ZAM ve GAM sözcükleri artık aynı anlama çıkıyor. 

Piyasada, çarşıda/pazarda yükseliş trendine giren fiyat etiketleri herkesi düşündürür bir manzara yaratıyor. Herkesi üzüyor. Karamsarlığa itiyor.

Tüketim maddelerinde fiyatlar yarışa kalktı.

Günü gününe uymuyor.

Fiyatlar yarışan atlet oldu, her gün depar atıyor.

Nerede durur, nasıl durur eskiye bakmak gerek...

***

DP iktidarı 1956 yılında ekonomi alanında döviz sıkıntısına düşünce -zorunlu olarak- kimi ithal ürünlerinde kısıntı yapma yoluna gitti.

Gitti, ama olan oldu. 

Piyasada karaborsa başgösterdi. Sadece ithal değil, ülkede üretilen şeker, çay vb. ürünler tezgahaltı, yani karaborsa oldu.

Çimento, demir, sac, kalay  da...

Kimi ilaçlar ithal edilemedi. O zamanlar çok kullanılan Penisilin ilacı da eczanelerde değil bakkallarda karaborsa satıldı.

Hükümet bu durumu, karaborsayı ortadan kaldırmak için "Milli Korunma Kanunu" adlı bir yasa çıkardı.

Piyasa kontrolleriyle fiyat artışları önlenecek, karaborsa olmayacaktı.

Bir yararı olmadı. Nedeni de bir ürün karaborsaya düşmesin, onu kontrollerle tezgaha geri döndürmek pek mümkün olmuyor. Yurttaş -karaborsa da olsa- ihtiyacı olan ürünü bulmuş olmanın rahatlığını yaşıyor!

Bu durum DP döneminde yaşandı. Milli Koruma Kanunu'nun getirdiği kontroller esnaf üzerinde uygulanırken particilik gözetildi, muhalif esnaf haksız uygulamalara maruz kaldı.

Satışa sunulan ürünlerin üzerinde mutlaka alış ve satış fiyatlarını belirten etiket bulundurma zorunluğu getirildi. Bu doğru bir uygulamaydı. Ama esnafın bağından/bahçesinden toplayıp günlük işyerine kendisinin tüketmesi için getirdiği üzüm, incir, armut vb. meyvelere -satmadığı halde- etiket konulmadığı gerekçesiyle C.Savcılığında ifade verenler, mahkemede yargıç önünde kendilerini savunma durumunda kalanlar oldu.

Neyse, bunlar tarihte kalan kötü bir örnek oldu.

Şimdi ekonomi alanında döndük-dolaştık yine aynı noktaya geldik.

Ticaret Bakanlığı'nca, kur artışını fırsat bilerek zam yapan firmaları/esnafı belirlemek için denetimlerin  artırıldığı açıklandı. Denetimlerde yüksek fiyat artışı ve gramaj düşürerek örtülü zam yapan firmalar hakkında idari işlem başlatılmış...

Bu doğru bir uygulama ama...

Acaba, firmaların/esnafın elindeki ürünleri piyasaya gelen zamma karşın, eski fiyat üzerinden satışında ortaya çıkacak manzara ne olacak?

Firmalar ya da esnaf, sattıkları ürünlerin bedeliyle aynı ürünleri  -miktar açısından- yerine/raflarına koyamayacak... Raflar boşalmaya başlayacak.

Bir, iki, üç-beş... Giderler (Kira, elektrik, su, temizlik, personel) durmadan artacak ve İflas bayrağı çekilecek...

***

Sadece tüketici olarak değil, üreticiler  ve de satıcılar olarak zor bir döneme doğru gidiyoruz. 

Önümüzde, Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün;  1923İzmir İktisat Kongresi'nde işaret ettiği "Ekonomi savaşı" var.

Bu savaşı, parti-marti ayırımı  yapmadan "Atatürkçü hedefler etrafında birleşerek", hep birlikte fedakarlık yaparak aşmak zorunda olduğumuzun bilinciyle olayları değerlendirmeliyiz.