tonyahaber @ hotmail.com

Ali Aga’yı tanırsınız.

Hani, Uzunoğun Ali…

Tonya’nın Nasreddin Hocası…

Işıklar içinde uyusun!

Aramızdan ayrıldı ama, nükteleri ile yaşıyor.

Ali Aga bir nedenle cezaevine düşer. Görüş günleri ziyaretçileri ile buluşur, görüşür, özlem giderir her mahkum gibi.

Bir gün görüşten sonra koğuşa döndüğünde, mahkumlardan birinin ağladığını görür. Ağlayan mahkum, yakınlarını öldürmüş, onun için önemli bir ceza yemişti.

Ali Aga, koğuş arkadaşına neden ağladığını sorar.

Mahkum:

“Baksana, hepinizin görüşçüleri geldi. Beni arayan soran kimse yok!...”

Ali Aga cevabı yapıştırır:

“Sen vurdun görüşçüleri!...”

Geçen ay hükümet, ithal edilen 400’den fazla ürünün ek gümrük vergisini artırdığını açıkladı. Bunların çoğu sanayide kullanılan hammadde ya da yarı mamul madde. Yerli sanayinin ara ürünleri…

Amaç, yerli sanayiyi korumakmış.

Yerli sanayi zaten bu malları işleyerek ihracat yapıyor. Dolayısıyla üretilen ürünlerin fiyatları da artacak. İhraç malları nasıl ihraç edilecek?

Tam da Ali Aga’lık durum, görüşçüleri vurmak gibi…

***

1 Temmuz günü, iki televizyon kanalına beşer gün kapatma cezası verilmiş RTÜK tarafından.

Neden?

Bu kanallar muhalif…

Yani şimdilik iki kanal için şartel indiriliyor.

RTÜK tarihinde bir ilk bu tür ceza. Devamı temelli kapatmaya gider.

Kimileri mutlu olabilir, kına yakabilir alınan karar için…

Ama…

Tarihe bir göz atın, bakın.

12 Eylül’ün ardından da pek çok gazetenin yayınına son verilmişti.

Sonra ne oldu?

1983 seçimlerinde “devlet partisi” konumundaki, Evren ve arkadaşlarının desteklediği Milliyetçi Demokrasi Partisi nal topladı.

***

Hukukun savunma ayağını oluşturan avukatların örgütlendiği Barolarla ilgili yeni yasa teklifi Meclis’e geldi.

Türkiye Barolar Birliği yerine “çoklu baro” sistemine gidilecekmiş.

O ne âlâ!...

Hangi baroya kayıtlıysanız davanıza ona göre bakarız dönemi gelecek.

Siyasi tercihe göre baro…

Etnik yapıya göre baro…

İnanca göre baro…

Mezhebe göre baro…

Böl, parçala yönet…

***

Ve siyaset…

Son altı aydan beri siyaset dondu.

Kamuoyu yoklamaları böyle diyor.

İktidar ve muhalefet bileşik kaplar gibidir. Biri inerse öteki çıkar.

Ama Türkiye’de durum böyle değil. İktidar inişte, muhalefet yerinde sayıyor.

Muhalefet, iktidara hazır olduğunu kitlelere inandırmalı.

Daha da önemlisi, iktidar olmayı hedefleyen muhalefet cephesi, asgari müştereklerde birleşmeli.

Konu, ülkenin geleceği ise bu şart…

Parlamenter demokratik sistem için şimdiden yeni bir anayasa taslağı için adımlar atılmalı. Darbe ürünü Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası ve insan hak ve özgürlüklerini budayan antidemokratik yasalarla ilgili değişiklikler şimdiden belirlenmeli.

Yok, “Kervan yolda dizilir.” diye düşünüyorsanız, çok geç kalırsınız.

Artık geç kalınmasına ülkenin de, toplumun da tahammülü kalmadı.