“politika” sözcüğünün, “herhangi bir amaca ulaşmak için kullanılan yöntem, devlet işlerini düzenleyip yürütmek için izlenen yol” gibi anlamlara geldiği belirtilir. Aslında politika sözcüğü, “siyaset ile eş anlamlı” bir içerik de taşır. Yunanca’ da ”çok yüz” anlamına gelen politika sözü, TDK’nin güncel sözlüğünde “devlet işlerini yürütme sanatıyla ilgili özel görüş ve anlayış” olarak tanımlanır. Ancak, “belirlenen bir hedefe gidilirken izlenmesi gereken davranışları sistemli bir sıraya sokan ve gereğince ileri ya da geri adım atma süreci” olarak da değerlendirilir.

Ama bunların yanı sıra hepimizin bildiği mecazi anlamları da vardır. “Politika” sözcüğü “bir amaca ulaşmak için kişinin, karşısındakinin duygularını okşaması, nabza göre şerbet vermesi, zaaflarını kullanması” biçiminde de ifade edilmektedir.

Siyasetçilerin siyaset yaparken izlediği yol politika sayılır. Bunlar devletin öngördüğü politikalar da olabilir. Ancak toplumu idare etme sanatı da öyle kolay bir iş değildir. Siyaset, “işleri yoluna koyma, düzenleme anlamı” taşır. Devlet idaresinde büyük kitleler adına karar alma olayı, siyasetin bir gereğidir. Fakat bunun tersi olarak siyaset denince de akla politikacılar, yalanlar, devlet idarecileri, çıkar ilişkileri ve yolsuzluklar; kişisel ihtiraslar, entrikalar, mevki-makam hırsı, türlü-çeşitli ayak oyunları, siyasi gücü (delege çoğunluğu-yönetim kademesi) elinde bulundurma çabaları da gelebilmektedir.

*****

Geçtiğimiz hafta Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ile CHP İl ve İlçe örgütü arasında yaşanan sorunlar nedeniyle kendi Facebook sayfamızda, bir “duyuru” yayınladık. Konu meğer sosyal medya izleyicileri arasında da geniş yankı bulmuş. Konuya değinen izleyiciler parti yöneticilerini uyararak, mutlaka Başkan Kantarcı istemleri doğrultusunda çözüm bulunmasını istiyorlar. Biz hiç yoruma girmeden, önce Kantarcı’nın açıklamasını, ardından da saptayabildiğimiz izleyici görüşlerini verdik. Amacımız, kapalı kapılar ardında yaplan bir takım görüşmelerin kamuda nasıl yankı bulduğunu, CHP il ve ilçe yöneticilerine duyurma amacı da taşımaktaydı.

Başkan Kantarcı, “Sayın İl Başkanına katılıyorum; Hiç kimse CHP’nin üzerinde değildir. Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Hiç kimse CHP’yi kendi basit emellerine alet edemez. Hiç Kimsenin CHP’nin Başarılı Belediye Başkanına hakaret edemez, onu tehdit edemez. Hele hele bu kişiler, partinin organlarında yer alamaz. Alırsa da ben bu duruma razı olamam. Onur ve haysiyet vazgeçilmezdir. Tehdit ve hakaret suçu, bazı kendini bilmezlerin kendiliklerinden yaptıkları bir eylem değildir. Yaptıran ve veya göz yuman ve de koruyanlar vardır. Saygılarımla...”demiş özetle.

YURTTAŞ GÖRÜŞLERİ

Bizim duyurumuz üzerine Zonguldak sınırlarını aşarak çeşitli il ve ilçelerde yaşayan ve kendilerini “Çaycumalı” olarak görenlerin yoğun katılımı oldu. Çok değerli ve anlamlı bir yazıyı da Prof.Dr. Erol Köktürk yazdı ki, aranıp, bulunup okunmalıdır. Sayfamıza gelen “Yurttaş Görüşleri”nden bazılarını ad-soyad belirtmeden örnek ve uyarı olmaları açısından yayımlıyoruz.

* Zonguldak’ımızın Başarılı Belediye Başkanlarından Çaycuma Belediye Başkanımız Sn.Bülent Kantarcı'ya yapılan ve siyasî ahlaka uymayan bireysel ve örgütsel aymazlıkları bir partili olarak esefle kınıyorum. Onurlu bir mücadele ve hizmet alanı olan siyaseti, ticarethaneye dönüştürmeye çalışan kişi veya kişilerin çabalarına karşı Başkanımızın vermiş olduğu onurlu mücadeleyi, duruşu ve samimiyeti gönülden destekliyor, kendisini saygı ile selamlıyorum.

* Üstlenmiş olduğu sorumluluğu yapmıs olduğu hizmetlerle taçlandırmış olan bir başkana sahip çıkmayan aymazların partiye hizmet etmediği aşikardır. Belli ki bu başarıdan rahatsız olanların hesabı şaşmıştır.

* Gururla anlatacağımız bir başkanımız varken neler yaşıyoruz? Çaycuma'yı her yönüyle modern, çağdaş bir şehre dönüştüren başkanımıza teşekkür ve saygılar...

* Parti içi mesele ile ilgili yorum yapmam ama konu artık Çaycuma gündeminde ilk sırada. Bence konuştuklarımı "ANLAYAMIYORLAR" diye ÜZÜLEN, sesini duyurmaya çalışan bir BAŞKAN'in ÇIĞLIKLARI bu...

* Bu kadar başarılı belediye başkanına bu şekilde davranılmasını aklım almıyor. Ne yapılmak isteniyor çözemiyorum. Ülkenin her tarafında başarılı insanlar, seçim kazanacak insanlar aranırken toplumun her kesiminden destek alan başkan sudan bahaneler ile rencide ediliyor. Evet hiç kimse partiden büyük değildir, ancak parti de halktan büyük değildir. Halk iktidar olacak parti istiyor, bir kaç kişinin kendini oyalayacağı bir parti istemiyor. Hiç bir yerde halkta karşılığı olmayan aday istemiyoruz.

* Ben öyle zannediyorum ki birileri Çaycuma’da CHP’ye dolayısıyla Sayın Kantarcı’ya seçim kaybettirip bunun mükafatı olarak iktidarda ihale veya başka imtiyazlar kapmak ya da gelecek icin önünü açmak amacındalar. Ancak bu oyunu bozar, mahalle mahalle örgütlenir, Sayın Kantarcı ile bu seçimi tüm bu şer cephesine rağmen kazanırız. CHP, partideki 3- 5 kişiden ibaret değildir. Onların oyun sahası hiç değildir.

* İl ve ilçe başkanlarının taraf olduklarını bilmeyen yok. Peki milletvekili arkadaşlar bu duruma ne diyorlar. Biz nasılsa mv olduk, karışmayız mı diyorlar. Mv örgütlerle ilgilenmez mi?

* Başarılı bir Belediye Başkanı, duyulmasın diye "sessiz çığlık" atarken, artık avazı çıktığı kadar bağırıyor. Bu hiç kimse için sürdürülebilir olamaz.. "Kimse kurumların üstünde değildir" tabi başkan da öyle söylemiyor zaten. Ama kimse de "kurum benim" diye hareket edemez..

* Başkan Bülent Kantarcı’nın söylediklerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Genel merkez ve il yönetimi daha fazla gecikmeden sorunu çözmelidir. Çaycuma değerlerine sahip çıkmalı. Başkanın yanında olmalıyız. Desteğimizi çeşitli ortamlarda ifade etmeliyiz. Haydi Çaycuma, göster desteğini. Gün bugündür. Ayrıca Tevfik Aydoğmuş dostuma da katılıyorum. Sahi bu şehrin CHP milletvekilleri nerededir? Bu konuya ne zaman eğilecekler?

* Yeter, ne yapmak istiyorsunuz? Partinin saygınlığını yerle bir ettiniz ve hala üzerine ilave yapıyorsunuz. Seçim kazanma gibi bir niyetiniz yok veya seçimi başkası ile kazanmak istiyorsunuz. Siz bu güne kadar, parti içi hangi uyuşmazlığı çözdünüz ki, sizden bunu beklemek ahmaklık, olmalı.Yapılan ayak oyunları ters tepecek...Halkın sesine kulak vermelisiniz ve bu çirkin sürtüşmelere son vermelisiniz. Çaycuma’nın geleceği ile oynamaya hakkınız yok. Güç aldığınızı zannettiğiniz koltuklarınıza güvenmeyin. Rezillik diz boyuna çıktı, yeter..

* Ben bu konuda rahatım. Eğer CHP Genel Merkezi ve İl Teşkilatı Bülent Kantarcı’yı harcarsa bir daha sittin sene hiçbir seçimde CHP Çaycuma'dan oy alamaz. Türkiye’de icraatlarını takip ettiğim 3 belediye başkanı var. Birincisi yirmi yıl ekmeğini yediğim Çaycuma'mın başkanı Bülent Kantarcı, Sonra Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen ve Ayvalık’ta Rahmi Gencer. Hepsi de CHP'nin şu zor dönemde yüz akları. Ve üzülerek izliyorum ki hepsinin aleyhinde CHP içinden çıkan karşıtlar var. Doğduğumdan beri (78 yıldır) peşinden gittiğim partimin içine düştüğü duruma bakınız. Yazıktır, günahtır.. Değerlerimize sahip çıkalım. Kolay yetişmiyor bu gibiler..

* Sevgili başkanım sizin arkanızda Zonguldak halkı var, herkes sizin adınızı zikrediyor. Bu sevgiyi, saygıyı, inancı ve güveni kazanmanın yolunun halka inebilmek ve çalışmak olduğunu sizinle yaşıyoruz. Orgutlerin yapısı malumunuz. Düsüncelerinize, tesbitlerinize saygı duyuyor ve destekliyorum. Bu uzun yolda sizin gibi bir başkan kazandığımız için gururluyuz. Zonguldak halkı sizi seviyor ve size ihtiyacı var, lütfen bunu unutmayın. Sevgi ve saygılarımla yolunuz açık olsun.

* Yapılması gereken en doğru şey sorun yaratan bütün örgütleri görevden alıp yerine yeni yönetim atamaktır. İddia ediyorum il genelinde bu yönetimlerle gidilecek seçimlerin sonu hezimettir... CHP kimsenin ego tatmin merkezi değildir, yeter be!!!

*****

Bu süreçte CHP Genel Merkezinden 2 vekil, bir Parti Meclisi üyesinin Zonguldak’a gelerek, parti yönetimleri, partililer, demokratik kitle örgütü temsileri ve yurttaşlar ile görüşmeler yaptıkları, saptadıkları duruma göre Genel Merkeze rapor sunacakları belirtildi.

Dileğimiz, partimizin bu zor virajı da barış içinde aşabilmesidir. Aksi taktirde CHP Zonguldak’ta çok güç dönemler yaşayabilir.