Tonya insanı; sosyo-ekonomik yapısı gereği çilekeştir.  Emek eksenli bir siyasal karaktere sahiptir. Çünkü bu yerel coğrafyada oturan herkesin annesi, babası, yakınları; birbirine benzer. Ortak sıkıntıların, yoksulluk ve yoksunlukların, ekonomik ve sosyal sorunların kıskacından geçerler. Yaylada, köyde, şehirde, gurbette, hayatın çeşitli alanlarında, sorunları paylaşmanın getirdiği ezilen insan psikolojisi, onları “hemşerilik” temelinde kaynaştırır.  

Eğitimli insanlarımız,  hangi kariyer aşamasında olursa olsunlar, içinde yaşadıkları toplumun sorunlarından, törelerinden, geleneklerinden fazlaca kopamaz. Tonya’da eğitimin gelişimi, eğitilmiş insan gücünün artması, yadsınmaz bir toplumsal gerçektir. Tonya dışında bulunan gurbetçilerin, çalışanların, küresel sömürü gerçeğini, bizzat yaşayarak görmesi, internetin yaygınlaşması, bilgisayarların cep telefonlarının, günlük yaşamda etkin kullanımı, görmezlikten gelinemez. Köylü kadınların dahi, bu araçları etkin biçimde kullanması, interaktif iletişim teknolojisinin günlük yaşama hızla girmesi, insanlarımızın hayata bakışını değiştirmesi, gençliğin çağdaş değerler ve hedefler yönünde konumlanması, bilinçlenmesi, önemli bir toplumsal dönüşüm yaratmıştır.

Eski zamanlarda, Tonya’daki ekonomik ve sosyal çözümsüzlüklerin yarattığı kabile çatışmaları aşılmıştır… Hasımlık, husumet ve kan davalarını geride bırakan insanlarımız, hangi siyasal eğilimde olursa olsun,  birbirlerine hoşgörüyle bakar; tutarlı, mantıklı bulduğu görüş sahiplerine dostça, arkadaşça yaklaşır. 

Tonya’ya gelip giden ya da sürekli olarak ilçede yaşayan insanlar, bu yörenin her şeyinden etkilenir. Doğal, toplumsal yaşam ortamı içinde, insanlarımızın sosyal kişilikleri biçimlenir. Doğallık, konukseverlik,  dayanışma, yardımlaşma, paylaşma, zulme, sömürüye ve haksızlığa karşı olma; Tonya insanının temel karakteridir. Düğünler, bayramlar, cenaze törenleri, festivaller, toplantılar, şenlikler, imeceler; insanlarımızı sıkça bir araya getirir. Bu toplumsal dayanışma, Tonya’da “ortak yaşam kültürünü” geliştiren, pekiştiren önemli olgulardır.

Tonya’nın geleceğini ve yeni siyaset tarzını, bu “ortak yaşam kültürü” belirleyecektir. 1980 sonrası süreçte, faşist cunta siyasetinin devamı niteliğindeki tek adam rejiminin ve küresel sermayenin getirdiği apolitiklik, bencillik, bireycilik, köşe dönmecilik felsefesi, geride kalmaktadır. Bu geri yaklaşım biçimi, halkımızın ortak yaşam kültüründe birtakım yozlaşma ve kırılmalar yaratsa da, bu tür olumsuzluklar,  önümüzdeki süreçte, Tonya’nın ilerici, devrimci, demokratik güçlerinin derlenip toparlanması, siyaset arenasına ağırlık koyması sonucunda mutlaka aşılacaktır. Tonya’nın toplumsal dokusunda meydan getirilmiş olan geriye doğru değişimi, tersine çevirmek, temel bir görevdir.  Günlük yaşamı, ileriye doğru değiştirip dönüştürmek, ilçemizin üretici güçlerini politikleştirmek, emekçi insanların sorunlarına, ekonomik-demokratik hak ve özgürlük istemlerine sahip çıkmak,  ezilen kadınlarımızı, gençlerimizi, siyasal sürece aktif olarak katmak,  ilçemizin devrimci-demokratik güçlerinin temel görevi olmalıdır.