aramıyor sormuyor geri dönmüyor dostlar

her geçen yıl ölümler çoğalıyor

vedalaşmayan akşam güneşlerinde

büyüyor yalnızlıklar

 

milyarlarca ışık yılı genişlik ve derinlik

galaksiler güneş sistemleri evren

dünya toz bile değil-ya insan-

seviyor özlüyor nefret ediyor acı çekiyor

hem yalnız hem kalabalık hem çaresiz

korkunç patlamalar yaşıyor

sonra da yiyorlar birbirini

 

evrenden daha büyük / kocaman ve sonsuz

dostluklar sevgiler sevdalar yaratıyor alevden

durduruyor zamanı hareketleri

tüm sesleri susturuyor

yaprak olup dökülüyor ağacın dallarından

bir törenle başlayan sonsuz uykuya

 

ve ölümler ve ayrılıklar

birer kayıp kent / birer kayıp ülke gibi

yakabildikleri kadar yaktılar var olalı beri

özlemin sevginin acının doğduğu yeri

sonra da çekip gittiler

 

yerleri dolamayacak boşluklar bıraktılar

yer kalmadı sözcüklere sözlüklere

sesin de sözün de tükendiği yerdeyiz

gözyaşları sormadan akıyor içimize

 

sıcak bir el sıcak bir nefes okşuyor yüzümüzü

bir dostu anımsıyoruz bir sözle bir gülümsemeyle

bir yaprak kımıldıyor bir çiçek kokusuyla doluyor içimize

şarkılarla türkülerle fıkralarla gölgelerle

bir kadeh rakıda yaşıyor bizimle birlikte

 

yıldızlar gibi kayıp gidiyor dostlar

ölüm tahtını koruyor sürdürüyor saltanatını

her geçen gün biraz daha yalnızlaşıyor ağaçlar

her geçen gün biraz daha gömülüyor yürekler sessizliğe

günbatımları çok acı