Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında öldürülen insan sayısı tamı tamına seksen milyondur (80.000.000). Yaralı olup savaş bittikten sonra ölenler, savaşın çılgınlığını, saçmalığını, mantıksızlığını, insan öldürmeyi içine sindiremeyip intihar edenler bu rakamın dışındadır…

Salgın bir virüstür, bir mikroptur, ele geçirdiği insanı öldürür. Ama savaş virüs-mikrop gibi değildir. Akılla, bilinçle, bilimle, teknolojiyle yapılır. Özel uzmanlar, komutanlar, askerler yetiştirilir. Karadan, havadan, denizden ve kimyasallarla insanların nasıl yok edileceği öğretilir, taktikler, sıtratejiler geliştirilir. Savaşı yaratan “virüs gibi, bakteri gibi bulaşıcı inançlar, emperyal düşünceler, doymak bilmez kaprisler ve isteklerdir.” Bir yanda sömürmek ve yok etmek isteyen insan, diğer yanda yaşatmak için didinen insan; ardından doğal olarak gelen öldürücü hastalıklar ve insanlığın yüzkarası açlık…Hastalıkla, açlıkla boğuşmak varken, insanı sömürmek ve öldürmek niye? / Ama savaş virüsünün bulaştığı ülkeler birbirlerini boğazlar ve yerler.

İnsan neden insana-hemcinsine milyonlarcasını öldürecek kadar düşman? Antropologlar diyor ki, “insanlığın bir kolu olan Neandartelleri yok ederek kendini var eden ve yaşama alanı açan Homo Sapiens’tir. O da bugünkü insanın atasıdır.” Genlerini ondan alıyor, öldürüyor ve canavarlaşıyor.

Karnı doymuş ve kendini tehlike içinde görmeyen hayvan insana ya da başka bir hayvana saldırmaz. Saldırı ya da avlanmak karın doyurmak için yapılır; “ikincisini öldüreyim” demez hayvan. Devasa akvaryumlarda görüyoruz: Büyük balıklar küçük balıkları yutmuyor. Birlikte yetişmiş kedi, köpek birbirine zarar vermiyor; kedi ile muhabbet kuşu, aslanla geyik yavrusu ortak bir yaşam sürdürebiliyor. Hatta geyik yavrusunu yemeye gelen diğer aslana karşı yapılan savunma tek kelime ile muhteşem. Hayvanlar şöyle ya da böyle bir arada yaşayabilirlerken, onca peygambere ve dine rağmen insanlara neler oluyor da birbirini yiyorlar? Neden birlikte, bir arada yaşamasını öğrenemiyorlar? Önlerinde açlık, hastalık ve salgın gibi sorunlar dururken neden birbirlerini yok etmek için uğraşıyorlar? Doymak bilmez hırslar ve kaprisler uğruna insanlar, insanlara neden “virüslerden” daha çok zarar veriyorlar?

Dünyada silaha, insan öldürmeye en çok para ayıran ülkeler başta ABD, Çin, Suudi Arabistan, Hindistan, Fıransa ve Rusya’dır. 2018’de dünya ülkeleri silaha 1.8 tırilyon dolar harcarken Türkiye 19 milyar dolar harcadı.

Sağlık harcamalarında da ilk ona giren ülkelerde kişi başına yılda beş bin dolar üstünde harcama yapılıyor. “Bu sıralamada son onda yer alan ülkelerde ise kişi başına yapılan sağlık harcamaları yılda otuz(30)doları geçmiyor. Dünya nüfusunun %20’sinin zengin ülkelerde yaşadığı göz önünde bulundurulursa, %80 ile %20 arasındaki uçurum daha iyi görülmüş olur.

Türkiye, “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne göre(OECD) sağlık harcamalarında en alt sıralarda yer almaktadır.” Sağlığa en fazla harcamayı Avrupa’da İsviçre, ikinci Fıransa, üçüncü Almanya, dördüncü olarak da İsveç… yapıyor. Avrupa’da sağlığa yatırım konusunda ön sırada Almanya yer alırken Türkiye yine en alt sıralarda kendine yer bulabiliyor.

Bu ülkeler bizi “kıskandığını söylediğimiz ülkelerdir.”

Atatürk demişti ki, “zorunluk hasıl olmadıkça savaş bir cinayettir.”

Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalınız…