Kendini bilmez birisinin son Türkiye Cumhuriyetiyle ilgili sözleri her vatan severi endişeye sevk etmiştir..Amacının ne olduğu bellidir..Bu düşünce sahiplerinin yıllardan beri Son Türk Devleti ile sorunlarını olduğunu yeni keşfetmiş değiliz.

Bu tür düşünceye inananların devletimizle ilgili en önemli meseleleri,Devletin adının TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ oluşudur..Bir başka ifadeyle milliyetsiz soysuzların hedefinde Türk Milleti'nin bizzat kendisi vardır..Bu mezhuplar önce dillerinin altındaki baklava çıkarırlar sonrada toplumun tepkisine göre ağız değiştirirler..Sözlerini inkar ederler..Riyarlık örneği sergilerler..

Niçin sözde İslamcılar TÜRK'E,TÜRK MİLLETİ'NE VE TÜRK DEVLETİ'NE KARŞIDIRLAR..?Bu sorunun cevabını Türk Medeniyet Tarihindeki siyasi gelişmelere bakarak araştırmak ve bilimsel olarak inceleyerek vermek zorunluluğumuz vardır.

Yazıma Atatürk'ün “”NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE””vecizesiyle devam etmek istiyorum..Bu ifade günümüzde bir çok devlet yöneticisini,siyasi partilerin temsilcilerini hatta bir çok üst düzey yöneticileri rahatsız ettiğini herkes görüyor ..Defalarca vecize açıklandığı halde bölücüler başta olmak üzere siyasi islamcıları ikna etmek mümkün olmadı..Bir çok kez “”TÜRK”” adı ayrımcılık ,ırkçılık olarak algılandı..Maalesef bu algı günümüzde Türk Milleti'ne siyasi olarak dayatıltı..

Hafızamızı tazeler ve yetmişli-seksenli yıllara geri gidersek “TÜRK'ÜM”diyenler Ülkücü Türk Milliyetçilerinin dışında faşıstlıkla suçlandı.Basit bir yaklaşımla “ne mutlu Türk'üm diyene”” sözü o günlerin şartlarında şuphesiz faşıst bir yaklaşımı ne de etnik bir ayrımcılığı hedeflemiş değildir..Birlik ve bütünlüğe fazlasıyla ihtiyaç duyulan bir dönemde ayrımcılık asla söz konusu değildi..Tam aksine Anadolu'da yaşayan Türk Milleti'nin birleştirici ruhunun ön plana çıkarılması hedefllenmiştir..

Türk Milletinin milli birlik ve bütünlüğünü özellikle yetmişli-seksenli yıllarda siyasi mücadele haline getiren Ülkücü Türk Milliyetçileridir..Bu gün Ülkücü Türk Milliyetçileri aynı değerleri savunan tek siyasi fikir hareketini sürdürüyorlar..

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışından sonra ,yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel taşlarını inşa etmek hiç kolay olmasa gerek..Bu topraklarda yaşayan halkın bir aidiyet duygusunu oluşturmak Türk Devletinin kurucu iradesi için oldukça meşakatlı olmuştur..Türk Devleti hiç bir dönem ırk ve ya soy üstünlüğü üzerine kurulmuş bir devlet değildir..Anadolu'da yaşayan herkes Anayasamızda Türk kabul edilmiş ve bu sosyolojik kavrama göre devletimizin temel ilkleri oluşturulmuştur..

Bu günlerde bazı art niyetli kişilerin hedefinde Türk Devleti ve Türk Milleti vardır..Atatürk bir milletin yok edilmek istenildiğini görmüş ve ona kimlik kazandırmak için “”NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE”” ifadesini kullanmıştır..Atatürk ve silah arkadaşlarının amacı bir millet bilinci oluşturmak ve bu sayede Türk Milleti'ni yok olmaktan kurtarmaktır..Atatürk ve silah arkadaşları TÜRK MİLLETİNİ yok olmaktan büyük mücadele neticesinde kurtarmışlardır..hem de yedi düvele karşı Büyük Türk Kurtuluş Savaşını kazanarak ....Savaştan sonra Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletini inşa etmek için her alanda inanılmaz bir gayret sarfedilmiş ve nihayet Türk Devleti kurulmuştur.

Atatürk'ün “”BÜYÜK ESERİM”” dediği Türkiye Cumhuriyeti Devleti ,Türk Gençliğine ve dolasıyla Türk Milleti'inin tamamına emanet edilmiştir..Bu kutsal emaneti sonsuza kadar korumak ve yaşatmak hepimizin milli görevidir..Görevimizi yapmak için gerektiğinde yeniden milli mücadele ruhuyla her zorluğu yok etmeye ve önümüzdeki tüm engelleri yıkmaya kararlıyız..

Dün atalarımız hürriyetlerine kavuşmak,izzet ve namuslarını korumak,aynı zamanda tam bağımsız bir devlete sahip olmak için canlarını seve seve nasıl feda etmişlerse,bu gün de bizler yeri ve zamanı geldiğinde aynı davranışı sergileyeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın..

çeşitli zorluklar,yokluklar ,engeller hatta yeniden yok olmakla karşı karşıa kalabiliriz..Türk Milleti ve bu ülkeyi karşılıksız seven Ülkücü Türk Milliyetçileri olarak ,aynen Atatürk ve silah arkadaşlarının yaptıkları gibi Türk Devletini ve Türk Milletini korumak ve yaşatmak için kan ve can vermeye hazırız..Türk Milletini karakterize eden özellikerinden birisi onun engin tarihidir..Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşman olanlar tarihin sayfalarını çevirip baksınlar..

Cumhuriyetin ilan edildiği ve aynı zamanda Kurtuluş Savaşının sürdüğü yıllarda Anadolu yoksulluk ve sefalet içindeydi.Eğitim ,Sağlık ve gelir düzeyi açısından da tam bir hiçlik yaşanmaktaydı..Buna rağmen zafer kazanıldı ve Devlet kuruldu..Bu devlet sonsuza kadar yaşayacaktir...Hiç bir güç ve kuvvet Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yıkarak yerine kafalarına göre bir başka güç inşa etme şansına sahip değildir..Herkes aklını başına almalı ve sözlerine dikkat etmelidir..

ÇAPULCULARIN SÖZLERİYLE NE DEVLET YIKILIR NE DE DEVLET KURULUR..