Beşikdüzü’nün hem altyapısına, hem de üstyapısına milyonlar döktünüz, döküyorsunuz da. Ancak yaptıklarınızda, yapmakta olduklarınızda “yanlışlar, eksikler var mıdır” kaygısını taşıyor musunuz? Yoksa “yapayım da, ne olursa olsun” mu diyorsunuz?

Harcanan milyonlar amacına ulaşıyor mu?

Her şey hesaba, kitaba uyuyor mu?

Mühendislik, mimarlık bilgileri, teknikleri uygulanıyor mu?

Kontroller işin başında durularak mı, yoksa kağıt üzerinde mi yapılıyor?

O kesim malzemeler, “acemi ustalar elinde” heba ediliyor mu?

Bir yandan kanalizasyon, su boruları, eletirik kabloları gömülüyor; diğer yandan sokaklar, caddeler, kaldırımlar sökülerek yeniden bordür, parke, kanal ve düz taşlarla döşeniyor. Beşikdüzü baştan sona, Kurbağalı dereden Akhisar (Ağasar) deresine kadar şantiyeye çevrildi. Sokaklarda, caddelerde, kaldırımlarda yürünmüyor. “Her şey çok güzel olacak” beklenti ve umuduyla tüm zorluklara, çamurlara katlanılıyor. Bir yandan makineler, bir yandan ustalar, işçiler arı gibi çalışıyorlar. Ancak kendini gösteren iş, o denli beceriksiz, hesapsız, kitapsız yapılıyor ki, daha işin başında kimi yerler, “olmadı, sök, yeniden yap” yöntemiyle bir ileri, iki geri gidiliyor.

Beşikdüzü’nün girişi, Hükümet Meydanı nerdeyse bitmiş durumda. / Ne var ki, Sayın Başkan, çok kaliteli malzeme kullanılmasına karşılık taşlar ve parke çok kötü bir işçilikle döşeniyor. Özellikle “kaldırım yapımında kullanılan taşlar” yüksek-alçak, eğri-büğrü çizgiler oluşturacak biçimde, çok özensiz gömülüyorlar kuma. Önden, yandan, sağdan, soldan, üstten, ne taraftan bakılırsa bakılsın işçiliğin her yanından özensizlik akıyor. Mühendislik, mimarlık bilgilerinden uzakta, estetikten, zevkten yoksun iş üretiliyor. İşçilik güzel olmazsa, yapılan iş, yapılan çalışma ne kadar kaliteli malzeme üzerine kurulursa kurulsun, kendini çirkin gösterir.

Bu sokaklar, bu caddeler, bu kaldırımlar, bu parklar bizim evimiz gibidir.

Sayın Başkan evinizde, mutfağınızda, holünüzde fayns, kalebodur, bahçenizde parke, bordür bu şekilde döşense gölünüz razı olur mu, yaptırdığınız iş içinize siner mi?

Lütfen Beşikdüzü’ne uğrayınız, yapılanları yerinde inceleyiniz, gözlemleyiniz.

Milyonların akıtıldığı bu sokaklar, bu caddeler, bu kaldırımlar iyi, kaliteli malzeme ve kötü işçilikle güzel olmaz. Güzel, saygın olması için “yanlışsız, eksiksiz” bir işçilikle yapılması gerekir. Beceriksiz usta ve işçilerle, görmeyen kontrolörlerle güzellik yaratılamaz, geleceğe bir eser bırakılamaz, salt paralar çarçur edilir.

Büyük Şehir Belediyesinin eli altında bulunan onca mimar, mühendis ve teknik elemanın yanında bir kentin üst yapısı, sokakları, caddeleri, kaldırımları, parkları, bahçeleri, salt kazanmak amaçlı bilgisiz, beceriksiz ellere teslim edilmemeli…

Yaratılacak “Beşikdüzü güzelliğini” dört gözle bekliyoruz.

Saygılar Sayın Başkan!

Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalın.