Moda nedir?

Süslenme özentisi ya da değişiklik ihtiyacıyla toplum yaşamına giren geçici yenilik.

Belirli bir süre bir şeye karşı toplumca gösterilen aşırı, yaygın düşkünlük.

Moda kelimesi sözlüklerde  yazan kelime anlamıyla toplumun tüketim trendlerini belirleyen ve onlara neyi tüketmesi gerektiğini düşündüren tüketim anlayışı olarak tanımlanmaktadır.

Moda, latince 'modo' kelimesinden gelir ve 'hemen şimdi' anlamı taşır.

Modanın bir diğer anlamı da, belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı ve yaygın düşkünlüktür.

1845 yılında Elias Howe, dikiş makinesinin icadına kadar elleriyle dikiş yapıyordu. Modacılar kişiye özel çalışmaktaydılar. Hazır giyim ilk kez Charles Worth ile başlamıştır. Kendi tasarımlarını hazırlayıp müşterilerini görmeleri için çağırıyordu.

Moda kavramı ilk olarak 1900’lü yıllarda ortaya çıkmıştır. 1900 yılında modern yüzyılın terzilerinden Charles Worth’un yanında çalışan Paul Poiret, dört yıl sonra Paris’te kendi atölyesini açmıştır. Yarattığı elbiseler terzilik açısından yeni buluş olarak değerlendirilmektedir.

Burada önemli olan nokta modayı, yani günümüzdeki anlamı ile giyim trenlerini, kimin nasıl yönlendirdiği ve belirlediğidir.

Medyada yüzlerce modacının hep bir ağızdan bu yıl bunlar moda, bu yaz bu renkleri giyeceğiz veya sonbaharda bunlar moda olacak dediren ve birleştiren güç nedir acaba?

Modada belirleyici husus büyük giyim firmaları ve tekstil alanında faaliyet gösteren büyük şirketlerdir. Yani küresel sermaye diyecek, biz yapacağız.

Buna bizleri kendi menfaatleri doğrultusunda sömürecekler de diyebiliriz.

Bugünkü anlamıyla modaya giyim açısından etki eden en önemli unsur geçen senelerde moda olan renk ve kumaşlardır.

Bakın nasıl?

Bir kere moda olan bir renk ve kumaş mutlaka ilerleyen yıllarda tekrar moda olacaktır.

Peki neden?

Çünkü büyük şirketler modayı sadece elinde kalan iplik ve kumaşları daha yüksek bir fiyata satmak için kullanmaktadır.

Örneklendirelim:

Örneğin, bu yıl yeşil moda bir renk diyelim, sektördeki firmalar bolca bu renkte, iplik ve kumaş ürettiler. Bu renkte iplik ve kumaşlar müşteriler tarafından tamamen tüketilirse ne âlâ, ancak bu üretilen iplik ve kumaşlar yeteri kadar tüketilmez ise bunlar elbette atılmıyor, depolarda bekliyor. Ta ki yeşil renk, iplik ve kumaşlar tekrar moda olana kadar, burada belirleyici faktör elde kalan yeşil renk mamul miktarının büyüklüğü, eğer miktar büyükse o renk daha kısa bir sürede tekrar moda olacaktır, çünkü depolamak da bir maliyet gerektiriyor.

İyi de bana ne!

Sonuçta moda, çok da önemsenecek ve dikkate alınacak bir şey olmamalıdır.

Büyük firmaların kendi menfaatleri için toplumu strese sokmalarına ne gerek var.

Ben, ne istersem onu giyerim.

Sana ne!