Siyaset hangi pazarda sergileniyor, ad bulamıyorum. Bu denli birbirini karalayan, aşağılayan, küfre varan söylemlerle siyaset yapılıyorsa bunun nedeni yurttaş olamaz.

        Hangi yurttaş, böyle tutarsız ve de seviye gözetmeyen bir siyaset yapılmasını ister.

        Ama ne yazık ki; güzel ülkemde bu oluyor ve giderek de boyut kazanıyor. 

        Şimdi sorma hakkımı kullanıyorum.:

        Doktorlar için bu ülkede, hatta dünya "Hipokrat meslek yemini" etik kuralları oluyor da...

        Mühendisler mesleklerinin sokağa düşmemesi için daha önce ustalarının gelenekselleştirdikleri kurallara saygı gösteriyor da...

        Tüccar, esnaf icra ettikleri işin geleneğine saygı duyuyor, sınırı aşmıyor da...

        Gazeteciler; Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin yıllar önce bir grup gazeteci üstadların oluşturduğu "meslek etik kuralları"na saygı duyuyor da...

        Daha nice grup esnaf ve de çalışan toplumsal yaşamın akışına saygı duyup, kusur yapmamaya özen gösteriyor da...

        Siyaset yapanları;  böyle bağlayan, saygı göstermesi gereken kurallar nerede?

        Niçin "Siyaset etik kuralları" yok?

        Niçin konulmamış?

        Demokrasimizin hala emekleme dönemini aşamadığının işareti bu olsa gerek...

        Siyasetçi mi? Ohooo... O istediğini yapar, söyler.

        Hatta karşı geleni azarlar, döver... İşten attırır.

        Dünyanın gözü önünde Meclis'te yumruklaşır, kavga eder. Bacağı ısırılan, gözü moraran, yediği dayaktan rapor alan olur.

        Bunlara olağandır, deyip geçenler olabilir. Çünkü, bunlar her dönem oluyor da denebilir. Böyle gelmiş, böyle gidiyor.

        Ama tv ekranından, miting meydanlarından birbirine küfür savurmak, yerden yere vurup aşağılamak niçin?

        Aşağılamanın en adisine baş vurmak...

        Bu yol/yöntem, siyaset sınırları içine girmemeli...

        TV'lerden sadece haberleri izliyordum. Dizilerde yaşanan aile faciaları, şiddet, kavga, mafya görüntüleri alabildiğince aile hayatında tahribat yaparken; giderek yükseldiğini görüp üzüldüğüm siyaset çamurlaşması tavan yaptı.

        Siyaset dünyamızın böylesi düzeye düşmesinden rahatsız olanlar vardır elbet.               

        Ancak, rahatsız olmakla düzelecek değil bu olumsuzluk.

        Siyaset bir meslek değil, ama bizde o yola saptı. Desek ki; siyaset yapacak olanlar için şöyle bir etik kurallar koyduk, hemen kimilerinin kıyametler, feryatlar koparacağını biliyorum. Hadi, siz koyun kural, yapın centilmenlik anlaması desek, kimileri taş koyar hemen.

        O zaman, yurttaşlarım isterlerse  -ki çok isterim- siyaseti kirlilik yaratmadan, çamur atmadan, birbirini karalamadan yapan siyasetçi tercih ederek, seçerek ülkemizin yönetimine getirebilir.

        Ülkemizin  böyle bir sağduyuya şiddetle ihtiyacı var.