Bu yazı dört bölüm halinde yayınlanacaktır...Amacımız okuyup öğrendiğimiz gerçekleri Türk Milletiyle paylaşmaktır...Yazının tamamını okuduğunuz da çok ilginizi çekecektir...Yazı dizisini Ülküdaşım,Emekli Fizik Öğretmeni Ahmet YURT YAPAN ile birlikte planladık...

Asırlardan beri; hatta çağımızda ,siyasi kin,bilgisizlik ve dini taassubun hücümlarına hedef olmuş iki muhteşem kavram vardır..Türklük ve İslamiyet.....

Türklük ve İslamiyet hakkında yapılan iftiraların ,gerçeklerden ne kadar uzak olup,yabancıların dini taassub ve siyasi kin ve nefretlerinin niçin günümüze kadar taşındığını düşmanlığın sürekli devam ettirilmesinin bir neticesi olduğunu anlamak gerekir...

Yabancıların ruhlarına işlemiş Müslüman Türk düşmanlığı,Türklük ve İslamiyet aleyhinde bir çok iftiralar savurmalarına sebeb olmuştur...Türk Milleti'nin bu şekilde iftiralara uğramasının nedeni ,Türk'ün İslam olması ve Asırlardan beri İslamiyeti temsil etmesidir...

Türk Milleti asırlarca bu ulu dinin bayraktarlığını yapmış ve ona en samimi,en candan bağlılığını her vesile ile göstermiştir..Türklük ve İslamiyet birbiriyle o derece kaynaşmıştır ki ,adeta ruh ile beden gibi olmuştur...Ruhun bedenle birleşmesi yani Türklerin İslam ile bütünleşmesi ilahi bir tecellidir..Bu bütünleşme ve kaynaşma ilahi bir ayarla olmuştur..

Türk Tarihinin derinliklerine inildikçe ve gerçek bilgilere ulaşıldıkça ,yüce dinimizin Resulü Hz Muhammet (SAV) efendimizin ve atalarının TÜRK SOYUNDAN geldiği anlaşılacaktır..

Türk Milleti'nin İnsanlığa yaptığı hizmetlerin ,milletler arasındaki yerinin doğru olarak öğrenilmesi ,geçmişten alınan güçle ,geleceğe ilerlemek çok kolay olacaktır..Yeter ki tarihi gerçekleri kaynaklarından okuyarak öğrenelim..Amacımız ; geçmişteki doğru ve güzel bilgiler ve birikimlerimizin eksiksiz aktarılması olmalıdır..Hikayelerle tarih öğrenilmez..

Büyük Türk evladı Mustafa Kemal Atatürk'ün deyimiyle “””Türk evladı ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır..”” Bu bakış acısyla tarihin tozlu raflarında saklanan ,gizlenen Türk Tarihi ve izlerini anlamaya çalışmalıyız..

İngiliz araştırmacı JAMES CHUREWALT tarafından Batı Tibette bir mağarada “”MANASTIR”” bulunan NAAKAL yazılı tabletlerin ortaya çıkması ,Mezopotamya 'da bulunan SÜMER tabletleriyle benzerliği ,uygarlığın bir TÜRK UYGARLIĞI olduğu kanısına varıldı..

“”MU””kıtasının o büyük tufanla ,yok olduğunda ,bu uygarlığın UYGUR TÜRKLERİ aracılığıyla dünyanın muhtelif yerlere taşındığı ( AZTEK-MAYA-İNKA gibi) sağlam kanıt ,bulgu ve belgelerde belirtiliyor..Sümerlerin de bu uygarlığın devamı olduğu ,öz ve öz TÜRK oldukları ve dilerinin de “TURAN-İ “” bir dil olduğu belgelerle beilitiliyor..Dahası Türk Dili o zaman insanlığın ortak dilidir...Rus Bilim Adamı GUMİLEV ;Türkçenin bir ticaret dili olduğunu ,ticaret yolu üzerindeki çeşitli halkların hızla Türkleştiklerini vurgulayarak teyit etmektedir..

Türklüğün;Türk Millet'i tarafından hiç bir zaman etnik bir kavram olarak algılanmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır..Türk Milleti'nin Tanımı yapan Büyük ATATÜRK “””Türkiye Cumhuriyetini kuran halka,Türk Milleti denir ..”” ifadesi de Türklüğün etnik bir kavramı içermediğini göstermektedir..

Türklük,bir ırkın adı olmakla beraber,tüm dünyayı kucaklayan bir uygarığın mensuplarının da adıdır.. Aynı zamanda da kültürel bir kavramdır.. Bu durum bize gün geçtikçe yerleşmekte olan “””TARİH TÜRLERLE BAŞLAR..”” düşüncesinin haklı çıkacağını göstermektedir..

Hint belgelerinde çok eski çağlarda meydana gelen “”BÜYÜK TUFAN””dan sonra UYGURLAR;Hazar Deniz'inin iki tarafından da geçerek Avrupa içlerine girmişlerdir..

İngiliz Bilim Adamı JAMES CHUREWAL'DA göre “”Bu günkü Avrupa halklarının ataları büyük tufandan sonra AVRUPA'YA gelen UYGUR TÜRKLERİDİR..”” diyor..

Bazı Türkologlar;eski Sümer Dilinde geçen “”TANRI “” sözcüğü ile aynı anlama gelen “”DİNGİR”” sözcüğü arasındaki bağın günümüzden 5000 yıl önce Mezopotamya ya gelen SÜMERLERLE,onlardan 2500 yıl sonra ÇİN'in kuzeyinde yaşıyan Hunların dilineki sözcüğün aynı kökten gelemeyeceğini ileri sürmüşlerse de ;Sümerlerin Asya'dan göç etmiş bir halk oldukları ve Altay YÖRESİNDEN göç ettikleri kesinleşmiştir..

Tanrı sözcüğünün SÜMER dilindeki “”DİNGİR”” sözcüğü ile aynı olduğu belgelerden anlaşılmıştır..(SELAHİ DİKER'in Türk Dilinin BEŞ BİN YILLIK KİTABINDAN.)

SIR HENRY CRESWİCKE RAWLİNSAN “”Sümer dili TURAN-İ bir dildir..”diyor..NAAKAL yazıtları büyük Tufan sırasında UYGUR İMPARATORLUĞUNDAN kurtarılarak Batı Tibet'e getirildiği anlaşılmşıtır..Bu yazılı tabletlerde MU medeniyeti ve inancı hakkında pek çok bilgi yer aalmaktadır..Öyle anlaşılıyor ki ;Büyük Tufan sırasında yükselen suların önünden yurtlarını terk ederek Mezopotamya ya gelen UYGURLAR ;SÜMERLERDEN başkası değildi..Tufandan kurtrılarak yurtlarını terk etmeyen Türkler de tıpkı Mezopotamya ya göçen soydaşları gibi “”TANRI GÖKTE”” ve yaratıldıklarına inançlarını binlerce yıl korumuşlardır..”” E...ÇİNAR ALEVİLİĞİN GİZLİ TARİHİ KİTABI””

YAZI DEVAM EDECEK