Gençliğin konusu  birkaç açıdan incelenmeli..

      Her siyasi parti  gençliğe  önem  verdiği  bolca  palavralarla  anlatır. Bu günlerde de   en çok konuşulan  gençliktir..   Gençlik  ile  alakalı seçime  giren  bütün siyasi  partilerin projeleri  var. Bazıları önemli,   bazıları  ise  sadece  söz ola  geri gele  manasında  ..

    Gençlere  sordum…Size  göre sizin için en önemli  projesi  olan  siyasi parti  hangisidir?  Verilen cevap ilginç  ..diyorlar ki  “”siyasi  partilerin  projelerine  inanmamız için ,önce  o partilere inanmamız lazım. Maalesef bir çoğuna   inanmıyoruz…Bununla  beraber projelerine de  kesinlikle inanmıyoruz..””

   Gençlere hak vermemek  mümkün değil…Siyasetçilerin  söylemlerine  baktığımda  ,gençler doğru  söylüyorlar.. Farklı  siyasi  partilerin olması normal…Birden  fazla  siyasi  parti yoksa, demokrasiden söz  edilemez..

  Siyasi  partilerin kuruluş  gayeleri  millete  hizmet etmek  değil midir? Halkın  sorunlarına  akılcı ve bilimsel yöntemlerle çözüm   yollarını  sergilemek demokratik  ülkelerde  siyasi  partiler aracılığı ile  olur. Siyasi  partiler olmazsa  demokrasi  olmaz. Özgürlük  olmaz. Hür iradeden  söz  edilemez.. Bir başka  ifadeyle  siyasi  kurumlar gençliğin  geleceğine  şekil  veren  sivil  ve demokratik kuruluşlardır….Şayet bu sivil  toplum kuruluşları gençliğe  umut olmazlarsa, onların ufkunu açmazlarsa ,geleceklerini uygun  bir siyasi  düşünce ile  şekil vermezlerse  ,gençlik  o kurumlara saygı duymaz, onlara güvenmez  ve inanmazlar..

   Türk  Gençliği bu  günkü  siyasi partilere inanmıyorlar, güvenmiyorlar  ve asla  saygı duymuyorlar. Bu durum gençliğin  suçu  değildir. Elbette  gençlik  haklıdır. Siyasilerin kullandıkları Dil, üslup  ve eylemlerinin neticesinde gençliğe  umut olmadıkları aşikârdır. Şu  sözlere bir bakınız lütfen.. ””çöplük,  pislik, tezek, alçak, hain, haysiyetsiz ,şerefsiz ,onursuz, yalancı , riyakar, sahtekar ,hırsız,  vb “” bir çok sokakta  bile  söyleyemeyeceğimiz  sözler. Bu  sözleri  dinleyen  gençlik sizce siyasilere  nasıl  bakarlar?

    TBMM’sinde  görev alacak her insan  topluma örnek olmalıdır.. Bu  örneklik  her hareketiyle kendini  göstermelidir. Sokakta dahi  söylenemeyecek  sözleri  siyasiler TBMM sinde   söylemekten uzak  durmazlarsa  gençlik  bu şahısların hangi  davranışlarını örnek alacak ki,  onlara inansın ve ya onlara  güvensin..?

    Demokratik  ülkelerin  hiç birisinde  ülkemizde  olduğu gibi  ahlaki  olmayan hiç söze yer verilmez. Demokrasisi  gelişmiş  Avrupa  devletlerinin  kurumlarında toplumsal  ahlak ile bağdaşmayan  hiçbir söze  yer  verilmez.. Y a  bizde… ? 

   Siyaset gençleri  hangi konuda yönlendirmelidir?  Sorusu akla gelebilir..

    EĞİTİM

     KÜLTÜR

     BEDEN  VE RUH SAĞLIĞI  açısından ve en önemlisi  de siyaset açısından gençlik hem yetiştirilmeli  hem de  yönlendirilmelidir. Aslında  siyaset  gençliğin  tüm alanlarını  kapsar..

     Siyaset  açısından gençlik günümüz  Türkiye’sinde  en  önemli  bir sorundur. Ülkemizde  gençliğin siyasette  uğraşması   bilim çevrelerince  yeterince  tartışıldığına inanmıyorum.. Neden böyle  düşünüyorum…Bir çok üniversitemiz var…Üniversitelerimizin  hiç birinde  gençliğe  kişilik kazandıracak çalışma yoktur. Aynı  zamanda  ilk öğretim  ve  orta Öğretim kurumlarında da böyle bir çalışma  yok. Millî  Eğitim temel  amaçları  sadece kağıt üzerinde  kalmıştır. Aslında  bu amaçlar söz olarak eksik  değildir. Uygulama  alanında amaçlarla  alakalı bir çalışmaya yer verilmemektedir..

    Her  siyasi parti  Türk  gençliğinin  siyasi alanda olmasından korkmaktadır. Sadece  sözde gençliğe değer verildiğine şahit oluyoruz. Hâlbuki  Türkiye Nüfusunun  önemli  bir bölümünü  genç kuşak oluşturmaktadır..

   Ülkemizde  “”gençliğe  önem veriyorum..”” diyenler yalan  söylüyorlar. Gençliğe  verilmiş  olsaydı yüzbinlerce genç  hem de  üniversite mezunu olmuş  gençlerin % 25 işsiz olur muydu?

   Şayet  gençliğe  değer  verilseydi, onlarca  genç;  işsiz  oldukları için intihar  eder miydi?

  Şayet gençliğe  önem verilseydi; üniversitede okuyan, mezun olan genç kızlar ,genç  erkekler  “”BU ÜLKEDE  YAŞAMAK İSTEMİYORUM..”” der miydi?  Bu durumdan  sorumlu  olan  siyasiler değil mi?

   Her şeye rağmen gençlere bazı  önerimler var..

   Bak  genç kardeşim; geleceğimizin  teminatı  sizlersiniz. Yurdumuzun geleceğinde  söz sahibi sizler olacaksınız. Hiç  bir şart  sizleri karamsarlığa itmesin…Kendi  geleceğinizi sizler belirleyeceksiniz. Asla  umutsuz olmayınız. Şartlar bu gün zordur, biliyorum..  Zor şartlarla  mücadele  etmelisiniz. Daha  doğrusu  hayatınızın  önündeki engellerle  savaşmalısınız. Hiç  bir  zorluk  sizleri yıldırmamalıdır. Yılgınlığa asla izin  vermemelisiniz..  Kendi  geleceğinizi  ,kendiniz  planlamalısınız. Siyaset  alanında mutlaka  yer almalısınız..

   Türk Gençliği ,Türk Milleti’ne önder olmalıdır. Bakınız  Gazi Mustafa Kemal  Atatürk bu devleti kurduğunda sizin kadar genç  ve heyecanlıydı..

   Atatürk’ün gençliğe  hitabesini her gün mutlaka okuyunuz. Bu hitabe  size ışık olacak, yol gösterecek ,cesaret verecektir..

    Unutmayınız ki  gelecek sizin ,siz  geleceksiniz..