Okurlarım benim güzel Türkçemizi kullanma konusundaki özenimi/dikkatimi bilirler.

Dilimizi ne denli sahiplenir ve yabancı sözcüklerden korursak ulusal ve ülke bütünlüğüne/birliğine de o denli katkı vermiş oluruz diye düşünüyorum.

Sizler gibi ben de; sanal ortamda yazışıyor, çizişiyor, dostluklar/arkadaşlıklar kuruyorum.

Kişi, kalbindeki/beynindeki sevgi halkasını ne denli genişletirse o denli yaşamın tadına varır.

Geçen hafta sonunda bir çizer arkadaşım çok güzel bir anısını sanal ortamda paylaşınca yeni  bilgiler öğrendim böylece.

Kendisinin yetişmesinde emeği geçen ustasını övüyordu anısında...

Çizer arkadaşım, büyük bir vefa örneği gösterip ustasının üzerindeki emeğini herkes bilsin diye uzun uzun yazdı bir vefa örneği olarak.

Arkadaşım, "usta"sı olarak gördüğü -şimdi Rahmetli- kişi, sadece kendisinin değil, mizah dünyamızda çoğu çizerlerin ustası/yol göstericisi idi.

Dahası Türk karikatür sanatının "1950 Kuşağı" çizerlerinden biriydi. 

Karikatür sanatımızda da kalıcı izler bırakmıştı.

Arkadaşımın mesajı bir çok izleyeninden karşılık olarak beğeni aldı.

Ben de mesajını beğenenlerden oldum. Bir beğeni ifadesi olarak yıllar önce yitirdiğimiz karikatür ustamız için "rahle-i tedris"inden geçen, ondan çizerliği, karikatürü öğrenen öğrencilerinin anılarını toplayan bir kitabı yayımlamalarının sevincini yaşamak istediğimi

yazdım.

İşte yanıt: "RAHLE-İ TEDRİS NE ZAVALLI BİR BENZETME KURAN KURSUMU GIRGIR ? ŞABALAK !"

Şimdilerde "usta" diye gezinen bu çizer -arkadaş demiyorum artık- öncelikle benim de "rahle-tedris" diye bir sözcüğü kabullenmediğimi, bunun için (".......") içinde kullandığımı  dikkate almadan aklınca yazdı. 

Öncelikle çizerlik konusunda örnek aldığı, yardımını gördüğü ustasından çizim masalarında kendisinden ders aldığını unutmuş galiba. Hem ustasını övüyor, ama benim benzetmemi kabul etmiyor.

Ardından da tek bir sözcükle aşağılıyor aklınca...

Sanal ortamda yazışmaların büyük harflerle yapılmadığını, bunun karşısındaki kişiyi küçümseme anlamına geldiğini bilmiyor.

Bu tür yazışmayı sadece bana karşı değil, baktım herkese karşı yapıyor.

Tabii ki böyle bir saygı kuralını bilmiyor.

Kullandığı sözcüğe gelince...

Kişiler, böbürlenerek, içinden bir yerlere çıkarak iç ezikliklerini unutmayı severler. Bu hal/durum bir tür aşağılık duygusundan kaynaklanır.

Böyleleri ifade zorluğu yaşarlar çoğu zaman... O zaman da; ya aşağılarlar ya da küfürle karşılık verirler.

Sanal ortamda tanıdığı/tanımadığı kişiyi aşağılamak...

Terbiye sınırlarına sığmayan bir davranış bozukluğu değil de ne?

 

Sanal ortamda yaşanan bir yanlışlık daha var. Kimileri bu alanda arkadaş edinmek için tanıdığı/tanımadığı kişilere arkadaşlık önerisi yağdırıyor.

Doğru değil bence...

 

Aynı alanı -çizgi dünyasını- paylaşanların birbirlerine katlanma, hoş görme duygularının örselendiği ve sevgiyi bile  paylaşmayı unutanlarla birlikte yaşıyoruz.