Despot iktidar, yani tek adam rejimi; ülkeyi, içine düşürdüğü ekonomik ve sosyal krize rağmen, satın aldığı yazılı ve görsel tüm medya organlarını, devletin parasal olanaklarını, kurumlarını; yasama, yürütme, yargı organlarını taraflı biçimde kullanmaya, kendi lehine kamuoyu oluşturmaya, vatandaşlarımızı yalanlarla kandırmaya devam ediyor… “Taşları bağlayıp köpekleri serbest bırakan” bir merkezi otorite, toplumsal muhalefete yönelik her türlü yasaklarla faaliyetlerini sürdürmektedir. 

Gelinen noktada, büsbütün despotlaşan tek adam diktatörlüğü” hızla “ileri faşizme” doğru evirilmektedir. Ülkede yayın yapan gazetelerin, radyo ve televizyonların yaklaşık yüzde doksanı, Gobbels taktikleriyle halkı, iktidar lehine, toplumsal muhalefet aleyhine şekillendirmeye çalışmaktadır. Hitler faşizminin Propaganda Bakanı Gobbels, bir zamanlar şöyle demişti: ” Bana vicdansız bir medya temin et, sana bilinçsiz bir halk yaratayım.”

Yerel seçimlerin yaklaştığı böyle bir ortamda, daha önceleri olduğu gibi, tarafsız bir seçim hukukundan, sandık güvenliğinden ve adil bir seçim sonucundan söz etmek, bir hayli zorlaşmaktadır. 16 yıldır devletin maddi olanaklarını elinde bulunduran iktidar partisi, her çareye başvurarak seçimlerde muhalefeti alt etme taktikleri uyguluyor. Devletin güç ve imkânları ile “Sandık her şeydir, demokrasi hiçbir şey” mantığını sürdürerek adeta bir “seçim terörü” estiriyor.

Tüm bu tespitler bir yanda dursun... İktidar partisinin 16 yıldan beri sorumluluğunu taşıyan Tonya temsilcilerine, yetkililerine (AKP İlçe Başkanlarına, Tonya Süt Fabrikası ve Kooperatifi(Tonya Koop) Başkanlarına, Tonya Belediye Başkanlarına, Tonya Milletvekiline)söylenecek çok söz, sorulacak çok soru vardır... Bu sözlerin ve soruların bazılarını, şöyle sıralayabilirim:

1-Halkın malı olan Tonya Süt Fabrikası'nı18 trilyon borca sokarak nasıl iflas ettirdiniz? Tüm sorumlular, vakit geçirmeden özeleştiri yapsın... Hiçbir şeyi gizlemeden tüm gerçekleri ayrıntılı biçimde Tonya halkına açıklayın…

2-Tüm mahallelerde, süt fiyatının sudan ucuz hale getirildiği, süt üretiminin ve üreticilerin ekonomik olarak çökertildiği, tarım ve hayvancılığın yok edildiği "Tereyağının Memleketi Tonya'da" her yıl, yüzünüz kızarmadan, sözde "Tereyağı Festivali"  düzenlediniz. "Tarım ve Hayvancılık" konusundaki uyutma politikalarınızı, 5 TL yerine, 1 TL'den ucuza sütlerini aldığınız Tonya'daki üretici kadınlardan  gizlediniz. "En iyi tereyağı üreticisi, en iyi püskül  yarışmacısı"  diyerek masum Tonya kadınlarının duygularını sömürdünüz. Festivalleri, kültür ve sanat içeriğinden soyutlayarak, kasaba politikacılarının at oynattığı ilkel birer siyaset arenasına çevirdiniz... Şimdi, hesap vermenizin zamanı... Tonya Koop'u, başka bir deyişle Tonya Süt Fabrikasını nasıl iflas ettirdiniz? Hesabını verin... Yoksa bu halk, sizden nasıl hesap soracağını çok iyi bilir...

3-İktidar Partisi olarak, İtalyan fındık tekeli Ferrero'ya sattığınız Karadeniz fındığı için, şimdiye kadar hiçbir yetkili; fındık taban fiyatını açıklamadı. Fındık üreticilerini; tüccarların insafına bıraktınız... Gıda ve tüm tüketim maddelerindeki hızlı fiyat artışları, ekonomik kriz, dövizdeki hızlı yükseliş dikkate alınarak fındık fiyatı en az 20 TL olarak açıklanmalıdır. Bu konuda, tüm politikacıları ve halkımızı duyarlı olmaya, üreticiyi mağdur eden politikalara karşı, seslerini yükseltmeye davet ediyorum.

4-Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin köylerdeki su aboneliği işlemleri, trajikomik bir durumda... Zere Deresi'nin suyu, borularla köylere taşınmıştı. Bu yüzden, köylerimizde, su aboneliği zorunlu hale getirildi. Ancak, şu durumda, borulardan su yerine çamur akıyor... Vatandaşlara fatura geliyor, arıtılmış su gelmiyor... İktidar  ve Belediye yetkilileri, en kısa sürede bu suyun arıtılmasını sağlamalıdır... Ondan sonra da, buralarda uygar insana, çağdaş belediyecilik anlayışına yakışır bir abonelik işlemi gerçekleştirilmelidir.

Şimdilik, uyarı ve eleştirilerim bu kadar... Umarım, iktidar sahipleri; bu eleştirilerden sonra, üzerlerine düşen duyarlılığı ve sorumluluğu yerine getirirler.