Elimin uzandığı kadar

yakın bana artık her şey

uzanıp alıyorum

                koklayıp sıkıyorum

kızıl gül oluyor

avuçlarımda cam kırıkları

Bir de ay ışığı     

dadandı ki hayallerime 

artık dokunmayın keyfime

yaz gecelerinin sandal sefasında

kürek şapırtısı  

ve şişenin dibinde

     son yudumdan arta kalan

  şarap tortusu  

Keşke sektirdiğim

çocukluğumun naylon topu       

düşmeden yere               çıtaları kırılmadan           

  kopmadan ipi 

     bir uçurtma gönderebilsem  

                gökyüzünün maviliğine               

şakısa baş ucumda         

sarı kanaryam  

bir de seni beklerken   

tam da rakı saatlerinde

                kapıyı bile çalmadan      

                hürriyet girse içeri          

     bembeyaz sesiyle     

        Dedim ya   

elimi uzatsam                  

                dokunacak kadar

                yakınımda her şey

saksıda menekşe           

                akvaryumda balıkların  

                kıvıl kıvıl dönüşleri          

bu iyimser bahar havası              

                   ve her baharda            

aşık olma düşleri        

     Sadece uzaklıkların   

                 mesafe sayılmadığı yerde         

küskün duruyorsun sen                              

 her zamanki çocuk yüzünle  

  Bak işte her şey            

tam tekmil         

   vuslatın zamanıdır artık            

                  razıyım çıkıp gelsen     

avuçlarında hüzünle