapsetti.

Geçen yılın ilkbaharından beri bekliyoruz.

İlk ses Çin’den geldi.

Sonra İngiltere, Almanya, ABD, Rusya…

Bizde ses seda yok!

Almanya’daki aşı, ABD’li Pfizer ve Alman Biontech ortaklığının üretimi. Biontech’in kurucuları iki Türk bilim insanı.

Gurur duyduk…

Utanmamız gerekirken gurur duyduk.

İki bilim insanı Türkiye’de bu işi yapamaz mıydı?

Yapardı muhakkak, ama hangi olanaklarla?

Dr. Ovalı bile kendi olanaklarını seferber etti.

Türkiye’de gelişmiş laboratuarlar yok ki…

Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan Refik Saydam Hıfzıssıha Enstitüsü neden kapatıldı?

O yıllarının zorlukları içinde aşı üretti, ürettiği aşıyı pek çok ülkeye sattı.

Çiçek hastalığının ülkemizde yok edilmesinin ardında Refik Saydam Hıfzıssıha Enstitüsü’nün başarısı var.

Yazık ki, 2004 yılında kapatıldı Enstitü….

Şimdi şu ya da bu ülkeden aşı almak için kuyruğa girdik…

Geldi fıkranın zamanı:

Ali Aga’yı bilmeyenimiz yoktur. Tonya’nın çağdaş Nasreddin Hocası.

Saygıyla anıyorum kendisini.

Ali Aga, bir nedenle cezaevine düşer. Koğuştaki mahkûmlardan biri de eşini, çocuklarını öldürmüş, cezasını çekiyor.

Bir gün ziyaret saatinde, tutuklu ve hükümlüler ziyaretçilerle görüşüp koğuşa dönmüşler.

Ali Aga bakmış ki, eşini ve çocuklarını öldüren mahkûm ağlıyor.

Ali Aga:

“Ne oldun, niye ağlıyorsun?”

Mahkûm:

“Baksana, hepinizin ziyaretçileri gelmiş, bana gelen kimse yok…”

Ali Aga’da yanıt hazır:

“Sen vurdun ziyaretçileri!...”

Aşı konusu tam da Ali Aga’nın fıkrası…

Aşı üreten kurumu kapattık, şimdi aşı arıyoruz…

83 milyon nüfus için Çin’den 3 milyon doz aşı alınmış. Yani 1,5 milyon kişi aşılanacak.

Pfizer-Biontech ortaklığından 500 bin doz siparişi verilmiş.

Yani elit aşı…

Elit aşının ne anlama geldiğinizi sizler iyi bilirsiniz.

Elit ya da avam… Yeter ki aşı gelsin…

Geçen yılın 11 Aralık tarihinde geleceği söylendi. Sonra 25 Aralık dendi. Pekin gümrüğünde Kovid-19 sıkıntısı nedeniyle yine gecikme. Nihayet 4 Ocak’ta kolileri teslim aldık.

Bu kez, 3.faz denemesi gündeme geldi.

Yani yılan hikâyesi…

Niye mi?

Başımdan geçeni anlatayım:

2020’nin Eylül ayında Zatürree aşısı için başvurum kayda alındı. Kasım ayında sıram geldi. Zatürree aşısını yaptırdım.

Grip aşısı için, e-nabız Kişisel Sağlık Sistemini takip ettim. Uzun süre risk grubunda olmadığım belirtildi. Aralık ayında risk grubunda olduğum Aile Hekimine başvurmam gerektiği bildirildi. Aile hekimi, Sistemden Grip aşısı için sıramın geldiğini belirtti.

21 Aralık 2020 tarihinde VAXIGRIP TETRA 0,5 ML aşı için reçetemi yazdı. Eczaneye gittim.

Grip aşısının ellerinde olmadığını, sipariş edeceklerini ve gelince haber vereceklerini ifade ettiler.

4-5 gün sonra uğrayıp sordum.

Eczanelerin Grip aşısı dağıtımı yetkilerinin alındığını, aşıların Toplum Sağlığı Merkezine gönderileceğini söylediler.

Aile doktorumu aradım. Yeni uygulamadan bilgisi olmadığını, araştırıp geri döneceğini söyledi.

Yirmi gün oldu, bizim aşının nerede beklediğini öğrenemedik.

Gelelim Kovid-19 aşısına…

Aşıyı yaptıralım mı, yaptırmayalım mı tartışmasını geçiniz.

Size aşı yapılacak mı, yapılmayacak mı onu düşünün.

Aşı yapılacaksa ne zaman sıranız gelecek…

5 adet maske için aylarca beklemedik mi?

Her yıl grip aşısı yapıldığı halde, bu yıl niye yok satıyor?

Yoksa paramız yoktu da aşı siparişi için bağlantı kurulmadı mı?

Zaten kış da geldi gidiyor.

Şunun şurasında bahara ne kaldı.

Grip aşısı gelmese de olur!...

Ama, dünyanın başına bela Kovid-19 aşısı önemli.

Önemliden öte yaşamsal!...

Umarım, endişelerimiz boşa çıkar, biz haksız çıkarız…

Yeter ki, halkımızın sağlığı için başarılı adımlar atılsın.