inankalyoncu061 @ hotmail.com

Karadeniz karasun
Daha kararmiyasun
Aldun gittin sen CAN’ı
Senda duramiyasun…
Acının tarihi çok eskidir bu topraklarda.
Yüz yıllardır evlat acısı,
Ana baba acısı,
Eş ve kardeş acısıyla,
Yandık durduk bu güzelim coğrafyada.
Bu yüzden acının tarihi çok eskidir bu topraklarda…
Her ölüm kendi acısını getirir.
Her ölümün hüznü başkadır.
Her ölümle bir parça da senden kopar gider,
Bir daha yerine koyamayacağın bir parçadır o.
Can Açıcı, hayat dolu bir gençti.
Samsun’da, geçirdiği inanılmaz kazayla ağır yaralandı.
Yoğun bakımda kaldı.
On gün yaşam için direndi.
Çünkü vakti değildi gitmenin.
Ve beklenmedik bir ölümle hayata veda etti kara kaşlı, kara gözlü çocuk.
Sevgili CAN’ın ölüm haberi anında ulaştı Tonya’ya…
Bir başka diyarlara gittiğinin haberini alır almaz,
İçim acıdı…
Her ölüm insanın yüreğinde başka tellere dokunur.
Bir yumru geldi boğazımı tıkadı.
O an, sanki Can’ın, annesinin, babasının feryatları kulağımda çınladı.
Kim bilir, belki de;
Bembeyaz bir bulut gibi,
Gelip geçtin annenin, babanın, hayatından.
Belki de hiç yağmur yağdırmadın üzerlerine.
Belki de, yüreklerini sımsıcak ısıtan güneşleri oldun hep. 
Hayata, insanlara, doğaya, hele ki Trabzonspor’a tutkuyla bağlıydın.
Bordo’na mavi, yüreğine yoldaş kız arkadaşların olacaktı.
Çubuklu formanı giyip Trabzonspor maçlarına gidecektin.
Yaylalara çıkacaktın…
Şenliklerde çimenleri ezercesine horon oynayacaktın…
Ama sanırım senin acelen vardı,
Bilinmeyen diyarlara gitmek için…
Daha yapraklar sararıp toprağa düşmeden,
Sen düştün toprağın koynuna…
Bilir misin Can,
Ben bu sonbaharları hiç sevmem…
Bütün sevdiklerimi sonbaharda kaybettim.
Bak işte, sonbaharlar ayrılık zamanlarıdır.
Tanımlayamadığımız bir sızı kaplar içimizi bu mevsimde...
Duymadığımız bir hüzünlü şarkı çalıp durur kulaklarımızda...
Her ölüm acıdır elbette! 
Fakat genç ölümler acıların en acısıdır. 
Kabullenilmesi bile zordur!..
Öyle bir acı ki, yanar kavrulur, bir kor gibi ve asla küllenmez ananın, babanın ve tüm sevenlerinin yüreğinde!..
Artık kıyıları istediği kadar dövsün deniz...
İstediği kadar kudursun.
Biz senden alacaklıyız Karadeniz.
İşte böyle güzel çocuk...
Hayatla ölüm hep iç içedir.
Yapabileceğimiz de bir şey yoktur.
Hayat böyledir işte.
Bir varsın, bir yoksun hikâyesi...
Ama sevgili Can, sen hep var olacaksın.
Çünkü ben ölümü bir türlü yakıştıramadım sana.