Batının sömürgeci kafaları bir konuyu kafalarına taktı mı, illa oradan bir sonuca varmak isterler.  "Büyük Ortadoğu Projesi'nin(BOP) Irak, Libya, Mısır, Suriye perdeleri bu projenin amacı için sahnelendi/yaşandı.

         Sömürgeci ahtapotun bu coğrafyadaki planı/projesi tamamlanmadığı için kaşıyacak yeni yaralar aramaya devam ediyor.

         Yıllar öncesine gidelim... İran Şahı Rıza Pehlevi dönemi... 

         Şah ülkesini kalkındırma hedefleri yönünde yönetiyor. Yenilikler getiriyor, kalkınma hamleleri yapıyor. Ama,  Batının sömürgecileri İran petrolleri için daha önce denedikleri ve devirdikleri Musaddık yönetimi gibi, Şah Rıza'yı da yönetimden uzaklaştırmanın yollarını/tuzağını yıllar öncesinden kurmuşlar. Şah yönetimi sonrası için hazırladıkları Humeyni'yi bağırlarında barındırıp, besliyorlar.

         Çıkaracakları bir karışıklık için hazır bulunduruyorlar.

         Nitekim öyle oldu. "Şah rejimi"ne karşı hazırladıkları komplo ile İran halkını sokağa döktüler. Sonunda Şah Rıza Pehlevi ve ailesi dayanamayıp ülkesini terk etti.

         Kim geldi yönetime?

         Tabii ki, Humeyni ve takımı... Ama, Batının sömürgecileri avuçlarını yaladılar.     Humeyni onların sömürü isteklerine rest çekti.

        Bugün İran'ın yeni rejimi öyle yaptı, böyle yaptı konumuz değil. Kendi iç sorunu... Ama şunu hakbilirlik olarak söylemeliyiz: İran bu dönemde ulus onuruyla/direnciyle Batılı sömürgecilere kafa tuttu/direndi.

        Gelelim bugüne...

        Batılı sömürgeciler, Ortadoğu üzerinde oynadıkları oyunun son perdesinde Türkiye ve İran için belirledikleri senaryoyu sahnelemek heyecanı içinde görünüyorlar. 

        Türkiye üzerinde oynadıkları Ermeni komploları, teşvik ve destek verdikleri PKK terörü, mezhepsel ayırım uğraşları, terör olayları ve son olarak PKK'yı  Suriye üzerinden Akdeniz'e ulaştırma amacıyla çıkardıkları savaşın getirdiği mali yük...

        Uzun bir süreçte sergilenen bu oyunun da sonuç vermediğini gören Batılı sömürgeciler, bir süre ambargo uyguladıkları İran'ı da ekonomik anlamda etkileyemediklerini anlayınca senaryo değişikliğine gittiler.

        İran halkı içinde satın aldıkları ajanlarla halkı ayaklandırdılar.

       Amaç; İran'ı diz çöktürüp, petrolüne, doğal gazına el koyup sömürmek. 

       İran'da demokrasi isteyenlerin bu istekleriyle kime kapı açtıklarını bir bilseler... İran demokrasi ile yönetilmesin mi? Kim istemez? Ama bu noktada İran halkının "demokrasi isteriz" diye alanlara çıkarken; aynı amaç için kandırılan  Irak, Suriye, Libya halkının bugünkü durumuna/yönetimine bir bakmaları gerekiyor.

        İran halkı  tarihsel deneyimi ile Batı'nın oyununa gelmeden kendi ülkesinin refah ve mutluluğunu yakalayacağı kanısındayım.