Bugün ülkemde yaşayan Suriyelilerin nüfus dört milyona ulaştı. Geçen altı yıla yakın bir süre içerisinde en yetkili insan, altı ay kadar önce yaptığı bir açıklamada, “Suriyeliler için beş yılda yirmi beş (25) milyar dolar harcadık” diyordu. Oysa Türkiye, “borcu borçla kapatmak için” kapı kapı dolaşarak sıcak para arayan, kara paraya da gelmesi için sıcak yasalar çıkaran bir ülkedir. Yapılan harcamalar bugün itibariyle otuz milyar doları aşmıştır. Eski para ile yüz katrilyon, yeni para ile yüz milyar lira para...Yani 2017 bütçesinin altıda biri kadar(645 milyar.)

Bu para kimlere gitti? / Suriyeli sığınmacılara…

Kim bu sığınmacılar? Savaştan, savaşmaktan kaçan sağlıklı erkekler, sağlıklı kadınlar; yaşlılar, çocuklar, hastalar ve sakatlar…

Kendi kendime soruyorum: İsrail ordusunun büyük bir kısmını genç kadınlar ve kızlar oluşturmaktadır. İsrailli kadınlar ülkeleri için orduda görev alıp savaşa katılırlarken, Suriyeli “kardeşlerimizden” sağlıklı, güçlü, eli silah tutup savaşabilecek olan kadınlar, erkekler neden vatanı, devleti için çarpışmaktan, savaşmaktan, mücadele etmekten kaçarak Türkiye’ye gelip sığınıyorlar? Görmüyorlar mı emperyalistler dört koldan saldırmışlar ülkelerine, parçalıyorlar.

Kafalarında özgürlüğün, bağımsızlığın, insan haklarının, ırzlarının ve namuslarının; evlerinin barklarının bir anlamı yok mudur?

Ülkeleri için neden savaşmadılar ve kaçtılar? Ülkesi için savaşmaktan kaçanlara ne dendiğini herkes gibi ben de çok iyi bilenlerdenim.

Benim milletim Kurtuluş Savaşında kadını, erkeği, kızı kızanı ile top yekun savaşarak bağımsızlığını, özgürlüğünü işgale, isyanlara ve emperyalizme rağmen kazandı, korudu, güvence altına aldı. Ulusal bütünlüğü, vatanı ve milleti için ölümü pahasına, hakkı olanlara sahip çıktı. Bütün dünya “deli saçması, macera” gözüyle Anadolu harekatına bakarken, savaş sonrası bu millet pırıl pırıl Cumhuriyetini kurdu.

Vatanı, milleti için; bayrağı, bağımsızlığı için; özgürlüğü, ırzı, namusu için; devleti ve insan hakları için emperyalistlere karşı savaşmaktan kaçan Suriyeliler, “benim kardeşlerim” olabilirler mi? Yurt savunmasından, yurdu için savaşmaktan kaçan insanlara “hain” dendiğini yeryüzünde bilmeyen var mıdır? Hainler “benim kardeşlerim” olabilir mi?

Eli silah tutup savaşabilecek olan erkek ve kadınlar, asalaktır, halkımın rızkını yiyen sırtımızdaki kamburdur. Yaşlılara, çocuklara, hastalara ve sakatlara hiçbir sözüm yoktur.

Savaş korkunçtur, gerekmedikçe cinayettir. Ancak Suriye’de benim çocuklarım, askerlerim şehit düşerken, sığınmacıların ülkemin en güzel yerlerinde ağırlanmaları; çocuklarının 

sınavsız üniversitelere alınmaları, iş olanakları sağlanması, onlara tanınan hakların benim ülkemin gençlerine, insanına tanınmaması ağrıma gidiyor arkadaş. Bu hakkı onlara tanıyıp benim çocuklarımın hakkını onlara yedirenlere ne deneceğini bilemiyorum!

Suriyeli “savaş kaçaklarına” yedirilen otuz milyar dolar ile kaç insana yeni iş ve yeni aş kapıları açılabilirdi? Asgari ücret 1700-1800 liraya çıkabilirdi. İşsizlik büyük ölçüde azaltılabilirdi. Yolsuz köye yol, okulsuz köye okul, sağlık evleri açılır, doktor gönderilebilir, araç-gereçleri eksik hastanelerin eksikleri giderilebilirdi. Tarım, hayvancılık geliştirilir, yeni fabrikalar açılır, üretim artırılarak enflasyon düşürülür, uçan doların kanatları kesilebilirdi. Çocuklara verilen krediler, burslar artırılabilirdi. En az on-on beş bin gencime, üniversite kapıları açılabilirdi.

Amerika’dan, Rusya’dan, Avrupa’dan, Çin’den, Japonya’dan daha mı zenginiz de Suriyelileri “insaniyet namına” bakıyoruz? Tek insanlık biz de mi kaldı da, kendi insanımıza 

yapmadıklarımızı onlara yapıyoruz? Onlar kendi ülkelerini, ülke insanlarını düşünmüyorlar, rahatları, huzurları için ülkelerinden çıkıyor, banim ülkemin rahatını ve huzurunu kaçırıyorlar.

Devleti, milleti, bayrağı, bağımsızlığı ve özgürlüğü için savaştan kaçanların, emperyalizmle mücadele etmeyenlerin insanca yaşama hakları olamaz, olmamalı da. Onlar yapılan ve yapılacak olan yardımların hiçbirini hak etmiyorlar. Onlar savaş korkakları, savaş kaçakları, vatanları için savaşmaktan kaçan hainlerdir.

NOT: Yaşlılar, çocuklar, hastalar ve sakatlar düşüncelerimin dışındadır, onlar daha çok korunmalı ve onlara yardım edilmelidir.

Barış ve esenlik dileklerimle…