tonyahaber @ hotmail.com

Evet!...

Türkiye’nin sağduyuya ihtiyacı var.

Ülkenin huzuru ve geleceği için sağduyu şart.

Ama nasıl?

“İttifak”larla bölünmüş, cepheleşmiş bir düzende ne kadar sağduyu olur?

Sadece “Türkiye ittifakı” söylemi birlikteliği sağlamaz.

On yıllardır siyasetçilerin söylemi, Türkiye’yi bölmüş, kamplaştırmış. İnsanlar siyaset konuştukça gerginleşiyor.

Daha dün söylenen, siyasetçinin ağzına yakışmayan bölücü, parçalayıcı sözleri unutmadık…

Demokrasinin temel esaslarından birinin seçim olduğunu söyler dururuz. Ama ben kazanırsam... Başkası kazanırsa, olmadı!...

Halkımız, tasada, kıvançta bir bütün olmalıdır. Buna “hayır” diyen olmaz.

Olmaz da…

İnsanları cephelere bölen, en ağır ithamlarda bulunanların ittifak sözleri ne kadar güvenilirdir.

Haydi ittifakta buluşalım!

Ama benim dediğim gibi olsun, derseniz böyle ittifak olmaz.

Önce demokrasi…

Önce adalet…

Önce bağımsız hukuk…

Önce demokratik parlamenter sistem…

Önce bizdendir, bizden değildir ayrımına son…

Önce herkese eşit uygulama…

Bizden olanlara iş var, hem de sınavsız; bizden olmayanlara “mülakat” derseniz insanları bir arada tutamazsınız.

Hep aynı siyasi çizgidekilere İşkur’dan iş verir, kalanları ötekileştirirseniz en iyi yapıştırıcı bile toplumu bir arada tutmaz.

Ortak akıl yerine tek aklı egemen kılarsanız ittifak olmaz.

“Kızgın demiri soğutmak” derken hâlâ kömüre körükle üflerseniz birlikteliği sağlayamazsınız.

“İnek hırsızı”ndan kahraman yaratmaya kalktınız mı, barıştan, ittifaktan, birliktelikten söz edemezsiniz.

Bir saldırganı savunmak için 800 gönüllü avukat ayağa kalkarken, çocuklara, kadınlara tecavüz edilirken ses çıkarmıyorsa toplumun ortak değerleri yok olmuş demektir.

31 Mart 2019 yerel seçimleri sırasında yürütülen propaganda sürecinde, Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı arasında yaşanan söz düellosu, toplumu önemli ölçüde gerdi.

31 Mart sonrası İstanbul seçimleri üzerinde yaşanan itirazlar, YSK’nın karar almada ortaya koyduğu gecikme bu gerginliği daha da artırıyor. Sadece İstanbul seçmeni için değil, ülkenin tamamında sinirler gergin.

Tam da bu sırada, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı’nın Türkiye İttifakı söylemi, dikkate değer. Ancak ne kadar inandırıcı!...

Ankara’nın Çubuk ilçesinde bir şehit cenazesinde yaşanan linç girişimi, olayın ardından verilen demeçler Türkiye İttifakı söyleminin havada kaldığının göstergesi...

Öte yandan Cumhur İttifakının bileşenlerinden MHP’nin Genel Başkanının ortaya koyduğu duruş, böyle bir ittifakın yaşama geçmeyeceğini gösteriyor.

Bütün bunlar bir yana, ülkenin dış politikada, Suriye’de geldiği nokta, ciddi bir çıkmaz…

Yaşanan ekonomik durum gittikçe sıkıntı yaratıyor.

Dolar, son seçimlerden sonra adım adım yükseliyor.

Gelecek pek aydınlık görülmüyor.

Bunların ardından ortaya atılan ve inandırıcılığını yitiren Türkiye İttifakı söylemi akla şunu getiriyor:

Kurtlar, aslanlar, ceylanlar, zürafalar… birlikte kaçıyorsa orman yanıyor demektir!