Ömür denilen ne ki,
Dalda bir kuru yaprak.
Bir gün düşer yerlere,
Olurlar kara toprak.
*
Kimseyle konuşmazsın,
Söyle aklında ne var
Ah toprak kara toprak,
Ne doymaz bir karnın var.
*
Çocukluğumu sordum,
Otlar ile taşlara.
Seslemediler bana
Bak gözümde yaşlara.
*
Zaman geçer dostlarım,
Tutmaz kol kanadımız.
Aynı ağaçlar gibi,
Solar yapraklarımız.
*
Eski geçen günlerim,
O ne imiş ne imiş.
Ey dostlar arkadaşlar,
Ömürden bir yıl geçmiş.
*
Ömürden bir yıl geçmiş.,
Bir şeyde anlamadık.
Arkadaşa dostlara,
Elbet ki doyamadık.
*
Ömür denilen ne ki ?
Gürgen yaprağı gibi.
Bir yeşerir bir solar
İnsanlar onun gibi.
*
Yıllar geçer aradan,
Geçmişini ararsın.
Ağaç yapraklarına,
Anıları sorarsın.
*
Oy dağlarım, dağlarım
Gece gündüz ararım,
Esen soğuk rüzgara
Hepinizi sorarım.
*
Yaylada topuk otu,
Hediyem olsun size.
Yok ki ağızı dili,
Bir şeyler dese bize.
*
Ömür kısa yol uzun,
Yaşamak elbet şahane.
Sevelim sevilelim,
Ey dost deme bana ne.
*
İki bin yirmi yılı,
İyi geçmemiş dostlar.
Candan sevdiklerimiz,
Bizlerden ayrıldılar.
*
Bir korona belası,
Sarmış etrafımızı.
Bu virüs ki arkadaş,
Kırmış kol kanadımızı.
*
Sizleri göremezsem,
Canlarım ne ederim,
Hep beraber birlik de,
Neşeli günler dilerim.
*
Şimdi karlar yağıyor,
Yükseklerde dağlara.
Sağlık sıhhat içinde,
Daha nice yıllara
*
İki bin yirmi bir yılı,
Hayırlı mutlu olsun.
Hiç kimse üzülmesin,
Zevk ve neşeyle dolsun.