inankalyoncu061 @ hotmail.com

Devasa bir çeyiz sandığıdır Tonya’nın yaylaları...

İçinde birçok güzelliği barındırır...

Bir lokma ekmeği, bir bardak ayranı, bir parça çökeleği paylaşmaya hazır insanlarla doludur.

Yayla turizmi için biçilmiş bir kaftandır sahilden içeride kalmış ilçeler.

Tonya ve Kadıralak Yaylası da bunlardan bir tanesidir.

Bu yaylada, gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliğinin, yeryüzüne yansıdığına tanık olursunuz...

Her yıl Nisan ayında bu eşsiz güzelliğin büyüsünde kaybolursunuz.

Son karın altında güneşe koşan, gün ışığına çıkmaya hazırlanan çiçeklerin saflığına, tazeliğine tanık olursunuz...

Yemyeşil çimenlerde yayılan koyun sürülerinin arasında, yeni doğan kuzuların sesi ise ninni gibi gelir insana...

Elimizde bu kadar güzellik varken bu güzellikleri turizm sayesinde paraya çevirmemiz gerekmez mi?...

Turizm büyük ölçüde insan ilişkisi demektir.

Tonyalılar da bu açıdan şanslı.

Yöre insanında doğal bir sıcaklık, cana yakınlık zaten var. Bu da, turizm açısından bir avantajdır.

Nisan ayının ilk Pazar günü Kadıralak’ta yürürken il dışından geldiğini düşündüğüm bir aile ile sohbet ettim...

Ankara’dan geldiklerini söylediler.

Basında çıkan haberlerden Kadırlak Yaylası’nı öğrendiklerini ve merak edip ziyarete geldiklerini ifade ettiler.

Yaylanın doğal güzelliğine hayran kaldıklarını belirttiler.

Halkın ilgisinden memnun kaldılar.

Ulaşım ve altyapı sıkıntısından dert yandılar.

Ulaşım ve altyapı sorunu giderildiği taktirde kendilerinin tekrar gelebileceğini, tanıdıklarını da gelmeleri için mutlaka önerecekleri bir yayla olduğunu ifade ettiler.

Doğal güzelliklerinin fazla olduğu yaylalarımız ne yazık ki alt yapı sorunu yüzünden bugüne kadar turizme kazandırılamamıştır.

Son yıllarda hayvancılığın can çekiştiği ilçemizde lokomotif görevini turizm sektörünün üstleneceğini düşünüyorum.

Kadıralak Yaylası’nın yanında, birçok tarihi mekânları da ön plana çıkarıp turizm potansiyeline dönüştürmek için elimizi çabuk tutmalıyız.

Kadıralak Yaylası doğal güzelliği ile bölgenin göz bebeği konumundadır.

Her yıl yüzlerce turisti ağırlayan yaylanın birçok alt yapı eksikliği bulunmaktadır.

Yaylaya ulaşımda çekilen çile, ilçeyi yönetenlerin en büyük ayıbıdır.

Yerel bürokrasinin ve yaylada yatırım yapacak girişimcilerin turizm konusunda ciddi bir eğitime ihtiyacı olduklarını düşünüyorum.

Turizmde küçük dokunuşlarla büyük işlerin yapılacağı unutmamak gerek.

Yayladaki, önemli ölçüdeki tesisleşme sorunu ise Tonyalı girişimcilerin en büyük eksikliğidir diyebiliriz.

Yöre halkından girişimciler, gelen turistlerin konaklayabilmeleri için, Kadıralak Yaylası’nda hizmet verecek, doğa ile uyumlu, şirin pansiyonlar, moteller açmak zorunda.

Orman içlerinde yürüyüş yolları, mesire alanları, seyir terasları ve oto safari için yerler belirlenmeli.

Bu tür hizmetler için halkın teşvik edilmesi hepimizin görevi. Ama altyapı sorunlarını çözmek de devletin ve yerel yöneticilerin işi.

Su yetersiz, tuvalet yetersiz, yayla içindeki yollar dar, park alanları hak getire…

Tonya’dan Kadıralak’a kadar hem Yenimahalle hem Karşular üzerinden yol boyunca yön levhalarının önemini belirtmeye bilmem gerek var mı?...

Kendini mükemmel gören, başkasının düşüncesine tahammül edemeyen, hep önde olmaya çalışan, hep tek olmak isteyen, empati duygusu sıfır insanlarla turizm olmaz.

Gerek yurtiçinde, gerekse de yurtdışında Tonya’nın tanıtılmasına yönelik ciddi kampanyalar yapmak gerekiyor.

Her şeye rağmen Tonya turizmi hak ediyor!