“Türkiye Cumhuriyeti” sözcüklerinin kısaltılarak yazılmış biçimidir T.C. Her T.C. devletin ve cumhuriyetin simgesidir, mühürüdür. Hani “analar ağlamasın” çok güzel söylemiyle başlatılıp sonra da anaları ta yürekten vurarak ağlatan süreç vardı ya! İşte onu bahane ederek “Ne Mutlu türküm Diyene” sözünü dağlardan, taşlardan, tepelerden, ormanlardan, parklardan, yurt toprağından silen FÖTÜCÜler, T.C. mühürünü de kimi devlet ve kamu kuruluşlarının tabelalarının önünden kaldırmışlardır. Yasakladıkları andımızı, Danıştay kararına rağmen hala okullarda okutmaya başlamamışlardır.(Hukukun aldığı kararları uygulamayan, kendilerini hukukun üstünde gören bu insanlar mı yargı reformu yapacaklar? On yedi yıla dönüp bakınız, uygulanmayan yüzlerce yargı kararı dosyalarda bekliyor. )

Amaç Kürtlerin rahatsız olması değildir. Çünkü Kürtler Türkiye Cumhuriyeti devletinin eşit vatandaşlık hakkına sahip bireyleridir. Herkes gibi etnik kimlikle değil, yurttaşlık kimliği ile devlete bağlıdırlar. Onları etnik kimlikle görenler, ayrıştıran ve ayrıştırmak isteyenlerdir. “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünde geçen “Türküm” sözü bireylerin “vatandaşlık” kimliğini açıklar. Eğer etnik kimliğe vurgu yapsaydı “Ne mutlu Türk olana” denirdi. Bu söz, “Ne Mutlu Türk vatandaşı olana” anlamını içermektedir. Etnik anlama çekmek PKK’nın, FETÖ’nün işidir.

“Kürt Açılımı, PKK açılımı” sözlerine dikkat ediniz. Ayrıştırma, etnik kimliğin ön pılana çıkarılması burada başlıyor. Kürtler kullanılarak “kültür bağlamında”, “Türk” vurgusu yapan her kelimeyi, her terimi, her eylemi, ümmetçilik ve Arap emperyalizmi adına ortadan kaldırmaya çalışıyorlar: “Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet” diyorlar da özellikle, “Türk milleti, Türk vatanı, Türk bayrağı, Türk devleti” demiyorlar.

Zamanında bir Roma-Bizans toprağı olan Anatolia, “doğu, güneşin doğduğu yer” demektir. Türkler-Müslümanlar da bu coğrafyaya “Diyar-ı Rum” derlerdi. Anadolu’ya 1071’de girildikten yaklaşık yüzyıl sonra, 1176’da yapılan Miryekefelon savaşından sonra Avrupalılar bu coğrafyaya TÜRKİYE demeye başladılar. 1190’da yazılan “Barbarossa Haçlılar Vakayinamesi” nde de ilk kez “Türkiye” kelimesi geçmiştir. Aslında kimi Bizanslı tarihçiler 9.yüzyıldan itibaren Orta Asya’ya, Peçenekler yüzünden Karadeniz’in kuzeyine, Memluklardan ötürü Suriye’ye Türkiye demişlerdir. Çeşitli Avrupa ülkeleri Anadolu’yu Türkiya, Turqui, Turqie, Turchia, Türkleri de Türkmanlar, Türkmenler diye adlandırmışlardır. Ermeniler de Türk egemenliğinde olan Anadolu’nun büyük bir kısmına “Türkistan” demişlerdir. (-istan: Farsça kökenli bir son ektir. Eklendiği ada “ülkesi” veya “yeri” anlamlarını katar.

Yaklaşık bin yıldır bu topraklara “Türklerin ülkesi, Türklerin yeri, Türklerin yurdu” anlamına gelen TÜRKİYE deniyor da, bu addan birileri neden rahatsızlık duyarak Türk veya Türkiye adını kullanmamak için çırpınıyor? Tıpkı Osmanlıcayı savunup pırıl pırıl Türkçe konuşmaları gibi… “Türk” sözüne neden direniyorlar? Araplar ve Arapça onları kurtaracak mı?

Türkiye Cumhuriyetinin aydınlanmacı, akılcı, bilimci, bağımsızlık ve özgürlükçü anlamlarından rahatsızlık duyuyorlar. Cumhuriyetin kalkınma, ilerleme, yücelme ve gelişme anlamlarından huzursuzluk duyuyorlar. Devlet kurulur kurulmaz, “yoktan var olmuşçasına” Osmanlı’nın yapmadığı sanayileşmeyi, yolu, köprüyü, barajı içlerine sindiremiyorlar. Okulla gelen bilgiyi, düşünceyi, eğitimi, öğretimi, kültürü ve çağdaşlığı kabul etmiyorlar. Cumhuriyet insanlarının sağlığı, karınlarının doyması, giyinmesiyle uğraşırken Osmanlı’nın başaramadığı salgın hastalıkların kökünü kazıyor, çocuk ölümlerini bindelerle ifade edilen düzeylere çekiyor. Cumhuriyet sayesinde Türkiye bu seviyeye gelebildi. Kendileri bile bu ülkede iyi ve güzel şeyler yapabiliyor ve var olabiliyorlarsa bunu Cumhuriyete borçludurlar. Yadsımak nankörlük değil de nedir?

Ama gelin görün ki, Ekrem İmamoğlu’nun hakkı elinden alınır alınmaz yerine gelen valinin yaptığı ilk icraat T.C.’yi tabeladan söküp almak oldu. Tüm dünyanın Türkiye dediği, bu toplumun bin yıldır yaşadığı bu coğrafyanın adı neden istenmiyor? Bu vali FETÖcümüdür?

Seslerini çıkarmayan ülkücüler lütfen bir düşünsünler!

Sağlık ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalınız