Şu koronalı günlerde, yaz’ın gidişini; bazılarımız sevinçle uğurladık. Bazılarımız, hüzünle içimize sindirdik. Sonbahar havaları gibi duygularımız da çok sık değişiyor. Evet, yaz güzeldir ama “Covit-19” olmazsa, sonbahar daha güzeldir. Eğer siz böyle düşünmüyorsanız ve kendinizi, yazın bittiğine bir türlü ikna edemiyorsanız; gelin, bardağın dolu tarafına hep birlikte bakalım.

*Tepede güneş vardır ama yakmaz… Hava, biraz yaz, biraz kıştır; bu yüzden, istediğiniz gibi giyinebilirsiniz… Kimse, sizi ayıplamaz.

*Özlenen yağmurlar artık başlamıştır. Arkası gelecektir.

*Dökülen yapraklar sayesinde, harika fotoğraflar çekebilirsiniz… Ancak, hemen her gün, bu yaprak dökümü gibi dökülen insanlarımızın bıraktığı taze anıları unutmadan… Ben, unutmadım ve kısa bir şiir yazdım.

Sonbaharın hüznü,

Dökülürken dallardan,

Özgürlüğü özlemlerden toplardık.

Yürürdük patika yollarda,

Yitik anıları, güneşin sofrasına koyardık.

İsyan ateşi yanıyor şimdi, 
Ufkumuzun sınır hatlarında… 
Yüreklerimiz yağmur yarışı, 
Sevgi, sessiz bir gemi; 
Anılar, ıslak bakışların gizemi…

*Bu sonbahar havasında, ne yazık ki, insana huzur vermeyen, hastalık korkusu üreten bir hüzün vardır. Bu hüzne ve korkuya karşı; maske, fiziki mesafe ve temizlik tedbirlerini unutmayalım. Çünkü çember daralıyor, korona fırtınası yaklaşıyor. Yeri gelmişken, belirtmeliyim. Bu sıkıntılı süreci, bir dalgakıran gibi karşılayan sağlık çalışanlarının büyük emek ve özverisini unutmayalım. Onlara, her yerde sahip çıkalım… Ve çekinmeden söyleyelim:”Sağlık çalışanlarına kalkan eller kırılsın!”

*Artık hiçbir yerde, sigara dumanı üreten kahvehanelerde diz dize, yüz yüze oturmayacaksınız. Dolar ve Euro’nun sürekli yükselişini, TL’nin her geçen gün değer kaybedişinin nedenlerini, çarşıda, pazarda çözmeye çalışacaksınız…

* Ekonomik ve pandemik krize rağmen, rüzgârda uçuşan saçlarınız sayesinde, romantik bir hava bile yakalayabilirsiniz…

*Tadını, birazcık unuttuğunuz sıcak içecekleri, yeniden içmeye başlayabilirsiniz. Ne yazık ki, sokakta oturmayı bırakıp, özlediğiniz mekânlara, özgürce doluşamayacaksınız…

*Ve bu ay, ülkemizin kurtuluş simgesi,  29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı, tören etkinliklerini de izleyebileceksiniz… Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk (Söylev) adlı eserini, özgürlükçü ve bağımsızlıkçı düşüncelerini de, inceleyebileceksiniz.

*Patika yollarda, caddelerde, sokaklarda fazla terlemeden, uzun yürüyüşler yapabileceksiniz. Takip ettiğiniz diziler (varsa) yeni bölümleriyle akşam evinizde (varsa) huzur içinde izleyebileceksiniz...

*Ya da örneğin bu ay’da doğan ünlü düşünür ve yazar Nietzsche’nin kitaplarından birini okuyabilir ya da nitelikli sözlerini inceleyebilirsiniz… Örneğin:”Bir ülkede, sanattan çok servete değer verilirse, bilinmelidir ki, orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır.”