24 Haziran seçimleri sonrasında, ülkemizdeki ekonomik, sosyal ve siyasal durumun bir hayli sıkıntılı geçeceği belliydi. Seçim öncesinde, gerek muhalefetin, gerekse iktidarın halka açıkladığı  vaatlerin gerçekleşme oranının, çok düşük düzeyde olacağını biliyorduk… Seçim ortamında, bol kepçe vaatlerin, çok inandırıcı olmayacağı, çünkü ortadaki çökmüş ekonominin, seçim sonrasında bir hayli çatırdayacağı belliydi...

Muhalefet partileri, seçim sürecinde daha çok toplumsal özgürlüklere vurgu yapmıştı. O arada, ekonomik vaatler de vermişlerdi... Muhalefet, ne vaat ettiyse, iktidar; onlardan geri kalmamaya çalıştı.

Dünya’nın ve ülkemizin duyarlı kesimlerinin bir an önce kalkmasını beklediği Olağanüstü Hal (OHAL) kalkacaktı. Kalktı. Ama yerine getirilen sıkı düzen, büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu sıkı düzen, bireysel ve toplumsal özgürlükleri, daha ağır biçimde baskı altına alacak ve daha fazla kısıtlayacak hükümler içeriyor… Valiler; bir çeşit Sıkıyönetim Komutanı oluyor.

8 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu hizmetlerinden 18 bin 632 kişi, bir kalemde ihraç edildi. Bu, korkunç bir rakam…12 Eylül 1980 faşizminin uygulamalarından beter… İhraçların isabetli olup olmaması bir yana, insan hak ve özgürlükleri açısından çok düşündürücü bir uygulama…

OHAL’İN YERİNE, 3 YIL SÜRECEK YENİ BİR DÜZENLEME HAZIRLANDI.

 Yeni düzenlemede birçok madde dikkat çekti. İşte o maddelerden bazıları:

*Valiye, şüpheli gördüğü kişiyi, 15 gün şehirden atma yetkisi
*Valiye, toplantı ve gösterileri engelleme yetkisi…

*Generaller dâhil tüm askeri personele karargâha girişte, detektörden geçme şartı. Asker ve polisler kamudan ihraç edildikten sonra geri alınsalar bile, kilit görevlere atanmayacak, araştırma bölümlerine verilecekler… SUÇUN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ, 3 YIL BOYUNCA RAFA KALKACAK… Sıkıyönetim uygulamalarını aşan yeni sıkı düzen yasakları, saymakla bitmiyor…

İktidarın seçim vaatlerini, irdelemeye devam ediyoruz… Vergiler, faizler, enflasyon düşecekti… Düşmedi… Hayat pahalılığı azaltılacaktı. Azaltılamadı, daha çok arttı. Dövizdeki artış durdurulacaktı. Durdurulamadı. TL’nin değeri, her geçen gün azalıyor… Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyon ateşi, cebimizdeki parayı, kar gibi eritiyor. Dövizle borçlananların borçları, gün geçtikçe kabarıyor… İş yerleri hızla kapanıyor… Küçük esnaflar, yoksul köylüler, dar gelirliler, işsizler ateşten gömlek içinde… İktidar sahipleri, pembe tablolar çizmeye devam ediyor.

Özgürlükler, genişletilecekti… Genişletilmedi, daha çok kısıtlandı. Seçilerek, yeniden dokunulmazlık kazanan bazı milletvekilleri, hapishanede ömür çürütüyor… 24 Temmuz 2018 itibariyle güncel bir örnek: CHP milletvekili Enis Berberoğlu; HDP milletvekili Kemal Bülbüloğlu, serbest bırakılmadı...  Berberoğlu; ölüm orucunda, özgürlük bekliyor. Meclisin işlevi, saygınlığı artacaktı… Artmadı… Tutuklu milletvekillerinin tutukluluğu devam ediyor… 

Yasama, yürütme ve yargı erkleri, tek adam rejiminde, daha iyi işleyecekti. Bürokrasi azalacaktı. Terörün kaynağı yok edilecekti. Edilemedi… Yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukla mücadele hız kazanacaktı. Kazanmadı…  Çalışanların, emeklilerin ekonomik ve sosyal hakları iyileştirilecekti… İyileştirilemedi... Satılan şeker fabrikalarındaki işçiler, işten atılmayacaktı. Atıldı… Satılmaması gereken stratejik önemdeki pek çok devlet kuruluşları, arazileri, ormanları satıldı… Satılıyor… Tüm bu olumsuz gelişmeleri frenleyecek, denetleyecek mekanizmalar; başta TBMM olmak üzere, etkisiz hale getirildi. Tek adam rejiminin demir mengenesi, tüm bireysel ve toplumsal özgürlükleri durmadan sıkıştırıp yok ediyor. 

Toplumsal muhalefet; önümüzdeki süreçte, eksik ve yanlışlarını düzelterek yaşanan tüm olumsuzluklardan daha fazla ders çıkaracak, temsil açısından daha güçlü olmaya çalışacak… Toplumun ezici çoğunluğunu arkasına alarak, rejimin antidemokratik uygulamalarını sergilemeye, haklı talepler etrafında, gerçek demokrasiyi savunmaya, kitleri kazanmaya devam edecek.

Biz, Tonyahaber Gazetesi olaraktoplumun hangi kesiminden olursa olsun, her koşulda,  haksızlığa uğrayanların, bütün ezilenlerin demokratik hak ve özgürlüklerini savunmaya, iktidarın tüm uygulamalarını vaatlerini izlemeye, irdelemeye, halkı aydınlatmaya  devam edeceğiz…