Belki benden önce onlarca düşünür ve yazar kadınlarla ilgili önemli yazılar yazmışlardır..Kadınlar hakkında yazı yazmak aslında biz erkeklere kalmamalıdır...Her alanda başarılı görevler yapan kadınlarımız ne yazık ki biz erkekler tarafından neredeyse “”KÖLE”” olarak algılanıyorlar..

Benim alanım dışında olmasına rağmen bu gün katıldığım bir düğün merasiminde konuşan sözde din adamının kadınlarla ilgili sözleri beni bir kez daha endişeye sevk etti..

Bu endişemi yüksek sesle de yanımdaki dinleyicilere aktardım..Konuşma devam ettiği için salonu terk etmenin daha doğru olacağını düşündüm ve salon dışına çıktım..

Tarihteki Türk Kadınının konumu neydi? Bu günkü gibi köle muamelesiyle karşılaşan kadınlarımız var mıydı?

Türk Tarihinde kadınlar hangi durumdaydılar? Gibi soruların cevaplarını vermeye çalışacağım...Umarım faydalı olurum..

Eski Türk Devletlerinde aile en önemli sosyal birlik olduğundan ,ailenin temeli teşkil eden kadın;Türk Destanlarında ,Türk'ün günlük hayatında;Devlet hayatında ve Türk felsefesinde öyle bir seviyeye oturmuştur ki kadını yüce bir varlık olarak gören töreye ,gelenek ve göreneklere hayran olmamak mümkün değildi..

Kadın ,erkeğin hayat arkadaşı,sırdaşı,biricik yoldaşı olması yanında çocuklarının anası olmak gibi önemli bir görevi de vardı.Bunlardan daha da önemlisi kadın;Türk Mileti'nin bereket kaynağıdır.Kadına verilen bu önemli haklardan dolayı hanların,hakanların ,cengaverlerin önünde saygıyla eğildikleri şeref abidesidir..

Türk Destanları incelediğinizde ,bu destaanlarda kadın;ilahi bir varlık konumuna kadar yükseldiğini görürsünüz.Kadına erişilip dokunulması ,koklanması ,bir başka ifadeyle beş duyu organlarıyla anlatılması adeta mümkün değildir.

Türk'ün yaratılış Destanında Allah'a insanları ve dünyayı yaratması için fikir ve ilham veren “AK ANA “”adında bir kadındır..Kadına o kadar saygı var ki Oğuz Kağan'in ilk eşi ,karanlığı yararak gökten inen mavi ışıktan ,İkinci eşi ise kutsal bir ağaçtan doğmuş insan üstü varlıklar olarak kabul edilmiştir..Yakutlarda ise “”AK OĞLAN”ağacın içinden çıkan nurlu bir kadın tarafından emzirilmiştir....İlk Türk Yzıtlarından olan BİLGE KAĞAN kitabesinde kadınlara bakın nasıl hitap etmektedir..?“”Sizler anam Hatun.büyük annelerim,hala ve teyzelerim ,prenslerimsiniz..””Bu sözler elbette destanlardan alınmış sözlerdir..Değerlerdirme yaparken İslam inancıyla karşılaştırmak kesinlikle doğru değildir..Kadına asırlarca önce verilen değeri ifade etmek için başka söz ve ifade kullanamayız..

En eski Türk İnancına göre””Han ile Hatun “”gök ile yerin evlatlarıdırlar.Kadın burada yedinci kat göktedir..Kadına böylesine bir kutsiyet veren törede ,kadının dövülmesi,horlanması,aşağılanması,toplum dışına itilmesi,köle olarak kullanılması asla söz konusu değildir..Bu anlayışa göre kadın ,erkeğin daima yanındadır..Kadın;erkeğin ilhan kaynağı ve güç otoritesidir..

Kırgızların MANAS DESTAN'ında kadın;evin namusunun koruyucusudur..Kazaklarda kadına verilen değer şu atasözü ile ne güzel anlatılmıştır..”””BİRİNCİ ZENGİNLİK SAĞLIK,İKİNCİ ZENGİNLİK İSE KADINDIR..””

Türk Tarihine baktığımızda İslamiyet öncesi Türk Kültür Hayatında kadınsız iş görülmezdi..Hakan buyuyor ki ifadeleri kabul görmez,geçerli kabul edilmezdi..Misafirlerin karşılanmasında HATUN ile HAKAN beraber olurdu..Bu açıklamaya bir örnek verelim..Büyük Hun İmparatorluğu adına ÇİN ile ilk barış antlaşmasını Mete HAN'IN hatunu yani eşi imzalamıştır..

İslamiyet önce Türk Topluluklarında kadına böyle bir yaklaşım gösterilirken ,Türk Toplumu dışında kalan adınların durumları acınacak bir haldedir..

Cahiliye devri Araplarında ,kadınnı kocası yanındaki değeri ,alınıp,satılan bir maldan farksızıdır..Arap erkeği adet zamanında kadınla bir arada olmaz ,yan yana durmaz ,hatta onunla yiyip içmezdi..O dönemlerde kadınların miras hakları yoktu..Oysa Türk Tarihinde kadın miras hakkına sahiptir..Kadınlar miraslarını istedikleri gibi kullanabilirlerdi..

Tarihte Türk Kdını tüm haklara sahiptir..Bu gün medeni ülkelerin kadınlara vermedikleri hakları asırlar önce Türkler kadınlara vermişlerdir..Kadınlar anlaşmazlık olduğunda ,eşlerini boşama hakkına sahip idiler.

Bu yazımda sadece Türk Tarihindeki kadına bakışı kısaca açıklmaya çalıştım..İslamiyetin kabulü sonrasında Türk Kadını daha da özgürleştirildiğine inanıyorum..Allah kadını da erkeği de eşit haklara hayiz yaratmıştır...Kadına kullanılacak mal gözü ile bakmak,tamamen cahiliye döneminin zihniyetidir..Halbuki Sevgili Peygamberimiz ve Kutsal Kitabımız kadınlara karşı nasıl davranılması gerektiğini açıkça ifade etmişlerdir..

Türk Kültür hayatında kadının önemini ve Türk Milletinin kadına bakışını önemsediğim için sizlerle paylaşmak istedim..Önümüzdeki günlerde İslamiyetteki kadın yaklaşımını Allah nasip ederse sizlerle paylaşmak istiyorum..