Bir toplumun yöneticileri

Ahlaktan;

Doğruluktan,

Yalandan,

Riyadan;

Hırsızlıktan,

Yolsuzluktan,

Edep ve hayadan,

Dürüstlükten,

Çalışkanlıktan,

Üretmekten,

Erdemden,

Faziletten,

Bilgiden,

Tecrübeden,

Deneyimden,

Ehliyetten,

Liyakatten,

Kısaca Milli ve Manevi değerlerimizin tümünden

İnsan hak  ve Hürriyetlerinden ;

Kadın -erkek eşitliğinden,

Ülke  ve Dünya gerçeklerinden uzak  iseler,o topluluğun devlet düzeni  içinde varlığını  sürdürmesi  asla  mümkün değildir.

Şiddet denilince  sadece kadınlarımıza ,erkekler tarafından ya da  erkeklere hakimiyet sağlayan kadınlar tarafından yapılan kötü muamele akla gelmemelidir.

Son  yıllarda  şiddet uygulamaları  öyle bir seviyeye  gelmiş ki halk  her an toplumsal patlamayla karşılaşabilir.

Kadınlarımıza  şiddet ölümle neticelendirildiği  için dayanılmaz bir hal almıştır.

Kadınlara  şiddet tamamen kültürel  bir düşünce tarzının sonucudur.

Kadınlar;bizim toplumumuzda erkeklerin adeta  kölesi,hizmetçisi,uşağı olarak  görülmektedir.Çok iyi hatırlıyorum:çocukluğumuzda erkek çocuğunu  evlendirmek  isteyen aile ,gelin olarak alacağı  kadının fiziki  yapısına dikkat ediyorlardı.Fiziki  yapısı  güçlü olan kadın öncelikle  yük taşıma  aracı (affedersiniz) hayvanı olarak  algılanıyordu.Anadolu’da hala  durum  aynıdır.

Bir başka  gerçek  ise  kadın ve  erkek yan yana  yürürken ,kadının  birkaç adım arkadan takip  etmesi de  aynı zihniyetin ürünü  değil mi?

Gidin  Anadolu’nun kırsal kesiminde  yaşayan  kadınlarımızın durumlarına bir bakınız.Kadınlar evin hizmetçisi,hayvanın çobanı,tarlanın traktörü;evin aşçısı,temizlik  görevlisi,çocukların  zorunlu  bakıcısı;  ayrıca da evli  olduğu  erkeğin seks  aracıdır.

Aile  içinde  asla söz  sahibi  değildir.

Bütün bunlara rağmen kadınlar üstelik  namus  simgesidir.Erkek  ,her türlü  rezilliği  yapar,ancak namus simgesi  kadınlardır.Büyük çoğunluk  böyle  düşünüyor.Ne yazık ki  erkeklerin yaptıklarına “”HOVARDALIK””  kadınların yaptıkları “”ORUSBULUK””  olarak kıymetlendiriliyor.Bu gerçekleri  açıkça konuşmak  zorundayız.Daha  çok sözlerle ifade edebileceğim  kadınlarımız  hakkında erkek olarak bizlerin pislikleri var  ancak bunları ben dahi  yazamıyorum ve ya konuşamıyorum.

Gerçeklerle  hepimiz  yüzleşmek zorundayız.Ülkemizde  kadınlarımıza  uygulanan şiddet  tamamen kültürel bir zihniyetin sonucudur.Kültürel  zihniyetin başında da   yanlış ve  hatalı inanç değerler yer almaktadır.

Bir  başka  şiddet ise  kadınlarımızın hak  ve Özgürlüklerini,toplumdaki  yerini kültürel  ve zihniyet  olarak  her türlü kötülüğü yapmaya  meyilli  olan erkeklerin konuşur  olmalarıdır.

Kadınlarımız ,en az  erkeler kadar  insan-i  değerler noktasında yeteneğe  sahip insanlardırlar.Haklarını  ve konumlarının  ne  olmasını gerektiğini  erkekler kadar bilecek ve savunacak yetki  ,yeteneğe  sahiptir kadınlar.

Günümüz  dünyasında kadınlar her alanda en az  “erkek dallamalar””  kadar başarılıdırlar.

Şu  gerçeği  artık yüksek sesle  söylemeliyiz..

Türkiye’de  kadınlar insan  yerine   konmuyorlar.Halbuki  “”KADIN=ERKEK= İNSAN””olarak  görülmelidir.

Biraz  iddialı  bir tezim var..

Diyorum ki:””KADINLAR ,ERKEKLERDEN  DAHA ÖNDE  İNSANDIRLAR””..Sosyoloji ve  insanı bilimler de hatta  ilah-i dinlere  ait kitaplarda da   aynı  düşünce yer  almaktadır.

Ülkemizde  şiddet sadece kadınlara uygulanmıyor.

En  büyük  şiddet  adaletsizlik değil midir?

Adaletin olmadığı  yerde  her türlü şiddet uygulanmıyor mu?

Adalete güven çok azalmışsa, şiddetin oranı  artmış  olmuyor mu?

Şiddetin uygulandığı o kadar çok  alan var ki, yazmaya kalksam yüzlerce  sayfa  kitap olur.

En çok  görülen şiddet uygulamalarının  bir alanı da  kamuda  görev yapan amirlerin memurlara karşı  davranışları değil mi?

İnsan hak ve hürriyetlerinin hiçe  sayıldığı  Türkiye’mizde şiddetin, baskının varlığını  kim inkar edebilir.

Yargısız infaz uygulamaları  başlı başına şiddet değil midir?

Yoksulluk içinde  kıvranan milyonlarca çalışanı, emekliyi açlık  sınırı  altında yaşamaya mecbur etmek şiddet değil midir?

İşsiz olan milyonlarca üniversite mezunu ve ya gençleri  açlığa  mahkum etmek  şiddet değil midir?

Elindeki  yetkiyi kötüye kullanarak küçük  bir hata yapan insanları zor duruma düşürmek şiddet değil midir?

Her gün zam üstüne zam yaparak insanların  aile  düzenini  bozmak, hayatlarını  yaşanmaz  hale  getirmek şiddet değil midir?

Haktan hukuktan uzak uygulamalar şiddet değil midir?

Şiddeti  yazmaya  devam etsem yüzlerce  sayfa makale  yazarım.

Şiddetin  her alanda uygulanmasının önüne  geçmenin tek yolu  var..

HERKESİN İNSAN  GİBİ  HAREKET ETMESİ..Bu sözlerimin tamamı da  HAYATLARINI İNSAN OLARAK  DEVAM  ETTİRENLEREDİR…