Ne mi yapmaya devam ediyor insanlar.

Türbelere gidip kızına iyi bir koca aramaya devam ediyor.

Kızım bir doktorla evlensin diye türbede yalvarmaya devam ediyor.

Oğlum üniversite sınavını kazansın diye türbede mum yakmaya devam ediyor.

Zengin olalım diye türbede bulunan demirlere ya da türbede bulunan ağaç dallarına çaput bağlamaya devam ediyor.

Türbeye dilek dileyerek para ve eşya bırakmaya devam ediyor.

Türbelere yüz sürüp öpüp sarılmaya devam ediyor.

Türbelere çelenk koymaya devam ediyor.

Türbelerden taş, toprak alıp büyü malzemesi yapmaya devam ediyor.

Türbelerin etrafında dönmeye, türbelerde yatmaya, türbelerin etrafına çamaşır, yiyecek ve içecek bırakmaya devam ediyor.

Türbelere şikâyette bulunmaya ve oralardan çare aramaya devam ediyor.

Türbelerde hayvan kesmeye devam ediyor.

Türbelerde namaz kılınmayacak yerde namaz kılmaya, kabir üzerinde oturmaya ve oralarda paralı Kur’an okutmaya devam ediyor.

Türbelere pirinç, buğday vs. koymaya devam ediyor.

Haşa, din olmuş salma.

Herkes kafasına göre bir şeyler uydurup uydurup gidiyor. Ama nereye kadar?

Bunlara bir dur, diyecek yok mu?

Gerçi dur, diyeni de dinlemiyorlar!

Eski ifadeyle ‘’şüyuu vukuundan beter’’ sözü bunlar için geçerli.

Yani şayiası, dedikodusu olayın gerçekleşmesinden daha kötü.

Kimileri bir rüya gördüm diyor, kimileri kulağım çınladı diyor.

Kimileri bir vasiyet söylentisi uyduruyor,

Kimileri ecnebi uydurmalarını dinimize sokmaya çalışıyor.

Kimileri ruh çağırıyorum diye insanları kandırıyor.

Kimileri ortalıkta gezen falcılara, büyücülere inanıyor.

Kimileri sağlıkta doktor yerine başka yanlış yollarla tedavi olmaya çalışıyor.

Kimileri muska yazdırma peşinde, kimileri kısmet arama…

Kimileri uğursuzluğu orada burada arama peşinde.

Kimileri de nazar değmesin diye kurşun döktürme peşinde.

Herkes aklı sıra bir yol tutturmuş gidiyor ya!

Allah sonumuzu hayır eylesin!

Dinimizde türbeleri, yatırları ziyaretin hiçbir sakıncası yoktur, ancak ziyaretin birtakım şartları, yani usulleri vardır.

Bir insan türbeye gitse, bir şeyler yapsa ve yaptıklarının faydasını gördüğüne inansa, Allah korusun, şirke düşmüş olur.

Dinimizde kabir ziyaretleri son derece sade yapılır. Duanı okur, mevtanın ruhuna bağışlar, gelir geçersin, o kadar…

Kabir ziyaretinden bir şey beklememeli, herhangi bir medet ummamalıyız.

Kabirde yatanların dünya ile bir işi kalmamıştır. Yani mezardan, türbeden ve orada yatan mevtadan sana bir fayda yoktur.

Şairin dediği gibi, ‘’Ne söylerler ne bir haber verirler.’’

Ben de onun için diyorum ki, ’Sapıtmayın, saptırmayın, yoldan çıkmayın ve beni dinlemezseniz bile Devletin din konusunda yetkili olan Diyanet İşleri Başkanlığının bu konudaki görüşlerini dikkate alın.’’

Benden söylemesi.