Birkaç yıl yer aranmıştı yeni yapılacak hastane için. Onca yer incelenmiş, en sonunda ıkış-tıkış da olsa eski SSK Lojmanlarının bulunduğu alan imara açılmış, önce yıkım yapılmış, ardından inşaat başlamıştı.

Yapılan 400 yataklı bir hastane idi. Hastanede 134 tek kişilik oda, 116 çift kişilik oda olacak. Son teknolojiye sahip tıbbi cihazlarla donatılacak hastane; 13 ameliyathane, 108 Poliklinik odası  ile, Acil serviste 23, Yoğun bakım ünitesinde 48 yatakla hizmet verecektir.Böyle büyük bir sağlık kurumunu Zonguldak’a kazandıranları kutluyorum.

Buraya kadar her şey iyi, güzel! Herhangi bir sorun yok.

Bu inşaatın projesi hazırlanmış, imzalanmış. İşin yapım aşaması gelmiş, ihalesi yapılmış, müteahhit teknik ekibi incelemiş teklifini yapmış. İhaleyi almış, inşaat başlamış. İşlemler yürürken müteahhit maddi  zorluklar içine düşünce inşaat durmuş.

Bu kez yeniden hastane için yeni yer aranmış, bulunamamış, 30.Mayıs.2019 tarihinde yapılan ihaleyle başka bir müteahhit firma ile  inşaat kaldığı yerden yeniden başlamış.

Buraya kadar da her şey iyi, güzel! Herhangi bir sorun yok. İnşaat devam ediyor.

Ancak, hastane inşaatında otopark bulunmadığı, bu nedenle en yakındaki Kız Meslek Lisesi binasının başka yere taşınması ile sorunun çözümleneceği konuşulmağa başlaması üzerine ZOKEV Başkanı Kürşat Coşgun 2. Mayıs.2019 tarihinde Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na okul binasının “Kültür Varlığı” olarak tescili için başvuruda bulunur.

 28 Eylül 2019 tarihli gazete haberlerine göre Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret eder, “Basın Masası”nın konuğu olur.  Milletvekili Hamdi Uçar, birçok konuda açıklamalarda bulunur: “Yeni yapılan Devlet Hastanesi Projesi’nde yaşanan otopark sorununun, Kız meslek Lisesi’nin başka bir yere taşınmasıyla çözülebileceğini belirten Hamdi Uçar, Madem hastane buraya yapılıyor o zaman Kız Meslek Lisesi’nin oradan kaldırılması gerekiyor, dedim. Çünkü poliklinik hizmeti veren bir hastanenin otoparkı olmalı ve şu anda sıkışık bir alan ortaya çıktı. Kız Meslek Lisesi’ni başka bir yere taşıyarak o alana çok katlı bir otopark yapılması gerektiği görüşündeyim.”  

Gazeteci ve ZABER Genel Yayın Yönetmeni Atilla Öksüz,  “Yeni yapılan hastanenin otopark  sorunu olduğunu daha o zamanlar dile getirdiğini, ancak ilgililerin gerekli ilgiyi göstermediğini” Kız Meslek Lisesi için geçtiğimiz hafta  yaptığı canlı yayında açıklar.

OKUL YAPMAK MI? OKUL YIKMAK MI?

2019 yılına kadar “her şey iyi, güzel ve sorunsuz” giderken, hastanenin otoparksız yapıldığı, bu sorunun çözümü için de Vekilimiz Hamdi Uçar’ın önerisiyle “Kız Meslek Lisesi’nin yıkılması” gündemin ortasına düşer! Yani hastane ve otopark için mazeret çok, ama Kız Meslek Lisesi ve Yayla ortaokulu kurbanlık koyun!

Hastane inşaatı 2-3 yıldır sürüyor, ama suçlu, 1964 yılında eğitim ve öğretime başlayan Kız Meslek Lisesi binası görülüyor. Yani bu hastane projesini hazırlayanda, onaylayanda, iki müteahhitin teknik ekibinde hiiiç kabahat/ sorumsuzluk yok, ama Kız Meslek Lisesi’nde var. 

             Kız Meslek ve Yayla okulu binalarını da yıkıp, otoparka açmak en kolay yol olarak görünüyor, bu önerileri yapanlarca.. Ne diyor Vekilimiz Hamdi Uçar: “Madem hastane buraya yapılıyor o zaman Kız Meslek Lisesi’nin oradan kaldırılması gerekiyor

ORADA KIZ İMAM HATIP LİSESİ OLSAYDI!

             Mimarisi ve görselliği ile Zonguldak’ın en kimlikli yapılarından biri olan Kız Meslek Lisesi ve hemen altındaki Yayla Okulunu (sinema salonu ve sahnesi olan ilk ve tek okul) yıkmak, yok etmek, tek çözüm olarak kamuoyuna açıklanıyor. Ama kamuoyu da şu sorunun yanıtını arıyor: Sayın vekilimiz, eğer orada Kız Meslek Lisesi yerine Kız İmam Hatıp Lisesi olsaydı, Yayla okulu yerinde de  İmam-Hatıp ortaokulu olsaydı, bu kadar kolay kaldıralım bu okulları, yıkalım bu okulları diyebilir  miydiniz? Bir düşünün isterseniz.

OKUL “KÜLTÜR VARLIĞI” OLARAK TESCİLLENDİ

Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı’nın başvurusunu gündemine alan Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, önce Zonguldak’a gelir, bina ile ilgili “yerinde inceleme” yapar ve 29.Kasım.2019 günü  Ereğli’de yaptığı toplantıda kamuoyunda Kız Meslek Lisesi   binasını “Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil eder. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ZOKEV Yönetim Kurulu Başkanı Kürşat Coşgun alınan karardan son derece mutlu olduklarını söyleyerek emeği geçen herkese teşekkür ettiklerini  belirtir. 

2.Aralık.2019 tarihinde Cumhuriyet gazetesindeki habere gore, Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, lisenin Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurumu kararınca “kültür varlığı olarak tescillendiğini” açıklar.

Yavuzyılmaz, “lisenin ‘kültür varlığı’ olarak tescillendiği”ni belirterek, “Cumhuriyet kadınının, gücünün, emeğinin, çalışkanlığının ve toplum hayatında söz sahibi olmasının sembolü olmuş bir yapı.    Cumhuriyet döneminin ilk kadın mimarlarından Yaprak Hanım tarafından mimarisi ‘yay’ şeklinde tasarlanmış, binlerce kıymetli öğrenciyi yetiştirmiştir” dedi.

MEĞER BİNA DEPREME DAYANIKLI DEĞİLMİŞ!

  1. Haziran.2020 tarihli gazete haberlerine göre: Zonguldak İl Özel İdaresi (Nereden ilham aldıysa), Kız Meslek Lisesi’nin depreme dayanıklı olup olmadığı konusunda bir araştırma yaptırır. İl Özel İdaresi’nin yaptırdığı araştırma sonucunda binanın depreme dayanıklı olmadığı ortaya çıkar. Bu müdürlük acaba merkezdeki başka binalar için de aynı hassasiyeti gösterecek midir?

Depreme dayanıklı olmadığı yönündeki rapor, Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilir. İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu raporu Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderir. Milli Eğitim Bakanlığı, Kız Meslek Lisesi ile ilgili son kararı verecek.

KURUL KENDİ TESCİL KARARINI ONAYLA(YA)MADI

12.Haziran.2020 tarihli haberde ise, Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu daha önce oybirliği ile Zonguldak Kız Meslek Lisesi için aldığı ‘tescil kararı altına alınan Kız Meslek Lisesi için “Kültür varlığı kararını” onaylamadı.

Kurulun bu kararı almasında, Ankara’dan gelen telefonların, dolayısıyle politik baskıların etkili olduğu söylendi, yazıldı.

Bu habere ek olarak Zonguldak Belediyesi’nin de Kız Meslek Lisesi binasının “depreme dayanıklı olup olmadığı” konusunda araştırma içinde olduğu belirtildi.

DOĞRU OTURUP DOĞRU KONUŞALIM

Gazeteci Adnan Küçükvar’ın yazısından: “Mimarlar Odası Zonguldak Temsilcisi Turan Demirtaş,   konuyu taze tutmak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek manasında bir açıklama yaptı.Turan Abi diyor ki;

Şu anda rantiyenin gözdesi yakın çevrede. Açık ve kapalı otopark yapılacak çok sayıda boş alanlar var. Oralar; Belediye Meclisinde acilen imar değişikliği yapılarak kamu hizmetine ayrılmalıdır.

Hastane çevresindeki bazı yapılar ve boş alanlar istimlak edilerek, hastanenin etrafı açılmalıdır. Açık ve kapalı otoparklar, yeşil alanlar, oturma-dinlenme mekanları oralarda tertiplenmelidir. Bu yönde çalışmalar sonuçlanıncaya kadar,  o çevrede yapı ruhsatı verilmemeli.”

Turan Demirtaş, daha önce de Kız Meslek Lisesi binasının “DEPREME DAYANIKLI DEĞİL” raporu üzerine, “Bina GÜÇLENDİRİLEBİLİR” şeklinde de açıklama yapmış, yıkımdan başka yol bulamıyanlara çözüm önermişti.

Bu konuda, “yıkım-yoketme” dışında otopark için bir çok çözüm önerisi de basında ve sosyal medyada yayınlandı. Sanırım ilgililer de okumuştur. Şair Namık Kemal “Fikirlerin çarpışmasından hayırlı sonuçlar doğar” demiş çok yıllar önce.

 BU ŞEHİR  VE  DEĞERLERİ HEPİMİZİN

Sayın vekillerimiz (Polat Türkmen, Ahmet Çolakoğlu, Hamdi Uçar, Deniz YavuzyılmazÜnal Demirtaş) Zonguldaklı seçmenlerin oylarıyla, Zonguldak’a ve halkına hizmet etme amacıyla seçilmiş durumdasınız. Farklı siyasi görüşlerde olunması, şehrimiz ve halkımız yararına yapılacak işlerde ayrı-farklı durmamızı gerektirmiyor. Şehrimize ve halkına karşı ölçeğiniz; akıl, sağduyu, hoşgörü, içtenlik, yardımlaşma, koruma,  adaletli ve eşitlikçi olma  ilk sırada olmalı diye düşünüyorum.

Bunlar sadece vekillerimiz için değil, başta merkez ilçe Belediye Başkanı Dr. Selim Alan olmak üzere, diğer belediye başkanlarımız için de düşünülmelidir.

Dr. Selim Alan’ın,  Kız Meslek Lisesi binasına en baştan sahip çıkacağını, “şehrimizin bu güzide eğitim ve öğretim kurumunu hastane için yapılan yanlışlara kurban edemeyiz. Başka çözüm yolları da vardır, araştırıp bulunmalı” diyerek sahipleneceğini düşünmüştüm. “Şehremaneti” olmak böylesini gerektirir.

Şehirle bilek güreşi yapılmaz, yapılmamalıdır. Şehre karşı kin ve öfke duyulmamalıdır. Eninde sonunda size dersinizi verir. Nice güç sahibini, politikacıyı süreç içinde yıpratıp yokettiği görülmüştür. Politik güç geçicidir, bu gün vardır, yarın yoktur.  Geçmiş bunun örnekleri ile doludur.

Kız Meslek Lisesi ile uğraşırsanız, gün gelir orada çeşitli bölümlerde okuyarak iş ve meslek sahibi olmuş, ekmeğini kazanmış, evini çekip çevirmiş yüzlerce, binlerce öğrencisi ‘okuluma dokunma’ diye kapınızı çalabilir. Okullar sadece kuru binalar değildir. Devlet o binaları yaptırır ama, onların ilk sahibi öğrencileri ve öğretmenleridir.

Dileğim, siyasal tercihlerimizi önceliyerek değil, tarihsel, kültürel şehir kazanımlarını gözeterek, koruyarak davranış sahibi olabilmemizdir. Akıl, sağduyu ve hoşgörü ile sorunun çözüme kavuşabileceğine, tarihsel, kültürel kurumların korunabileceğine inanmak istiyorum.