tonyahaber @ hotmail.com

Beklenen kar geldi.

Geçmiş yıllarda yağan kar, birkaç yıldır yağmıyor Tonya’ya.

Mahalle yollarının kapandığı yıllar, kar mücadelesinin geceli gündüzlü sürdüğü günler geride mi kaldı?

İklim değişikliği susuzlukla da tanışırdı bizi.

Dağların, tepelerin yaz için depoladığı sular, kar yağmayınca yeterli olmuyor.

Şubat ayı ile gelen kar, biraz su depolayacak gibi...

“Tonya’nın kışı gökte kalmaz.” sözünü de unutmadık. Karla birlikte gelen soğuk hava, Mart’ta, Nisan’da da devam ederse işimiz zor.

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır…

Mart dokuzu…

Kurt kızanı…

April beşi…

Sert soğukların yaşandığı günler değil mi? Kışın sonlandığı, baharın geldiği günler olsa da yakacağın, hayvan yiyeceğinin bittiği günler vatandaşı zora sokar.

Umulur ki, bu yıl güzel bahar günleri yaşarız.

***

Soğuğa alıştık…

Ne var ki, soğuklardan daha beteri korona…

Bir yıl oldu, korona dünyayı kasıp kavurdu. Milyonlarca insan yaşamını yitirdi. Alınan önlemler yeterli olmadı.

Nihayet aşı yapılmaya başlandı, ama beklenen hızda değil.

Üç milyon, beş milyon, on milyon doz aşı gelecek dendi. Geçen Aralık ayının ortalarında beklenen aşı, Ocak ayının ilk haftasına sarktı.

Bu hızla 83 milyon nüfusun bir yılda aşılanması zor.

Bir de korona geçirmiş olanlara aşı yapılmıyor.

Neden?

Onlarda Kovid-19’a karşı antikor oluşmuş!

Oluşan antikor ne kadar süreyle etkili olacak?

Bununla ilgili bir istatistik var mı?

Böyle bir istatistik için yıllar geçmesi gerekir. Daha bir yıl bile olmamış…

***

Korona salgını nedeniyle pek çok işyeri aylardır kapalı. Yüzbinlerce çalışan işsiz. İşyerlerinin kira sorunu var.

En küçük yerleşim biriminde bile kahvehaneler kapalı.

Tonya’da 26 adet kahvehane var. Bunların 10 tanesi ilçe merkezinde.

Hükümetin esnaflara, esnaf odaları aracılığı ile yardım yapacağı söylendi. Aylar geçti, başvurulara gelen yanıt olumsuz. Belediye meclisi de kahveci esnafına bir kereye mahsus 1.000,-TL yardım yapılması önergesini kabul etmedi.

***

Kovide karşı önlemler sürüyor.

Yurttaşların maske kullanması, fiziksel mesafe ve temizlik kurallarına uyması isteniyor. Hafta sonları sokağa çıkma yasağı uygulaması aylardır sürüyor.

Sağlığımız için gerekli.

Diyeceğimiz bir şey yok…

Ama…

Lüks otellerde, turizm işletmelerinde kovid bulaşmaz mı?

Çay ocağının önünde ayakta çay içen üç-beş kişi uyarılırken spor salonlarını “lebalep” doldurarak kongre yapmak neyin nesi?

Yoksa kongrelerde virüsün bulaşmadığına ilişkin bir bilgi mi var?

Bu kafayla ne Türkiye’de ne dünyada korona önlenmez…