Gezmeyi ne kadar seversiniz, bilmiyorum. Kimileri ağaçlar gibi yerlerinden kıpırdamazlar. Kimileri de “nazlana nazlana da olsa” birilerinin ısrarıyla, içinde pişmanlıklar barındırarak yola çıkarlar. Oysa geziyi isteyeceksin, geziden bir şeyler bekleyeceksin, düşleyeceksin ve en önemlisi de merak edeceksin. Değişik, farklı yerler, kültürler ve tarihi göreceksin; seni heyecanlandıracak, düşündürecek, öyle amacına ulaşacak. Gezilen, görülen yerler hoşsa, güzelse, beklentileri karşılamışsa yorgunluğuna ve yapılan masraflarına değdi demektir. O zaman “iyi ki bu geziye katıldım” mutluluğunu yaşar insan. “Öküzün tirene baktığı gibi bakarsa” o, gezi olur mu?

Beşikdüzü Öğretmen Okulu Mezunları Derneği güzel işler yapmak için çırpınıyor. Bir kere üyelerinin memnuniyeti her isteğin üzerinde tutuluyor. Ne yapılırsa üyelerle birlikte, görüş ve düşünceleri, istekleri alınarak yapılıyor. Önemli, değerli, tarihi ve coğrafi özellikleri olan yerler geziliyor, anılar, dostluklar paylaşılıyor. Derneğin gücü yettiğince de “ihtiyacındaki” yükseköğrenim kurumunda okuyan başarılı çocuklara “burs” veriyor.

16 Mart Öğretmen Okullarının kuruluş yıldönümünü “merkeziliğinden” ötürü, Türkiye’nin değişik yerlerinden gelecek üyelerle Samsun’da bir yemekle kutlanılmasına karar verildi.

Birinci gün Samsun gezildi. Samsun’un sokakları, caddeleri, kıyıları Bandırma Vapuru ve İlk Adım anıtıyla Atatürk doluydu. Samsun, her nefes alışta Atatürk kokuyordu. Samsun’da Atatürk’le düşündük, Atatürk’le soluduk, Atatürk ve Arkadaşlarıyla Kurtuluşa katılışın heyecanını duyduk, yaşadık… Hele 19 Mayıs Parkı’ndaki H. Kırıppel’in iki arka ayağı ve kuyruğu üzerinde şaha kalkmış at üstündeki Atatürk heykeli karşısında, bir ulusun bağımsızlığına, özgürlüğüne koşuşunu, bir ulusun kendine gelişini, ayakta duruşunu bir avuç insanla atılan “İlk Adım” ın titreşimlerini, heyecanlarını yaşadık. Hele Atatürk Evi’nin birinci katının merdiven sahanlığında “dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir” sözünde bir ilkenin, bir inancın, bir felsefenin, bir dünya görüşünün doğuşuna, parçalanmışlıktan birliğe, dirliğe, aydınlığa çıkışın ışığına tanık olduk.

Samsun bağımsızlığı, özgürlüğü, cumhuriyeti bağrında barındırıyor ve o heyecanı bize yaşatıyordu. O bir avuç insan, insanı insan yapan bu üç kutsalla Samsun’dan yola çıkarak yurt sathına yayılıyordu. Samsunlular ve Türkiye bunun ne kadarının ayırtındaydı?

Yemekler yenildi, geç vakte kadar sohbetler edildi, yaşanmışlıklar ve buluşmanın güzelliğiyle özlemler giderildi. Orkestra eşliğinde türküler, şarkılar, marşlar söylendi. Gece 10. Yıl Marşı, İzmir Marşı ve Öğretmen Marşıyla son buldu. Çünkü yarın kahvaltıdan sonra Altınkaya Barajı üzerindeki Şahinkaya Kanyonu’na gidilecekti. Dinlenip enerji toplamak gerekiyordu.

Martın sabah serinliğinde otelin önünde Samsun’dan bize katılıp kanyona gelecek olanlar toplandı. Otobüslerini ayarlamışlardı. On gibi otelden ayrıldık.

Vezirköprü’yü, köyleri ve buğday tarlalarını arkada bırakarak dağların zirvesine ulaştık. Vadinin tabanında baraj gölü görünüyordu. Tepeler kayalardan oluşmuştu. Topraklı alanlar kızılçam kaplıydı. Ormanların arasından asfalt bir yolla kanyona geldik.

Otobüsten indiğimizde ilk göze çarpan Samsun Büyük Şehir Belediyesinin getirdiği portatif tuvaletti. Suyu olmadığı için pislikten içine girilmiyor, çevresi çöpten görünmüyordu. Motor sahipleri uyarılarımızı ne kadar dikkate alır, bilmiyoruz. Turizm Bakanlığının bu kanyondan haberi var mıydı? Otuz yıldır bu kanyon neden bu kadar yalnız bırakılmıştı, anlayamıyorum.

Hiçbir etkili ve yetkili, turistik merkez olabilecek ilginçlikteki bu yere yatırım yapmadı. / Motor sahiplerinin yıktıkları “kabanlardan” oluşan derme çatma iskeleden(?) motorlara biniliyor, kanyon gezintisi bittikten sonra aynı yerde iniliyordu. Kanyon yaklaşık 3 km uzunluğundaymış.

Atatürk yurdumun öncüsü, kurucusu, çağı yakalamak için halka “bağımsız ve özgür insan” olma yolunun göstericisi, Şahinkaya Kanyonu da ülkemin görkemli güzelliklerinden biriydi. Dernek yönetimine başarılar diliyorum. / Barış, esenlik dileklerimle ve sevgiyle kalın…