BRÜKSEL - Öyle ya, iki taraf da haklılığı kendinde gördüğüne göre şimdi ne olacak? Almanya, Hollanda, Avusturya hemen "sefer-i Türkiye"ye çıktılar. 

        Şimdilik, yoğun bir öfkeli söz düellosu yaşanıyor.

        Merak etmeyiniz bu düelloya Fransa da katılır. Danimarka da...

        Arkası da gelir.

        Tıpkı "Haçlı seferleri" gibi... Dizilirler birbirlerinin peşine.

        Birbirlerini arkalarlar.

        Aynı ağızdan, aynı notadan konuşurlar.

        Hemen birlik olurlar.

        Hedeeef Türkiye!.. 

        İleriiiii!..

        Tabii ki; direnen, karşı çıkan, itiraz eden Recep Tayyip Erdoğan'a...

        Erdoğan, TC Cumhurbaşkanı... 16 Nisan halkoylamasında "evet" çıkarsa "Başkan" olacak.

        Yani;  "Cumhur" sözcüğü artık adının önünde olmayacak...

        Başkan Obama... Başkan Trump gibi...

        Başkan Erdoğan...

        Neydi o; Reis-i Cumhur... Cumhurbaşkanı...

        İnsanın dili dolanıyor.

        Ne rahat söyleniyor değil mi? Başkan Erdoğan...

        Keşke "Başkan Doğan!.." diyebilseydik...

        Hem kafiyesi, hem ses uyumu daha uygun düşer, daha rahat söylenirdi.

        Neyse...

                                                               Xxx

        Anayasa değişikliğine ilişkin halkoylamasına "evet" oyu sağlamak için Türkiye yetmedi; Avrupa ülkelerinde de propaganda yapılmak istenmesi iş açtı kafamıza...

        Yanlış anlaşılmasın, tabii ki Avrupa'daki yurttaşlarımız da halkoylamasına oylarıyla katkı versinler.

         Versinler, yani "seçme hakları"nı kullansınlar. Bu demokratik bir hak onlar ve hepimiz için...

        Peki, Avrupa ülkelerindeki yurttaşlarımızın niçin "seçilme hakları" düşünülmez/tartışılmaz, bu konuyu sorar mıyız kendimize?

        Gelelim asıl sorumuza: Avrupa'da ekonomisi güçlü ve  NATO'da müttefiği olan ülkelerle köprüleri atan Türkiye; yaşanan "halkoylaması krizi"neden sonra ne yapacak?

        Öyle ya, bir tarafta Avrupa... Öte tarafta Türkiye...

        Karşı-karşıya...

        Buna can dayanır mı?

        Yazınız bir kenara... Bu öfke ve karşılıklı atışmaların tavı bir hafta on gün sürer.      

        Sonra tarafların yelkenleri suya iner.

        Her iki tarafın gemileri birbirlerine gelir-gider.

        Meydanın gümbür gümbür gümlemesine bakmayınız.

        Devletler hukuku var...