tonyahaber @ hotmail.com

Unutmadık!...

2018 yılını imar barışı tartışmaları ile geçirdik.

Yaşadığımız bölgede, imar barışı yayla evlerine odaklandı.

Aslında konu yayla evleri değildi.

Yayla evleri olmadığını Tarım Bakanlığının meralara yapılan evlerin imar barışına konu edilemeyeceğine ilişkin genelgesi ortaya koydu.

Neydi peki?

Kentlerde, köylerde, mahallelerde yapılan, ancak oturma izni olmayan binalardı konu olan.

Hükümet, Edirne’den Iğdır’a kadar bu tür binalar için barış teklifi koydu ortaya.

Vatandaş da dünden hazır.

Kaçak yaptığı binaya, bir miktar bedel ödeyerek ruhsat alacak.

Ne âlâ!...

Böyle bir fırsat ele her zaman geçmez.

Yatır parayı, al ruhsatı!…

Öyle de yaptı vatandaşların önemli bir kesimi.

Çekti fotoğrafı, internet üzerinden yükledi sisteme. Öngörülen parayı da yatırdı. Ruhsatı aldı.

Alır, ne diyelim!...

Siz veriyorsanız, o da alır.

Alır da, sizin ruhsat verdiğiniz binanın sağlamlığına baktınız mı? Demiri, çimentosu, kumu standartlara uygun mu?

Var mı bilginiz?

Merdivenlerinde korkuluk var mı?

Baktınız mı?

Elektrik tesisatı bilime uygun mu?

Haberiniz var mı?

Boş ver!...

Alan memnun, satan memnun…

Banka hesabına para yattı mı, sen ona bak!...

Sonra gelir bir deprem, sizden hesabını sorar.

O binalar un ufak olunca vicdanınız sızlar mı?

Sivrice depremi, uyarıyor. Sağır kulaklar, bu çığlığı duymayacak biliyorum.

Şimdi elimizde bilgi olsa da Elazığ’ın, Malatya’nın yıkılan binalarında kaç tanesinin imar barışından belge aldığını görsek… Böyle bir bilgiye ulaşma olanağımız yok, biliyorum. Sorsak da kimse bize bilgi vermez. Belki de devlet sırrı olduğunu söylerler.

Gelelim, deprem vergilerine…

1999 Marmara Depremi sonrası geçici olarak konulan deprem vergisi, sonra kalıcı hale getirildi. Resmi açıklamalara göre 21 yılda toplanan vergi miktarı 3 milyar dolar.

İyi para!...

Ne oldu bu para?

Eski Bakan Mehmet Şimşek açıklamıştı:

Duble yol yapmışlar.

Hani, duble yollar genel bütçeden yapılmıştı…

Kedi buysa ciğer nerede, ciğer buysa kedi nerede?

Deprem vergileriyle Marmara Depreminde yıkılan binalar yapılacak, depremzede yurttaşların zararları karşılanacaktı güya.

Bilim insanları, olası bir İstanbul depreminde elli bin binanın yıkılacağını söylüyor.

Dile kolay, elli bin bina!...

Her birinde bir kişi ölse, elli bin insan!

Sonra da takdir-i ilahi… İşin fıtratı!...

İlahi diyor ki Yunus suresi 100. ayetinde: “Allah, aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.”

Hem de fırtına gibi…