Bir yere, il'e Bakan/ların ziyareti/gelmesi iyiye  işaret sayılıyor şimdilerde... Çünkü, bu ziyaretin/gelişin elbette bir nedeni olur. Eskiden yurttaşın bu konudaki merakı  daha bir fazlaydı.

        Şimdi bu heyecan söner oldu.

        Çünkü, günün hay-huyu içinde; dahası geçim sıkıntısı yaşayan yurttaş böylesi yatırım temel atmaları, açılışları  şimdilerde pek merak etmiyor.

        O merak eskidi...

        DP döneminde bir fabrika, bir tesis açılıyor duyurusu yapıldığında adeta dağ-taş yerinden oynar yurttaşlar kent merkezlerine akın ederlerdi.

        Nerede bugünün ulaşım olanakları? 

        Yurttaşlar tabana kuvvet yaya olarak dağları-bayırları aşar, Menderes'i görmek için yollara düşer, çentilerinde bazlamaları olurdu acıkınca yemek için... 

        Şimdi öyle mi? 

        Hoparlörle Ankara'dan gelecek büyük kişinin duyurusu yapılırken; açılışa, temel atmaya gidecekler için taşıtların nereden hareket edeceği de bildiriliyor ayrıca.

        Kimi zaman da kumanya olarak ellerine tavuk dürüm tutturuluyor şimdilerde.

        Eski heyecanlar nerede?

        Bugünkü manzara ne anlama geliyor?

                                                          Xxx

        Türkiye'de kurumlara güvenin giderek azaldığını gazeteler zaman- zaman yazıyor.  Geçenlerde böyle bir anketin sonucunu okudum. Güven/itimat yitiren alanların ön sıralarında siyaset kurumu/partiler, tabii ki siyasetçiler geliyor.

        Siyasetçi niçin güven/ itibar yitirir? 

        Siyasetçi eğer kendine"özgüven" duyuyor, seçmenine  "içi-dişi bir" davranışta/söylemde bulunuyorsa ortada "Güven/itimat" sorunu yoktur. Ama, seçmene yapılan vaatler "seçim balonu" olarak uçurulmuşsa; o zaman siyasete/siyasetçiye de ilgi o oranda azalıyor doğal olarak.

        Siyasette verilen sözlerin/vaatlerin arkasında durmak ve onları gerçekleştirmek siyasetçilerin seçilsin-seçilmesin vicdani borcudur her zaman...

        "- O dündü, bugüne bak sen... Koşullar değişti..."

        Ucuz söylemleri günümüz siyaset pazarında geçerliliğini çoktan yitirdi.

        Geçmez oldu,  Çarlık Rus parası Manat gibi...

                                                Xxx

        Yurttaş/seçmen, seçim öncesi kuru-sıkı vaat atışları yerine eylem görmeyi istiyor, arzuluyor.

        Bir Bakan var...

        Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu; hani derler ya "Bal yapan arı" örneği hizmet grafiğini düşürmüyor. Bakan Eroğlu, "Trabzon'a heybemize dolu geldim" mesajını verirken bu hizmetlerden  kimilerinin bitmiş, kimilerinin başlamış olduğunu biliyoruz. Diğerleri için de;  bölgeye önceki hizmetleriyle ispatlamış, dolayısıyla da güven vermiş bulunuyor.

         Bu güvene biz de katılıyoruz.

         Bu arada, seçim sırasında popüler vaat olarak seçmene sunulan "tren yolu" konusunun  unutulmamasını;  Sayın Bakan Eroğlu'ndan bu konunun Kabine arkadaşlarına anımsatmalarını diliyoruz.

         Çünkü, Doğu Karadeniz halkı Osmanlı'dan bu yana tren sesi duymak istiyor.