inankalyoncu061 @ hotmail.com

Önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ateşledi fitili…

Bahçeli, grup toplantısında “3 Kasım 2019'u beklemeye gerek yok.” dedi.

Devlet Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti, “Türkiye’nin bu ağırlığın altında daha fazla kalması, sabırla dayanması mümkün değildir. 26 Ağustos 2018 günü erken seçim yapılmalıdır." dedi.

Ardından, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ittifak ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı yarım saatlik görüşmeden sonra seçim tarihini açıkladı.

24 Haziran 2018 baskın seçimin tarihi olarak ilan edildi.

Seçim tarihinin bu şekilde açıklanmasına danışıklı dövüş de diyebiliriz.

İttifak ortaklarının seçim tarihini öne alıp erken seçim ilan etmesinin ardından ülke siyasetinde bir anda baş döndürücü bir trafik yaşandı.

CHP’nin, seçime girmemesi yönünde bir irade konulacağı anlaşılan İyi Parti’nin önündeki engeli emanet vekillerle aşması, ittifak kanadının bütün dengelerini bozduğunu söyleyebiliriz.

Ardından, Saadet Partisi’nin düşünce olarak zıt kutupta olduğu CHP’yle samimi ittifak görüşmeleri ve Abdullah Gül’ün adının gündemde olması gibi konulara ittifak cephesinde gösterilen aşırı tepkilerini ve tedirginliklerini gizlenemez bir şekilde ortaya koyuyor.

AKP bu seçimi kaybettiği takdirde neler olacağını çok iyi biliyorlar.

Cumhurbaşkanlığını kaybeden Tayyip Erdoğan, sarayı terk edip sıradan bir vatandaş olarak evine dönecek.

Yıllardır sürdürdüğü saltanat elinden gidecek.

O yüzden panikteler...

Korku içindeler...

Büyük bir telaş içindeler.

Peki neden başlattılar bu erken seçim sürecini...

Gerek siyasette, gerek ekonomide bittiklerini, tükendiklerini gördükleri için...

Artık tutunacak hiçbir dalları kalmadı.

Meclisi devre dışı bırakıp çıkardıkları OHAL kararlarıyla ülkeyi yönetmeye kalktılar...

Ülkedeki kurumları ele geçirip vatandaşa korku imparatorluğu yaşattılar, baskılarla halkı sindirmeye gittiler...

Ekonomi duvara tosladı...

Dolar, Euro ve akaryakıttaki yükseliş durdurulamadı.

Ülkedeki işsiz sayısı arttı.

Müteahhitlerin ve yandaşların yolsuzlukları gün geçtikçe artarken vatandaş evine ekmek götüremez oldu...

Tarım bitirildi.

Yurtdışından alınan canlı hayvan ve et bir yere merhem olmadı.

Emekli unutuldu...

Emniyet görevlilerine verilecek ek gösterge seçim vaatlerinde kaldı...

Ülkede adaleti sağlayacak kadrolara, AKP il ve ilçe örgütlerinde görev yapmış hukukçuların ataması yapıldı...

Cumhuriyetle özdeş hale gelen şeker fabrikalarını haraç mezat satma telaşı içine girdiler.

Neyse, bunları saymakla bitmez...

İşte bu yüzden başlattılar erken seçim sürecini...

Baktılar harç bitti, inşaat paydos...

Baskın seçim kararı aldılar...

Anketler, seçimin birinci turda kazanılmayacağını gösteriyor.

Şimdi 24 Haziranı bekleyip göreceğiz boylarının ölçüsünü...