Akçakale’de, AKGÜN Balık Lokantasına hiç yolunuz düştü mü, bilmiyorum. Orada balığın nefis çorbasından ekşilisine, tavasından, ızgarasına, buğulamasına kadar her tür pişirilmişini unutulmayacak lezzetlerde yiyebilirsiniz. Ayrıca siparişlerinizi beklerken hem “Karadeniz yöresine ait atasözlerini, hem de Temel Fıkralarını” okur, kültürünüzü zevkli dakikalar geçirerek zenginleştirirsiniz. Sahibi dostum, akrabam İsmail, “servis kağıtlarının üzerini hem Karadeniz’le doldurdu, hem de Temel’le, Dursun’la, Cemal’le, Fadime ile... Yemekleri kadar Temel de harikaydı. Siz, sayın okurlarımla paylaşmak istedim.(Arkası gelecek)

Temel ava çıkar.

Hiçbir şey vuramadığı için, dönüşte kasaptan bir tavşan alır, eve gelir.

Fadime sorar: “Habu nedur? Soyulmuş tavşanu nasıl avladun?”

Temel: “Sevgilisiyle yakaladum oni, giyinmeye fırsati olmadi” der.

*

Temel:

-“Evlilik güzel midir dede?”

-“Güzeldur uşağum… Karın dert ortağun olur.”

-“İyi de benim derdim yok ki…”

-“Evlenince o da olur uşağum…”

*

Temel bir salonda yalnız yakaladığı çirkin bir kadına:

“-Ne katar çüzelsunuz” der.

Kadın:

“-Ben sizin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim…”

Temel:

“-Siz de benum gibi yapun, yalan konişun…”

*

Temel doktora gitmiş.

Doktor Temel’in sırtını dinlemeye başlamış:

“-Nefes al nefes bırak, nefes al nefes bırak…”

Muayeneyi bitirmiş ve:

“-Borcunuz iki yüz (200) TL” demiş…

 Temel gıcır gıcır bir 200’lük çıkarmış, doktorun burnuna uzatmış:

“-Kokla bırak, kokla bırak” demiş.

 *

Yaşlı Temel’e araba çarpar.

 Arabanın şoförü bağırır:

“-Suç sende, ben yirmi beş senelik şoförüm.”

 Temel karşılık verir:

“-Ben de yetmiş senedur yüriyirum…”

Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalın…