Gidemedim yaylaya

Dağlar kalksın aradan

Elbette geleceğiz

İzin verse yaradan

 

Yürüme gideceğim

Yaylanın yollarını

Turna göl geliyoruz

Aç bize kollarını

 

Ehtabeala suyunda

Vereceğiz az mola

Orda çimene doğru

Gireceğiz kol kola.

 

Eskala yamacında

Mantar toplayacağım

Kazankaya düzünde

Onları sayacağım.

 

Çataklar yamacında

Birazcık yatacağım

Suları akıyor mu

Ona da bakacağım.

 

İneceğim dereye

Orda göl yapacağım

Hatça abula var mı

Sulara soracağım.

 

Orada mı acaba

Oy ben ne yapacağım

Karşısındaki eve

Nenemi soracağım.

 

O Hava Nenemizi

Sorarım oralarda

Yavaş yavaş dolanır

Evin kapılarında.

 

Nenemin kapıları

Duruyorlar kapalı

Oraya da gidemem

Manzara(Hatice nene) olmayalı.

 

Ne de güzeldir bilsen

Bizim yayla havası

Kapıda oturur mu

Malkoç Fatma ablası.

 

Sordum ordakilere

Ne yaparsın burada

Zekiye ile Manzak

Simena ormanında

 

Bahçesinin dibinde

Gelir derenin sesi

Nerede kalmış acaba

Kasabın Fadimesi.

 

Buralarda arkadaş

Kapılar hep kapalı

Tadı tuzu kalmadı

Eskiler olmayalı.