Güzel ülkem siyasete  kilitlenmiş  günler yaşıyor. Kış ortasındayız  ama, nasıl olduysa dilimizi arı sokmuşçasına "referandum"un peşine takılmışız. 

        Yalpalaya-yalpalaya gidiyoruz. 

        Büyük-küçük, bürokrat, akademisyen, siyasetçi,  esnaf-tüccar, herkes "referandum"u ilgi alanının odağına koymuş, diline dolamış...

        Sakız etmiş adeta...

        Referandum aşağı, referandum yukarı...

        Referandum da, referandum...

        Eeeey, siyasetle ülkemi yönetenler!.. 

        Allah'ınızı severseniz, Türkçemize lütfen sahip çıkınız. Konuşmalarınızda özenle Türkçe sözcükleri kullanınız.

        Yeter artık!..

        Lütfen dikkatinizi bu konuya da çeviriniz. 

        Rica ediyorum; geçmişte siyaset dünyamızda görev alan siyasetçi ağabeylerinizin       TBMM'deki, halk önündeki  konuşmalarına bir bakar mısınız?

        Türkçeyi sahiplenmek ulus olmanın ilk koşuluysa...

        Dil, ulusun söz bayrağı ise...

        O zaman, Türkçenin mutlaka ve mutlaka sahiplenilmesi gerekir.

        Bu konu, ulusal bir heyecan, kutsal bir görev olmalı herkese...

                                                     Xxx

        Türkçenin sadeleştirilmesi, yabancı sözcüklerden arındırılması çalışmalarının  Kurucu Atatürk döneminde başladığını biliyoruz. 

        1940'lı yıllar bu heyecanla yaşandı. 

        1950 yılından itibaren siyasetçiler Türkçenin yazılması, konuşulması konusunda özenli davranmadılar. Daha önce - örnek olması açısında- tüm milletvekilleri TBMM'de kürsüden konuşurken Türkçeyi çok önemserlerdi.

        Dil konusunun bu özeni, duru Türkçe konuşma dikkati, 1950'den itibaren tavsadı, bugünlere geldi. Başta, Türkçeyi duru şekilde konuşması gereken  milletvekilleri, 

-Türkçe karşılığı olduğu halde-  kökeni Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca olan sözcükleri tercih etmeleri üzücü bir durum olarak hala devam ediyor.

        Oysa, bulundukları konum nedeniyle en çok da milletvekilleri  Türkçeyi duru sözcüklerle konuşmaya özen göstermesi gerekiyor.

                                                   Xxx

        "Türkçe söz bayrağımız" diyen şairin, dil konusunudaki duyarlılığı  son dönemde yine milletvekillerinin umursamazlığı ile yara almış bulunuyor.

        Ne demek  "referandum?"

        "Halk oylaması" diye söylesek suç mu işlemiş oluruz?

        Türkçemizi, Türkçe yazıp-söyleme görevimizi unuttuğumuz gün, çok değerimizi yitireceğiz.

         Ahhh... Bu gerçeği bugünden bilsek...