tonyahaber @ hotmail.com

Bu işin faturası ağır olacak!...

Şu bir gram bile gelmeyen virüs var ya, dünyanın başına bela oldu.

En akıllı yaratık olduğu söylenen insan, bir gramlık virüsle baş edemiyor.

Durum vahim!...

Gidişat korkutucu.

Yetkililer, her gün açıklama yapıyor.

Hastalığın kaç kişiye bulaştığı, yoğun bakımdaki hasta sayısı, ölenler… vs.

Toplum açıklanan rakamlara inanmıyor.

Pek çok bilim adamı, açıklanan rakamları ikiyle, üçle çarpın diyor.

Neden doğrusu açıklanmaz, sır gibi saklanır, halk kandırılır?

Bir yandan da şeffaflıktan söz ederler.

Öyle görünüyor ki, ekonomik çıkmaz hastalığın önüne geçti. Ekonomi batmasın diye “normalleşme” adıyla alınan sıkı önlemler gevşetildi.

Turizm alanlarında oteller, plajlar dolu.

Fiziksel mesafe hak getire!

Milli Eğitim Bakanlığının, okulların 31 Ağustos’ta açılacağına ilişkin açıklaması düşündürücü.

Hangi veli, 7 yaşındaki çocuğunu okula gönderecek? Her öğrenciye sınıfta 4 metrekare yer ayrılması öngörülüyor. Bu durumda sınıflara kaç öğrenci sığacak?

Gruplar halinde dönüşümlü olarak öğrencilerin okula alınacağı söyleniyor.

Bu da sadece okulculuk oynamadan öteye geçmez.

Televizyondan, internetten ders verme de moda olacak sanırım.

Bilgisayarı, interneti olmayan kaç aile var, biliniyor mu?

Fırsat eşitliği bunun neresinde?

İşin öğretim boyutunuzu hallettiniz diyelim, asıl olan eğitim boyutu ne olacak?

Okullar açılır, çocuklarımıza koronavirüs bulaşır, bir tanesi bile yaşamını yitirirse hesabını kim verecek?

Olması gereken, okulları önümüzdeki eğitim öğretim yılında hiç açmamak. Anaokulundan üniversiteye kadar, varsın bir yıl okullar kapalı kalsın…

Birinci dalgadan kurutulamadık, bilim insanları Eylül’de ikinci dalganın geleceğini söylüyor.

Şimdiden sıkı önlemler alınmazsa sağlık sistemi çöker.

Bu gidiş iyi değil!...

Test sayısını ne kadar az tutarsanız yeni hasta sayısını o kadar az görürsünüz.

Olgu sayısını azaltmanın en etkili yolu enfeksiyon zincirinin kırılması. Türkiye, test sayısını azaltarak hastaları yakalama imkânımızı maalesef ortadan kaldırıyor ve salgın çok hızlı bir şekilde artıyor.

Sadece, hastaneye başvuranlara test uygulanıyor. Beş ayda beş milyon kişiye test uygulanmış.

Daha geride 78 milyon insan var!

Yoksa, “sürü bağışıklığı” mı düşünülüyor?

İngiltere uygulamaya kalktı, ağır faturası önlerine çıktı.

Bir yandan vaka sayısının arttığı söyleniyor, ancak vakaların hangi mahallelerde olduğuna ilişkin bilgi verilmiyor. Burada da bir sır var. Neyin nerede olduğunu açıkça bildirin ki, insanlar önlem almada biraz daha duyarlı olsun.

Öyle görünüyor ki, durum vahim. Hem de çok vahim!…

Salgın pek çok şehirde kontrolden çıktı.

Türkiye’de sağlık sisteminin muhtemelen en güçlü olduğu şehirlerde bile tüm yoğun bakımların dolu olması, artık yoğun bakıma hasta kabul edilmemesi, hem akıldışı salgın yönetiminin sonucu, hem de çok tehlikeli bir gelişme…

Öyle görünüyor ki, durumun vahameti topluma  doğru anlatılmazsa, sonbahar/kış ağır geçecek!...