Yürek  yakan türküler,

Damardan türküler,

Aşk  Türküleri,

Memleket Türküleri;

Sevgi Türküleri,

Hasret Türküleri;

Hatıra Türküleri;

Sevda Türküleri;

Savaş Türküleri..vb Türküler…

Türkülerimizin tanımını  yapacak  kadar bilgi sahibi değilim.

Sadece  türkü dinleyecek kadar sevgi oluştu içimde.Dünyanın güzelliğini renklendiren sözlerden  oluşan dizelerin arasında derin uykuya dalmak istemem kadar küçük  bir hakka sahip değil miyim?

Bu sabah karar verdim Türkülerimizle ilgili  duygularımı yazmaya.İçinden ne hissetmişsem aynısını sizlerle  paylaşıyorum.Özgüye ihtiyaç hissetmeden yazdım.Yergi sizin işiniz..

Türküler, mitolojik dönemden günümüze kadar uzanan uzun ince  bir çizgide dertlenmiş insanlara deva olmuş dizeleriyle büyük  hikayelerdir.

Türküler, sosyal ,siyasal,dini  ve kültürel yaşamımızın her safhasında yer almış  anlamlı sözler bütünüdür.

Türk insani çoğu zaman türkülerde  kendini bulmuştur.Türkülerin mısralarında kendini okumuştur.İçini türkülere  dökmüş,sevgisini,hasretini,heyecanını,hüznünü,acısını,mutluluğunu,güzele bakışını,yüreğinin sızısını,sırların,özlemini,sevdasını,sevgilisinin busesini,hatırasını,gönlünü kısaca türkülerle ortaya sermiştir Türk İnsanı.Bu özelliklerinden dolayı  aşkın en uç noktasıyla sevdalıyım Türkülere.

Türküsüz kalmak,vatansız kalmak gibidir benim için.

Türküsüz günlerim;yetim kalmış çocukların günlerine  benzer.

Uzun zamandan beri  her fırsat bulduğumda,yolda,caddede,sokakta,evde ,dağda,ovada,yaylada,ıssız  bir köşede  en samimi candan yoldaşım olur Türküler.

Anne  sütü kadar ruhumun gıdasıdır,türküler.

Kimi  zaman bir ölüm ya da  ayrılığın acısıyla yoğrularak,sertleşmiş,ağıtlaşmış öğütler gibi dinlerim türküleri..

Kimi zaman kaderime boyun  eğmenin sessizliğini yaşatır bana Türküler.

Çoğu zaman da zulme,haksızlığa,adaletsizliğe,vefasızlığa ,soysuzluğa,saygısızlığa ,başkaldırının  güçlü sesi gibi düşünürüm Türküleri.

Türkülerde ,türkü söyleyen ozan ve sanatçılarda ,mertlik,yiğitlik,aşk,heyecan ve sır dolu sözler çıkar karşıma.Bu sözler karşısında nutkum tutulur,söyleyecek  söz bulamam.

Kıskançlık,şüphe ve endişeli sözler ve ya dizeler yüreğimi yakar.

Sosyolojik   acıdan baktığımda emek ve çile  vardır,Türkü dizelerinde.Hak ve haksızlık  vardır,Türkü dizelerinin derinliklerinde.

Edebiyat,Tarih,Felsefe,gelenek,görenek,hukuk ve  töre vardır,Türkü söyleyen dillerde..

Renk  ve ahenk vardır,Türkü sözlerinde.

Ben varım;Bizim İnsanımız var,Türk İnsanı var  her mısrasında Türkülerin.

Benim hikayemi yazmıştır Türküler.

Özümü,ruhumu,yüreğimi resmetmiştir Türküler.

Bir çok yazar,şair ve edebiyatçı””Türküler hayatın sürekliliği  içinde değişmeye rağmen daima aslı yanımızı  ifade ederler”Bizim romanlarımız,destanlarımız,hikayelerimiz Türkülerimizdir””ifadesini kullanırlar.

Nasıl  sevilmez ki  Türküler?

Düğünlerde  halay  olur çekilen  onlar,savaşlarda  mehter olup çalınan onlar,sevgiliye yalvaran onlar.kahır,sitem,aşk  ve sonunda   mezar başında ağıt olan onlar,yani  Türkülerimiz.. 

Böyle Türküleri sazı ile çalanlardan  ,sözü ile söyleyenlerden dinlemekten daha öte  ne var bu sonu belli dünya da? 

Türküler, İslamiyet öncesi Türk edebiyatının sözlü döneminden itibaren süregelen bir yapıya sahip olması dolayısıyla yüzyılların birikimini kuşaktan kuşağa aktaran çok önemli araçlardır.

Türküler işledikleri konular itibariyle de toplumun duygu ve düşünce hazinesidir.Toplum yaşamının her anından bireysel konulara kadar her şeyi barındırırlar.

Türkülerde kimi zaman bir annenin feryadı kimi zaman bir aşığın hüznü ya da sevinci kimi zaman da bir bülbülün ötüşü kimi zaman Çanakkale’ye Yemen’e giden askerilerin ayak sesleri çınlar…

Kültür hazinemizin en önemli ve edebi unsurlarından biri olan türkülerimiz geçmişi aydınlatarak millete ait geleneği geleceğe aktarırlar. Türküler bizi biz yapan, bizi başkalarından ayıran en kıymetli değerlerimizdendir.

Türkülerin her bir kelimesinde asıl özümüz saklıdır. İnsan hassasiyetinin derinliklerinden çıkarak bir kimliğe bürünen türküler zamanla milletin kimliği olurlar. Bu sebeple bir milleti tanımak, o millet hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsak öncelikle, o milletin kültür değerlerine bakmamız gerekir.

Bütün kültür değerlerini özellikle bu kültür unsurlarından biri olan türkülerini unutan bir millet özünü, geçmişini unutmuş, kimliğini yitirmiş, yabancılaşmaya, başkalaşmaya, mahkûm olmuş demektir
Türküler, tarih denen uzun ince bir çizgide Türk insanının doğuşundan ölümüne kadar yaşamış olduğu sosyal, siyasal, kültürel vb. olayları içinde barındıran önemli bir somut olmayan kültürel miras ürünleridir  

Türkü  söyleyen,bu türkülerin sözlerini  yazan herkes benim için mübarek insanlardır.

Şairlerin sözlerini  sazın tellerine akıtan kim varsa  bana göre değeri  sonsuzdur.

Türkü yakan ,yüreğimizi dizelerindeki  sözlerle dağlayan kim varsa  benim için saygı değerdir.