tonyahaber @ hotmail.com

9 Temmuz 1961’de, 1961 Anayasa’sı için referandum yapıldı.

Sonra 7 Kasım 1982… Darbe Anayasası oylandı.

12 Eylül 2010 referandumunda da Anayasa’nın 26 maddesi oya sunuldu.

Oranları farklı bile olsa, üç oylamada da sonuç “evet…”

2010 referandumu daha dün gibi…

Ünlü (!) futbolcu, AKP milletvekili Hakan Şükür, “evet” kampanyası başlatmıştı.

Şimdi de “Şeytan” lakaplı Rıdvan Dilmen soyundu kampanyaya… Yanında aveneleri…

2010’da niceleri “evet” için halka telkinde bulunmuştu.

“Yetmez, ama evetçiler” vardı bilirisiniz. Ne de heyecanlıydılar!...

Ne oldu?

Aradan yedi yıl geçti.

Hakan Şükür ne yapıyor?

O şimdi terörist… FETÖ’cülükten yurtdışına kaçtı.

Diğerleri…

Gazeteci Nazlı Ilıcak, “evet”çilerin başında geliyordu dense yanlış olmaz.

Nazlı Hanım nerede?

Tutuklu…

FETÖ’den…

Ünlü yazar, siyasetçi, eski sosyalist merhum Çetin Altan’ın gül gibi oğulları… Mehmet Altan ve Ahmet Altan biraderler.

Onlar da “evet” demeyenlerle dalga geçiyor, küçümsüyorlardı.

Biraderlerden Ahmet olanı, “Evet çıkmasını ümitle bekliyorum, çünkü bu evet, zalim bir sistemin temeline şahmerdan gibi vurup, o temeli kıracak.” diyordu.

Nerede biraderler?

FETÖ’cülükten hapiste.

Televizyonlarda kanal kanal dolaşan Ali Bulaç için ne dersiniz?

Bulaç, tam da bulmuştu doğru yolu: “Hayır diyenler, darbelere evet demiş olur.” diye dil döküyordu.

Ali kardeşimiz de FETÖ’cülükten tutuklu!...

Daha kimleri yazayım… Hasan Cemal, Şahin Alpay, Orhan Pamuk, Mümtaz’er Türköne, Ertuğrul Günay, Baskın Oran, Aydın Engin, Sezen Aksu bir kalemde aklıma gelenler.

Tartışma programlarında kadrolu konuşmacılar, her şeyi bilen akıldaneler.

Kampanyanın has elemanları. Hepsi de “evet”çiydi hazretlerin…

Bir de Feto!

Ne diyordu: “Mezardakileri de kaldırın oy versin!...”

Ölülerden medet umdular.

Bir de Taraf diye bir gazete vardı.

O, şimdi yok, kapatıldı...

“Evet” peşinde koştular. Seçmeni etkilediler, “evet” dediler…

HSYK’yi değiştirdiler.

Hukukun canına okudular.

15 Temmuz darbesi de, o “evet”lerin acı meyvesi oldu.

Şairin dediği gibi, geldik bugüne…

Yine evetçilerle hayırcılar yarışacak.

Başbakan Yıldırım diyor ki, “Başkanlık gelmezse ülke bölünür.”

Siz ülkeyi böldürmeyecek önlemleri alma yerinde değil misiniz?

Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş da:

“Allah’ın izniyle referandumda büyük oranda ‘Evet’ çıktıktan sonra da bu terör örgütleri, hiçbir şekilde sesi soluğu çıkmayacak noktaya gelirler.”

İyi de, terör örgütleri ile mücadele etmek için muhakkak başkanlık mı gerekli?

Siz yıllardır ne işe yarıyorsunuz?

Çoğunluk elinizde. Ne istediniz de yapamadınız? Bu kadar yetkiyi bir kişiye teslim etmek hangi demokratik düzende var?

Anayasa’yı değil rejimi oylayacağız baharda…

Tunus’a, Libya’ya, Mısır’a, Irak’a, Suriye’ye benzemek istemiyorum.

Onca yetki bana da verilse HAYIR diyorum.

Yarın pişman olmamak için referandumda HAYIR!...